Hamburg Türk basın Birliği yıllardır süregelen kahvaltılı buluşmalarla başlayan ve nihayet 14 Haziran 2010 günü kurucu üyelerin bir araya gelmesiyle yapılan seçim sonrası, oluşturulan yönetim kurulu’nun belirlenmesinden sonra resmen kuruldu.
Olumlu ya da olumsuz bazı hataların yer bulmasında ben hiçbir sakınca görmedim. Nedenine gelince yeni oluşumlar hep sancılı olmuştur. İşte Hamburg Türk Basın Birliği’de sancılı günler yaşayarak oluşumunu tamamladı ve kamuoyunda olumlu karşılandı. Önemli olan buydu, bir kuruluş’un kendi yapılanmasından sonra kamuoyunda olumlu yer bulması.
Neden yazmadan olmuyor…
Hamburg Türk Basın Birliği kuruluşunun üzerinde günler hatta haftalar geçti. HTBB ilk resmi ziyaretini Hamburg Başkonsolosluğuna yaptı. Başkonsolos Devrim Öztürk’ün, Hamburg’a ilk geldiği günden beri eğitime ve sivil toplum kuruluşlarına verdiği önemi biliyoruz.
HTBB’nin kuruluşunu da heyecan ve memnuniyetle karşıladı. Hamburg Eyaleti Başbakanı ve diğer kurumlarada HTBB’nin kuruluşunu ve yapısını anlatacak girişimlerimiz devam ediyor.
Aslında bu yukarda yazdığım sadece yönetiminde yer aldığım bir oluşumun tanıtımıydı.
Konu neden yazmadan olmuyor…
Yazmadan olmuyor derken, ben yazsam da olur yazmasamda… Mesele benim yazı yazmam ya da yazmamam değil…
Mesele bazı gelişmeleri yazmadan olmuyor olması…
Hamburg’da yapılan toplantı, açılış, gösteri ne olursa olsun Türk medyasında yer bulmuştur. Üyesi , yeri ve daha kuruluşu bile var olup olmayan derneklerin dahi sayfa sayfa haberlerine yer veriyoruz. İsimini sadece düzenlediği basın toplantısında öğrendiğimiz derneklerin haberleri dün yapıldığı gibi bugünde yapılıyor. Hiçbir gazete bunun haber değeri var yok tartışmasına girmiyor. Sonuçta bir avuç Türkiyeli göçmenin faaliyetidir veya cemiyet haberleridir diyerek sayfalarında yer veriyor. Gazetecilik mesleği açısından ya da topluma görev sorumluluğumuzu tam olarak uygularsak, kullandığımız haberlerin 3’te 2’sine yer vermememiz gerekiyor. Bu kadar ilgili ilgisiz haberlerin gazete, dergi,ve haber sitesi’nde yer bulmasına rağmen Hamburg Türk Basın Birliği’nin kuruluşu ise gazete ve ajanslarda haber değeri bulunmadığı için yer almadı ya da haber değieri bulunmadığı için yazılıp merkeze gönderilmedi.
Evet yanlış okumadınız. Döner derneği, Karabağ, Karadağ, Atatürk, Trabzon, Sivas, Karakocan, Koçgiri ve daha yüzlerce adını duymadığımız derneklerin oluşumu bizim tarafımızda haber değeri bulurken, kendi oluşumuzun haber değeri bulmaması çok düşündürücü.
Alman Milli Takımına destek veriyorum diyerek, iki tane Tişörtün üzerine Anavatan ve Babavatan yazarak basının önüne çıkan ve bunda haber değeri bulan Türk basını nedense kendi mesleki kuruluşunda haber değeri göremiyor. Küçük bir imbisin açılışında Almanya’da eçok satan gazeteler, haber değeri görürüken, kendi geleceğini beleirleyecek kurulum için haber değeri göremiyor.
Sabah, Hürriyet, Zaman ve Anadolu Ajansı veya diğer gazeteler nedense bu haberi kullanmadılar. Yıllardır bu mesleğin içinde gelen biri olarak ve aynı zamanda bu kuruluşların ( Zaman hariç) kimin merkezinde kiminin bölge muhabirliklerinde çalışan biri olarak böyle bir kuruluşun haber değeri bulmadığı için yayınlanmadığını duymak üzücü bir durum.
İşte yerel gazeteciliğin gücü burada devreye giriyor. Yaygın basın her bölgenin her olayına yer vermesi mümkün değildir. Temsilcilerininde bir yaptırım gücü olmuyor. Mekezi sistem çalışan Türk basını biraz Türkiye’nin yönetiliş şekline benziyor. Herşey Ankara’ya bağlı. Yerel yönetimlerin sadece isimleri var yetkileri yok. İstihdam edeceği personeli dahi Ankara’ya sormak zorunda. Yaygın basının temsilcilikleride aynen bu yerel yönetimler gibi…
Hamburg Türk Basın Birliği’nin kuruluşu Hamburg’un haber Portalı www.hamburghaber.de ya da www.hamburghaber.com da yayınlanmasa kimsenin haberi olmayacaktı.
Yine yerel radyolarımızdan Anılar FM Yayın sorumlusu Rıza Atamtürk HTBB Yönetim Kurulu üyelerini Radyoya konuk etti.
Ve kendi bölgesinin gelişmelerine yer veren, yön veren yerel yönetimle yönetilenler arasında köprü olan yerel basın kendi çalışmaları içinde kendi gücünü kullandı. Ve her zaman olduğu gibi bugün de yine yerel medya bölgesinin her zaman en büyük medyası olduğunu gösterdi.
Yorumlar