Tür seçiniz:
19.şubat.2013 tarihinde gece karanlığında, uzun namlulu silahlarla, kar maskeleriyle eşimin, 12 yaşındaki oğlumun ve 4.5 yaşındaki kızımın ve de komşularımın uğrayacağı travma gözetilmeden düşman üssüne girer gibi evlerimizi bastılar.
Düzgün okunmayan arama kararları gösterilip zorla evlerimize girildi. Arama başlamadan önce yasal hakkımız olan aramalarda bulundurulması gereken avukat talebimiz red edildi.
Bir günlük göz alından sonra mahkemece serbest bırakıldık.26 Şubat tarihinde, yani bir hafta sonra itiraz üzerine, beyaz önlüğüm üstümde hasta muayene ederken tekrar gözaltına alındım ve aynı mahkeme tarafından tutuklandım.
O günden bu yana Adana F tipi hapishanesinde tecrit altında ve özgürlüğüm gasp edilmiş bir şekilde tutulmaktayım. Aile Hekimliğinde bana bağlı 3500 civarında hastam mağdur edilmiş durumdadır.
Bizler sendikalarda ekonomik Demokratik ve Özgürlük haklarımız için mücadele yürüten insanlarız. Yüz kızartıcı bir suç işlemedik
Komplo olduğu açık olan bu saldırının amacı, parasız eşit, ulaşılabilir ve nitelikli Sağlık ve Eğitim talepli mücadelemizi bastırmaktır.
Kamu emekçisi bir memur olarak her gün sabah sekiz akşam beş mesai yapan çalışanlarız. Her zaman gündüz saatlerinde rahatlıkla ulaşılabilir konumdayız. Sendika yöneticileri ve üyeleri olarak sürekli halkın, basının ve televizyonların önünde yer almaktayız.
Bizlere suç olarak dayatılanlar sendikamızın, meslek odası ve Demokratik kitle örgütlerinin, ülke dünya sorunları ile ilgili düşüncelerini açıklamak amacıyla yaptığı basın açıklamaları ve toplantılardır.
Düşünceyi açıklamak ve anayasamızda yasalarda ve uluslar arası sözleşmelerde güvence altına alınmış bir hak ve sorumluluktur.
Bana yönelik isnat edilen ve suç olarak gösterilmeye çalışılan konulardan biride Sendikalarımız KESKin ve Sesin uygun ödeme koşulları ile anlaştığı tesislerde ailem ve çocuklarımla yaptığımız tatildir.
Benimle beraber 29 Şubatta KESK e yapıla operasyonda 174 sendikalı gözaltına alınıştır. 72 kamu emekçisi sendikacı tutuklanmıştır.
KESKe ve kurumlarını yapılan bu saldırıları boşa çıkarmak, komploları bozmak hukuksuzlukları ve hak gasplarını engellemek için birlikte mücadele ve dayanışmaya çağırıyoruz. Bu bir demokrasi, Temel hak ve özgürlükler mücadelesidir.
Hitler Almanyasındaki papaz örneğinde olduğu gibi bu saldırı demokrasi mücadelesi veren herkesi korkutmak, sindirmek ve baskı altına almak için yapılmıştır.
Buna izin vermeyelim, kendi geleceğimize sahip çıkalım. Adana 10. Ağır ceza Mahkemesinde 3. Temmuz. 2013 Çarşamba günü saat 11.00 yapılacak olan duruşmamıza sizleri davet ediyoruz.
Saygılarımla,
Dr. Merih Şanlı
Yorumlar