SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK
Susturacaklarını zannediyorlardı...
Karşılarında susacağımızı...
Onlara ve onların ulaklarına boyun eğeceğimizi...
Susmadım, susmadık, susmayacaktık... Susmayacağız da...
Çünkü ne kadar doğru bir iş yaptığımızı, olayları bizzat yaşayanlardan, şahit olanlardan, görevlerinin amaçları dışına çıkan ve onların tüm ulaklarından hesap sorulacağını biliyorduk.
İskenderunda birçok medya kuruluşunun uzun zamandır netameli konulardaki haberleri tartarak değerlendirdikleri bir sır değil. Muhabirlerin yıllardır laf işitmekten, fırça yemekten korktukları da sır değil. İskenderunda herkesin anlatabileceği birçok hikâyeleri var.
Unutmamak gerekli, bir dönem sadece civelekle değil Mete Aslanla da akreditasyon krizleri yaşandı. Bunlara İskenderun medyası nasıl yaklaştı? İyi verilen bir sınav değildi bence bu. Bunların içinde biz gene de benim çalıştığım kurumda işimizi yaptık. OLAY gazetesi yayın politikası olarak nesnellik konusunda azami gayret göstermiştir, gazetecinin eleştirel olması gerekir, bunun için de alan sağlamış bir yerdir. Ben de son dönemde, en çok keyif aldığım dönemlerden birini yaşadım aslında. Zaman zaman medyanın gündeminde çok üst sıralarda yer almayacak konuları ya da kimsenin dokunamadığı alanları yazdık-çizdik.. Her şeye rağmen, bu baskıcı tutumlara rağmen bunların yapılabiliyor olması bende iyimserlik yaratıyor.
Nasıl dağıldı bu iyimser hava?
Son dönemde öyle bir yere gelindi ki... Çok büyük hatalar yapıldı bence. İskenderun adliyesine, Belediye özel kalemi tarafından herhalde birçok konu açıkça söylenmiş olması gerekiyor ki bizim yapacağımız işin sınırı belirlendi. Gölge adam başlıklı siz okurlara ait köşeniz birkaç gün önce kalktı. Neden biz daha fazla konuşmuyoruz gibi sitemlerle üzerinize gelindiği noktada dükkânın o bölümünü kapatmak gibi bir hareket oluyor ki problem çıkmasın. Ben susmadan ve yılmadan devam edeceğim.
Her insan kendi hayat rolünü üslenen bir aktördür.
Evet.... Failler meçhul değil, yerleri yurtları belli insanlar.
Belediyemizde, Tüm bu olan bitene sadece insanî olarak bakmamıza kaç zil kaldı acaba?
Hayatın neler getireceği, insanı hangi ilginç durumlarla karşı karşıya bırakacağı bilinmez.
Her şeyin olduğu gibi suç dünyasının da bazı kuralları vardır ve bu kuralları yıktığınız zaman iyi bir avukata ihtiyacınız olabilir. Sonuç olarak avukatlar müvekkillerini sadece mahkemede değil her türlü zor şartlarda temsil ederler.
Belediyedeki çözülmenin sanırım farkındasınız. Hmm birde aklıma gelmişken, Parmak deyip geçmemek gerekiyor. Post-modern çağda bir belediye başkanı-eğer kodu mu oturtan cinsten değilse-, parmak sallaması şart. Belediye huzurunun bekası için, parmak sallanması ve sallanış stili önemli.
Son olarak ta, Kısa ancak anlaşılır bir açıklama yapmam gerekirse şayet; Sıra kâğıt parçacısına, borucuya, parmakçıya, vb. gelecek. Ardından da kodu mu oturtana. Her bu işe karışmış ve karışacak olanlar da hesap verecekler.
Yorumlar