Her şey İskenderun için… miş
Her şey güzel olacak… mış
Yatırımcının önünü açın… Beşyıldızlı oteller yapılsın… mış
Ya bırakın Allah aşkına vatandaşları kandırdığınız yeter köprü altlarındaki kimsesiz çocuklara bakın, evine ekmek götüremeyen ailelere bakın, okula gidemeyen tertemiz çocuklara bakın, yarını belli olmayan gençliğe bakın, kendinizi düşündüğünüzün binde birini bu insanlar için düşünün yoksa yaptığınız günahların altında ezilirsiniz…
Bugün burada düşündüren ve düşündükçe de üzüldüğüm bir yazıyı paylaşmak istedim sizinle..bilmem buradan sizleri de üzmek ne kadar hakkım ancak istedim ki kendisine insanım diyebilen tüm insanlık bundan bir pay çıkarsın…Ve başını önüne eğsin “ bunda benim ne kadar günahım var, bu konuda bende suçlumuyum acaba ”diye düşünsün…Özür dileyerek,aşağıda okuyacağınız yazının yorumunu size bırakıyorum..
“Siz hiç aç susuz sokak ortasında kaldınız mı? ekmek parası için çalıştığınız işyerinde babalarınız yaşında adamların tacizine uğradınız mı yada o karanlık kimsesiz sokaklarda sıkıştırıldınız mı hiç karın tokluğuna..?
Herkes kışın soğuğunda paltolarına sarılıp evine giderken, gidecek yerinizin olmadığını düşünüp sindiniz mi bir duvar dibine? İncecik bir elbiseyle yakalandınız mı yağmura kaçacak yeriniz olmadan? Kıyafetleriniz üstünüzde kurumak zorunda kaldı mı sürekli? Hastalanıp da ilaç alamadığınız, yiyecek bir ekmeğinizin olmadığı oldu mu?
Hiç geceleri çocuklarınızı yolladınız mı tehlikeli sokaklara?
Köprü altlarında, bank üstlerinde, park kapılarında geçirmek zorunda kaldınız mı gecelerinizi?
Kimseye zarar vermeden aç ve susuz dolaştığınız sokaklarda sanki vebalıymışsınız gibi kaçan oldu mu sizden?Zar zor edindiğiniz paralarınızla ekmek almak için girdiğiniz marketten kovuldunuz mu peki..? O çok modern hanımefendilerin (!) kucaklarındaki köpekler kadar bile değeriniz olmadığını hissettiğiniz oldu mu? Gülemediğiniz gibi, ağlarken sarılacak bir sıcak kucak olmadığı için sitem ettiniz mi kaderinize? Aç ve uykusuz geçen soğuk kış gecelerinde yazın gelmesini sabırsızlıkla beklemek zorunda kaldınız mı? Keşke hiç doğmasaydım dediniz mi sizi dünyaya getirenlere isyan ederek?
Bir an önce ölmek istediniz mi bizler gibi? Her gün hem de, her gün dilediniz mi ölmeyi?
Bizler gecenin en uzun olduğu zamanlarda hayatın en çirkin yüzü ile yüzleşen sokak çocuklarıyız..Hani şu sizin hor görüp,umursamadığınız..Mendil satmak için bile yaklaştığımızda yanınıza , bin bir lafla yanınızdan itelediğiniz.ne çileler,ne zorluklar çektiğimizi hiç düşünmediğiniz ve düşünmek bile istemediğiniz.İşte onlarız biz..Kimsesizliği en iyi bilen,soğuğu iliklerimize kadar hisseden,sizler sıcacık yataklarınızda yatarken kıvrılmak için kuru bir zemin arayan sokak çocuklarıyız bizler.
Siz aynı umursamazlıkta kendi sıcaklığınızı düşünerek dalın uykularınıza hadi, olur da değiştirirseniz bir gün fikirlerinizi, bizler için bir şeyler yapmayı düşünürseniz eğer, bizler o en ücra köşelerde, ıssız parklarda ya da köprü altlarında olacağız yine…’’
Dipnot: Beş yıldızlı oteller açılınca sokak çocuklarına faydası ne olacak…
Yorumlar