banner110
banner77

Üç maymunu oynamayı marifet bilen Belediyem.!

01 Mart 2011, 12:19
Üç maymunu oynamayı marifet bilen Belediyem.!
Üç maymunu oynamayı marifet bilen Belediyem.! Bilmeyenler için üç maymunun ne olduğunu açıklayalım. Japonya'da bir tapınakta bulunan bir heykelin (biri gözünü, diğeri kulağını öbürü ağzını kapatan 3 maymun) yarattığı felsefedir. Aslında kötüyü dinleme, harama/kötüye bakma, pişman olacağın/kötü sözler söyleme gibi bir anlam yüklenebileceği gibi, genellikle bizde; duyduğunu, gördüğünü ve söylediğini inkar etmek anlamında kullanılır. Peki neye yarar? Tüm zamanlarda, tüm ilişkilerde gerekendir. Uygulaması zor olandır. En güzeli, en doğrusu, en mantıklısı, görmemek, duymamak, bilmemektir. Az konuşursan az hata yaparsın meselesiyle eş değerdedir.(sanırlar..) Peki belediyede bu oyun ne kadar ve ne sıklıkta oynanır dersek. Hemen hemen her sektörde, her kurumda muhtelif günlerde sahnelenir. Bu işi en iyi fark eden de biz gazetecilerdir. Zaten biz bu işin içinde olmazsak oyun bozulur. Dikkat ederseniz, bizim memlekette hiçbir gazete birbiriyle uğraşmaz. Kimse kimseye en ufak eleştiri bile getirmez. Çünkü herkesin içinde angaje olduğu bir oyun vardır. Bir yerlere bağlıdırlar. O yerlerde oynanan oyunları, İskenderun’a yutturmakla meşguldürler. Bu yüzden sahneye alakasız insanlar da çıkar.. Mesela bazı müteahhit ve firmaların kaçak binaları ve sınır tanımaz çatıları ayyuka çıkar. Çıkar ilişkisiyle hareket eden o müteahhitleri de, kimi firmaları da herkes bilir. Ama bu işi seslendirmek cami imamına kalır. Derki, “ey müminler işlerinizi doğru ve dürüst yapın!..” Biz haber yaparız, Bu rezalete kim ne diyecek der bekleriz. Bir Allah’ın kulu da çıkıp bir şey söylemez. Üstelikte yolda görünce 'iyi yaptın...' der geçerler. Belediye bürokrasisine uzaktan herkes söver sayar. Başkan'ı görünce kimseden çıt çıkmaz. Başkanın yardımcısı her yapılan habere dava açar. Gazetecileri çalışamaz hale getirmek için dilekçeler döşenir, kendi işini bırakıp avukatlığa soyunur kimileri. Yine kimseden bi ses çıkmaz. Bu işten karlı çıkanlar dönüp de bir kez bile senin o davan ne oldu diye sorma gereğini bile duymaz.. İki tane müdür bi bok yer. Başkana uyarı babında bir gazete çıkar 'belediye'de rezalet' diye yazmaya başlar. Yirmi beş bini aşkın vatandaş, kendilerini bu duydukları karşısında (haklı olarak) rezalet içinde yaşanıyormuş sanır. Birde asıl işin özüne gelelim. Bu gidişat iyi gidişat gibi görünmüyor. Belediyenin bu tutumu hem bireysel hem de kurumsal olarak da bu memlekete zarar vermekte. Şimdi bir avuç insan izliyoruz. Ama yarın-bir gün, onları kendi oynadıkları tiyatronun içinde boğulup kaldıklarını bir ordu kadar çoğalmış olarak izliyor olacağız. Bugün İskenderun’u üç maymunla idare ettiğini sananlar, yarın bir köşede kendilerine oynanan üç maymunları izliyor olacaklar. Hem de eli kolu bağlı bir vaziyette. Teyfik FİKRET’in bir dörtlüğüyle yazımı şimdilik bitiriyorum, “Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini. Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!”

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99