MİT TIR’ları soruşturmasında Adana’da serbest bırakılan 17 asker, İstanbul’da tutuklandı. Mahkemedeki ifadeler, TIR’larda yardım malzemesi değil ağır silah olduğunu netleştirdi. Binbaşı M.F. bir MİT’çinin kendisine şunları söylediğini kaydetti: “Bu TIR ağzına kadar silah dolu, eğer açılırsa yarın hükümet düşer, yer yerinden oynar.”
Adana ve Hatay’da silah taşıyan MİT TIR’larının savcılık kararıyla durdurulmasında görev alan askerlerden 17’si tutuklandı. Tamamı muvazzaf olan askerlerin sulh ceza hakimliğindeki ifadelerinde çarpıcı gerçekler ortaya çıktı. hükümet üyelerinin “Türkmenlere insani yardım taşıyordu” dediği TIR’ları durdurup arayan askerler, bu araçlarda top mermisi gibi ağır silah ve mühimmatın olduğunu açıkladı. Tutuklanan Binbaşı M.F., TIR’larda yer alan silahların Türkmenlere gitmediğini belirtti. TIR’ların gittiği yönde Türkmen gruplarının olmadığına dikkat çekip, “Karşı tarafta Türkmenler yoktur. Türkmenler Yayladağı tarafındadır. Yayladağı ile Bükülmez arasında 100-150’den fazla muhalif grup vardır. Türkmenlere ulaşmak için oradan geçmek gerekir.” dedi. Binbaşı, TIR’lara eşlik eden MİT personelinin kendilerine “Bu TIR ağzına kadar silah dolu, eğer açılırsa yarın hükümet düşer. Yer yerinden oynar, dünya ayağa kalkar.” dediğini kaydetti.
Yargıtay’ın 2 defa terör örgütü diye tanımladığı Selam Tevhid’e ilişkin soruşturmayı yürüten polislere yönelik operasyon, geçtiğimiz hafta hiçbir somut delil konulmadan MİT TIR’larını durduran askerlere uzanmıştı. Adana’da aynı suçlamayla yargılanan askerleri, İstanbul Başsavcılığı’nın gözaltına alması ‘yetki gasbı’ olarak değerlendirildi. 17 askerin tutuklanma kararını Tayyip Erdoğan’ın ‘proje mahkeme’ diye tanımladığı 2. Sulh Ceza Hâkimliği’nin başkanı Durmuş Karaçalı verdi. Darbe ve terör örgütü suçlamasını yönelten mahkeme, askerlerin hükümeti zor duruma düşürmeye çalıştığını savundu. Askerler, ifadelerinde TIR’lara nezaret eden kişilerin kendilerine kimlik göstermediğini, MİT’çi olduklarını bilmediklerini söyledi. Buna rağmen Hâkim Karaçalı, askerin, araçların MİT’e ait olduğunu bildiklerini ve bunu ifadelerinde söylediklerini ileri sürüp tutuklamaya gerekçe yaptı. Ancak askerler ifadelerinde, bu suçlamayı reddetti.
Tutuklanan isimlerden Binbaşı M.F. olay günü jandarma ihbar hattına içinde silah olabilecek 3 araç plakası verildiğini belirtti. TIR’ların silah dolu olduğunu ‘Deniz’ ve ‘Semih’ isimli 2 MİT mensubunun söylediğini kaydetti. Olay yerinde yaşanan arbedenin ardından MİT görevlilerinin TIR’ı aranmadan götürdüklerini anlatan M.F., kendisini savunmak için bunları söylediğini belirtip şunları anlattı: “O bölgede MİT’in silah deposu olduğunu, ikinci bir silah deposu açıldığını biliyordum. Bunları MİT’çilerden duyuyordum. Buralardan Suriyeli muhaliflere silah sevkiyatı yapıldığını bize anlatırdı. Hatta çok ağır silahlar gönderdiklerini ve Esed rejiminin düşmek üzere olduğunu, bu faaliyetin devletin ve hükümetin politikası olarak yapıldığını bize söylemişlerdi. Bana küçük bir bayrak gösterdiler. Bu bayrak altında yeni bir devlet kurulacağını söylediler.”
Ankara İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube’de görevli Astsubay G.M., 7 Ocak 2014 tarihinde dinleme yaptığı sırada şüpheli şahısların kendi aralarındaki şifreli konuşmalarının dikkatini çektiğini belirtti. Bu nedenle önleme dinlemesi taleplerinde bulunduğunu kaydetti. 18 Ocak’ta dinlediği iki numaranın şüpheli konuşmalar yaptığını söyleyen Astsubay G.M., “Ben bu TIR’lardaki malzemelerin uyuşturucu olmayacağını, batıdan doğuya sevkiyat olması ve dorselerdeki kasaların çelik olması nedeniyle silah veya mühimmat olabileceğini değerlendirerek, durumu Adana İl Jandarma Komutanlığı’na ihbar etmeyi tasarladım. Ancak komutanıma söylemedim.” dedi. G.M., Reyhanlı’da daha önce yaşanan bombalı saldırıların bir benzerinin yaşanmasından endişe ettiği için ihbar etme kararı aldığını söyledi.
M.Ö., söz konusu TIR’larla ilgili ilk bilginin kendilerine Esenboğa Havalimanı’nda görev yapan bir muhbir tarafından geldiğini açıkladı. Bu muhbirin kendilerine kaçakçılık ihbarında bulunarak 5-6 telefon numarasını verdiğini kaydetti. Daha sonra yapılan idari soruşturmada bu numaralar arasında MİT mensuplarının da olduğunu sonradan öğrendiğini belirtti. M.Ö., bu numaralar üzerinde yaptığı araştırmada herhangi bir kurum ismi geçmediğini belirtti.
Üsteğmen G.B., TIR’lar durdurulduktan 1,5 saat sonra olay yerine gittiğini belirterek, “ D.A. isimli emekli binbaşı olup Reyhanlı MİT depolarından sorumlu kişiyi gördüm. Kendisi bana daha önceki ziyaretlerinde Suriye’deki bazı silahlı unsurlara silah desteği verdiklerini, bunun yönetiminin sınırdaki askerleri arayıp Bükülmez Sınır Karakolu askerlerinin sınırdan çekilmesini sağlayarak yaptıklarını söylemişti. Bu nedenle TIR’ları aramamamız gerektiğini söyledi.” dedi. MİT personellerinin kendilerinden yarım saat süre istediklerini, TIR’ları sınırın diğer tarafına bırakıp geleceklerini söyledi.
Üsteğmen Ö.K., MİT TIR’ları durdurulmadan önce yaşananlara ilişkin bilgileri Savcı Aziz Takçı’ya bildirdiğini anlatarak, “Plakalar sivildi. Savcı beyle yaptığımız görüşme neticesinde El Kaide bağlantılı terör örgütüne silah ve mühimmat sağlama konulu bir arama talebi düzenlememizi istedi.” dedi. Kendilerine direnen şahısların MİT’çi olduklarını öğrenince kelepçeleri çıkarttıklarını ifade etti. TIR’ların kapaklarını açarak içinde çeşitli sayı ve ebatlarda mühimmat olduğunu gördüğünü anlatan K., “Arama ve görüntüleme, MİT mensubu kimliklerini görmeden önceydi. Öğrendikten sonra işlem yapmadık.” dedi. G.A. ise Savcı Aziz Takçı’nın MİT’çilerden kimlik istediğini ancak vermediklerini belirtti.
H.Ö. ise ifadesinde, “TIR’larda yaptığımız arama ve görüntüleme faaliyeti esnasında küçük savaş gruplarının kullanamayacağı ebatta top mermisi ve mühimmatın bu TIR’larda bulunduğunu gördük. Ve savcı beyle tutanak altına aldık.” dedi. Serbest kalan isimlerden S.Ö. de MİT görevlilerinin art niyetli olduğunu belirterek, “Ben TIR’ların MİT’e ait olduğunu bilseydim böyle bir eylemi yerine getirmezdim.” dedi.
Ö.K., olay yerine emniyet müdürü, jandarma komutanı ve valisinin geldiğini belirtip “Validen 45 dakika sonra MİT bölge başkanı olay yerine geldi. Onun da bir ara ‘bunlar benim personelim değil’ dediğini duydum.” şeklinde konuştu. Tutuklanan E.T. ise “Beni Fethullah Gülen, Emre Uslu, İstanbul Emniyeti’ndeki bazı polislerle irtibatlandırmaya çalışan Savcı İrfan Fidan hakkında da görevi kötüye kullanma suçundan şikâyetçi olduğumu bildiriyorum.” dedi.
Yorumlar