banner110

Kısıtlamaya Danıştay freni!

İçişleri Bakanlığı tarafından 24 Nisan tarihinde yayımlanan ve 11085 sayılı ‘Büyükşehir kapsamındaki beldelerin yetkilerini kısıtlayan’ genelge Danıştay 8. Dairesi tarafından durduruldu. Yayımlanan genelgenin iptali için mahkemeye başvuran Büyükşehir Yasası kapsamında kapatılacak belediyeler, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukuk mücadelesine devam edeceklerini belirtiler.

01 Aralık 2012 Cumartesi 16:55
banner77
Kısıtlamaya Danıştay freni!
Valilik onayından geçmesi istenilen genelge İçişleri Bakanlığı tarafından Büyükşehir olacak illerin valiliklerine genelge göndermişti. Genelgede belediyelerin kararlarının valilik onayından geçeceği ifade ediliyordu. İçişleri Bakanı İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin tarafından valiliklere gönderilen 24-04-2012 tarih ve 11085 sayılı genelge şöyle idi: “Büyükşehir belediyelerinin sınırlarının değiştirilmesi ile il nüfusu 750.000’den fazla olan 13 ilde Büyükşehir belediyesi kurulması ile ilgili Bakanlığımız bünyesinde yürütülen teknik çalışmalar son aşamaya gelmiş durumdadır. Bununla birlikte, Bakanlığımıza söz konusu illerdeki bazı belediyelerin sahibi olduğu taşınmaz malları elden çıkarma ve belediyeleri borçlandırma yoluna gittikleri yönünde bilgiler ulaşmaktadır. Bu çerçevede, idarede bütünlük ve hizmetlerde sürekliliğin sağlanması, kamu menfaatinin korunması amacıyla yeni bir düzenleyici işlem yapılıncaya kadar aşağıdaki tedbirlerin alınması gerekli görülmüştür. 1- Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya, Samsun, Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerindeki bütün belde belediyeleri her türlü taşınmaz tahsisi, satışı ve kiralanması, yeni personel istihdamı, iş ve toplu iş sözleşmesinin yapılması, yeni nazım ve uygulama imar planı yapılması, imar planı değişikliği ve revizyonu ile inşaat ruhsatı işlemleri hariç her türlü imar uygulaması, iş makineleri ve diğer taşıtların satılması, 5393 sayılı Belediye Kanununun 68 inci maddesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla borçlanmaları ve ticari plaka verilmesi ile ilgili işlemlerini valilik onayı ile yapacaklardır. 2- Birinci maddede ifade edilen iller ile İstanbul ve Kocaeli illerinde yer alan köyler, taşınmaz tahsisi, satışı ve kiralanması, yeni personel istihdamı, iş sözleşmesi yapılması, iş makineleri ve diğer taşıtların satılması ve borçlanma işlemlerini mahallin en büyük mülki idare amirinin onayı ile gerçekleştireceklerdir. 3- Birinci maddede ifade edilen belediyeler yürürlükte bulunan imar planlarına uygun olmak şartıyla yapı ruhsatlarını vermeye devam edeceklerdir. Ancak, söz konusu belediyelerin sınırlarında kaçak, ruhsatsız ve ruhsata aykırı yapılaşmayı önlemek üzere valilikler, kaymakamlıklar ve belediyeler mevzuatta öngörülen yetkilerini kullanacak ve gerekli tedbirleri alacaklardır. 4- Vali ve kaymakamlar birinci ve ikinci maddelerde ifade edilen onay yetkilerini, Anayasanın 127’nci maddesinin beşinci fıkrasında ifade edilen; mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması ilkelerine uygun biçimde kullanarak iyi niyetten uzak işlemlerin yürütülmesine imkân vermeyeceklerdir. İl valileri Genelgenin uygulanması ile ilgili gerekli gözetim, denetim ve koordinasyonu sağlayacaktır. Bilgilerinizi ve konunun takibini önemle rica ederim.” Danıştay 8. dairesinin kararı Danıştay 8. dairesinin verdiği karar şöyle, “İdari vesayet merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin icrai kararlarını onama, geri çevirme ve kimi ayrık durumlarda da değiştirerek onama yetkisidir. Başka bir anlatımla, merkezi yönetime yerine yönetim organları ve onlerın çalışmaları üzerinde, kamu yararının korumak amacıyla üst otoritelere yasa ile verilen yetkilerin bütünüdür. Bu yetki yerel yönetimlerin yetkisini ortadan kaldıracak, etkisiz kılacak biçimde kullanılmayacağı gibi kanunda öngörülen vesayet denetimine ilişkin sınırların yorum yoluyla genişletilmesine de hukuken olanak bulunmamaktadır. Yukarıda aktarılan anayasa kuralında da anlaşılacağı üzere, merkezi idare içerisinde yer alan valiliklere belediyelerin kimi işlemleri üzerinde onay yetkisi tanınması, ancak kanunda öngörüldüğü takdirde mümkün olup; böyle bir yetkinin başka bir düzenleme ile tanınmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Vesayet yetkisi, anayasa’nın 123. Maddesi ile öngörülen idarenin bütünlüğü ilkesini sağlamanın bir aracı olmakla birlikte, sadece bu ilkeden hareketle vesayet Kanunla öngörülmesine gerek olmadığı sonucuna varılması da mümkün değildir. Bu durumda, yasada açıkça tanımlanmamış bir vesayet yetkisi öngören dava konusu Genelgede hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, açıkça hukuka aykırı olan dava konusu Genelgenin uygulanması halinde belediye hizmetlerinin aksayacağı ve hizmetten yararlanan vatandaşlar yönünden telafisi güç ve imkansız zararlara neden olabileceği açıktır.”

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99