Dediğimiz gibi nostaljisini yapalım, “hey gidi hey” diyelim diye değil, o günlerde ve takip eden süreçte neler olmuştu bir hatırlayalım istedik ve Gezi’ye dair geçtiğimiz seneden bugüne yaptığımız bazı listeleri listeledik tekrar bu listemizde. “Listeseption” yaptık sizlere.
Huzurlarınızda Gezi Direnişi listelerimiz:

Daha her şey çok çok taze ve biz hâlâ bir şeylere şaşıracak kadar naifken.
31 Mayıs 2013 tarihli listemiz.

Sağ olsun medya görevini öyle güzel “yapmıştı” ki hepimiz gerçek birer basın mensubuna dönüşmek zorunda kalmıştık ve insanlara gerçekte neler olduğuna dair bilgiler aktarmıştık.
2 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Ve o gün bugündür azalmak ne kelime artarak devam eden polis şiddeti. Adamlar sürekli teşvik edilirse, övülür ve ödüllendirilirse aksinin olması beklenemezdi zaten, ne yazık ki şiddeti normalleştirdiler.
3 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Ve gün geldi delirmemek için elimizdeki tek silaha sarıldık: Mizah. Ülkenin ve direnen insanların ne güzel insanlar olduğuna belki de en büyük kanıt bu duvar yazılarıydı.
4 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Sadece duvarlara da dökmemiştik içimizi, ne bulduysak yazdık, çizdik. Çünkü biz eli kalem tutan, derdini konuşarak/yazarak anlatmaya çalışan insanlardık.
5 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Ve Gezi, hayatlarımıza nice şey kattı. Onlarca sözcük öğrendik, ilaçları tanıdık, marşlara katıldık.
6 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Yaratıcı insanlardık vesselam. Tencere tava diyenlere tencere kapak şeklinde cevaplar vermiştik. Yine olsa yine veririz muhakkak.
7 Haziran 2013 tarihli listemiz.

İstanbul kulüplerinin taraftarları birleştiler ve bize İstanbul kulübü nasıl olunurmuş bir kere daha gösterdiler. Neden İstanbul’da olan her takımın büyük takım olamayacağını da.
10 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Bizi aptal yerine koymaya çalışanlar oldu, yemedik, hâlâ boş yere de bekliyorlar ama üzülerek söylüyoruz ki yemeyeceğiz.
11 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Vali Mutlu, attığı twit’lerle süreç boyunca bizi “hiç yalnız bırakmadı”. Hâlâ da bırakmıyor. 
13 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Cevapsız bırakılan nice sorumuz oldu, o günden bugüne dek birikmeye devam ediyorlar. Soru sorabilmek önemlidir, soramayanlar utansın.
14 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Sonra bir kapkara gün daha geldi çattı, yine basın biziz dedik, yazmayanlara, yazılmayanlara inat gerçekleri yazdık.
16 Haziran tarihli listemiz.
Siz, biz demeyi çok sevenler ve çok iyi bilenler akabinde dev bir miting düzenledi ama gerçek hayat olduğu gibi devam ediyordu.
17 Haziran tarihli listemiz.

Parktan çıkartılan direnişçiler tüm ülkeye dağıldı. Birbirinden yaratıcı pasif direniş örneklerine ve canına tak etmiş insanların isyanına tanık olduk.
18 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Sanat ve müzik olayın en başından beri içindeydi. Çünkü sanatçı dediğiniz insan vicdan sahibi insandır, unutulmayacak işler ortaya çıktı.
21 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Aynı günlerde meclis tüm hızıyla “çalışmaya” devam ediyordu, TBMM’ye Twitter hesabı açmaları belki de yanlış bir karardı.
26 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Daha nice belgeseller çekildi, çekilmeye de devam ediyor tabii, bu kadar büyük bir olayı tek bir belgeselle anlatabilecek bir yönetmen henüz doğmadı çünkü.
27 Haziran 2013 tarihli listemiz.

Ve akademi olaylara tepkisini en net şekliyle gösterdi, gençler diyeceklerini kimseden korkmadan söyledi. Üniversite olmanın sadece bir tabelayla olmayacağını bir kere daha bize anlattılar.
1 Temmuz 2013 tarihli listemiz.

Hasılı kelam parka Topçu Kışlası ya da AVM yapılmaması dışında geçtiğimiz seneden bu yana hukuksal anlamda, siyasal anlamda, demokratik talepler doğrusunda pek de bir şey kazanamadık. Olanları değil olması gerekenleri yazdık Gezi’nin yıldönümünde. Bir ara “ironi” nedir konulu bir başka liste daha yapmamız gerektiğini fark ettik bu vesileyle.
27 Mayıs 2014 tarihli listemiz.
Biz dönüp baktığımızda ilk aklımıza gelen listelerimizi listeledik ancak daha fazlasına şuradan ya da buradan ulaşabilirsiniz.
Sonuç itibarıyla o gün bugündür, yaklaşık bir senedir kulaklarımızda aynı cümle uğulduyor:
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”
Yorumlar