Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'da partisinin il kongresinde konuşuyor.
02 Haziran 2012 Cumartesi 16:53
Başbakan Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da partisinin il kongresine katılarak bir konuşma yapıyor.
Erdoğan şunları söyledi:
"Diyarbakır halkının fikirlerini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık. Bize kucak açan Diyarbakır bizi hiç yalnız bırakmadı. Diyarbakır teşkilatımız çok zor şartlar altında çalıştı. Dört gün önce il başkanlığının önünde ses bombaları patlattılar. İl başkanlığımız, ilçe başkanlıklarımız defalarca saldırıya uğradı. Teşkilatımızın mensupları kaçırıldı. 13 Mayıs'ta Kulp İlçe Başkanımız terör örgütü tarafından kaçırıldı. Şırnak İl Başkan Yardımcısı alçakça, haince bir saldırı sonucu şehit edildi. Bu kardeşlerimizin öldürülmesi, kaçırılması mücadele azmimizi daha da perçinledi. Bu kardeşliği hiç kimse bozamaz. Ne kanlı terör örgütü, ne de onun siyasi uzantısı.
Bu benim Diyarbakır'a Başbakan olarak 12. ziyaretim. Diyarbakır benim en fazla ziyaret ettiğim şehirlerden biri. Diyarbakır'ın efendisi değil, hizmetkarıyız. Ne zaman geldiysem samimiyetin diliyle konuştum. Bugün de sizin bir kardeşiniz olarak geldim, konuşuyorum. Bizim aracılara ihtiyacımız yok. Biz medya üzerinden iletişim kuranlardan değiliz. Biz dedikodunun diliyle konuşarak anlaşanlardan değiliz. Bizim ilişkimiz kumandayla belirlenmiyor. Biz birbirimizi Allah için seviyoruz. Diyarbakır'la bizim aramıza hiç kimse giremez.
SİMSARLARLA DEĞİL KARDEŞLERİMLE KONUŞMAYA GELDİM
Birileri çıkmış 'Diyarbakır'dan Başbakan'ın beklentisi yok' diyor. Çıkmış 'Başbakan Amed'e gelemez' diyor. Kim oluyorsun? Ben buraya kardeşlerimle kucaklaşmaya geldim. Simsarlarla değil aracısız kardeşlerimle konuşmaya geldim. Dün çıkmış diyor ki, tehdit edercesine 'kongreye kimse gitmesin'. Yahu siz kongreden neden korkuyorsunuz? Hani özgürlükten yanaydınız? Siz fikirden neden korkuyorsunuz? İşte bunların söyleyecek sözü yok, onun için şiddeti özendiriyorlar. Bunlar kendileri üretmez, üreteni de engellemeye çalışırlar. Bunlar hedef olarak sadece Ak Parti'yi görüyorlar. Çünkü Ak Parti çözüm üretiyor. Bizim aramızda aracılar olmayacak.
Ben ne kadar Kasımpaşa'nın evladıysam, o kadar Benusen'in evladıyım. Ne kadar Rizeliysem, o kadar Diyarbakırlıyım, Batmanlıyım. Bizim için söz, senettir. 1 Haziran 2011'de Diyarbakır'a geldiğimde neredeysem şimdi de aynı yerdeyim.
Kürt vatandaşlarımın hakkını savunduğunu iddia eden bir parti var. Meclis'te anayasa paketi oylamalarından kaçtı. Partiler devamlı kapatılıyor dendi. Biz kapatılmayı engelleyen madde koyduk. Onda bile bu parti Meclis'i terk etti gitti. Terk etmeseydiler partilerin kapatılması mümkün olmayacaktı. Şimdi sıkılmadan 'partimiz kapatılacakmış' diyorlar. Bizim içimizden de üç-dört tane çıktı. Böylece 330'un altına düştüğümüzden anayasa paketine o maddeyi koyamadık. Bunlar dürüst değil, bu oyunu hep beraber bozmaya devam edeceğiz. CHP'nin BDP'den bir farkı var mı? Onlar da hep aynı oyunu oynadılar. Terör örgütünün girişimleri nasıl sabote ettiğini en yakından Diyarbakırlı kardeşlerim biliyor. Bİr de sizin görmedikleriniz var. Bu kanlı meselenin içinde sadece terör örgütü yok, kandan siyaset devşirenler de var. Türkiye düşmanı çevreler, büyümesinden rahatsız olan ülkeler var. Bir çözüm için ne kadar yoğun mücadele ediyorsak, onlar çözümsüzlük için o kadar mücadele veriyor. "
Yorumlar