Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni bir Oslo görüşmesi olabileceği sinyalini vererek "Şu anda bir zaman meselesidir bu. Görüşmeler her an olabilir. Oslo olmaz da başka bir yer olur. Eğer olması gerekiyorsa olur. Bu adımları atarız" dedi.
"KARŞIMIZDA KARAR VERİCİ ÇOK FAZLA"
Erdoğan, ATV - A Haber ortak yayınına katılarak gazetecilerin sorularını cevapladı. Terör örgütü PKK ile Oslo'da gerçekleşen görüşmelerin devam edebileceği sinyalini veren Erdoğan, ancak buna karşı taraftaki belirsizliğin engel olduğunu söyledi. PKK'nın İmralı'da başka, dağda başka, Avrupa'da başka konuşanı olduğunu söyleyen Erdoğan, Oslo sürecinde "bu işi burada bitirelim" kararlılığı olmamasını da "Çünkü bunlarda karar verici çok fazla" diye yorumladı.
"HABUR SÜRECİNDE SAMİMİYETİMİZ KARŞILIK BULMADI"
Oslo görüşmelerinde samimiyetsiz bir yaklaşım görünce olayı bitirmek durumunda kaldıklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Habur süreci, bizim samimi yaklaşımımızın karşılığını almadığı bir süreç olmuştur. Biz özellikle BDP'ye, buraya bir yığma vesaire yapmayın, dedik. Burada biz kapıyı, ailesine dönmek isteyenlere açıyoruz ve herhangi bir suçu olmayan varsa herkes ailesinin yanına dönecek. Ama bu ne oldu; her zaman alıştığımız, kendilerinin miting dediği şeye dönüştü.
Biz 'dağdakilerle mücadele, parlamentodakilerle müzakere edeceğiz' dedik. Şu anda BDP ile ben görüşme konusunda eski görüşümde değilim, o zaman açıklama yaptığımda samimiydim ama bunu bitirdiler"
Gazeteci Erdal Şafak'ın, Kolombiyalı FARC ile hükümetin 8 Ekim Pazartesi günü Stockholm'de terörü sonlandırma adına bir araya geleceklerini ve çözüm olmadan masadan kalkmayacaklarını taahhüt ettiklerini hatırlatması üzerine ise Erdoğan, şunları söyledi:
"Burada bildiğiniz gibi KCK boyutu var, siyasi kanat yurt dışında, KCK başı dağda, terör örgütü başı adada. Böyle bir yapı var. Yurtdışına baktığımız zaman; onlarla bizim teröristlerin benzer yanı nedir; bunu iyi incelemek lazım. Çıkıp bazen Sri Lanka'daki, ETA veya İRA örnekleri yazılıyor. Onlar gibi bir mücadele deniliyor. Bunlar bizi yanıltmasın, bunlar bizim isabetli adım atmamızı engelleyebilir. Eğer bu işte çözüm olacaksa bir defa terör örgütünün silah bırakması lazım, silah bırakılmadığı sürece burada bir anlaşmanın sağlanması mümkün değil. Sayın (Leyla) Zana randevu talep etti, geldi görüştük. 'Silahlar sussun' dedi. Ben 'silahların susması değil bırakılmasıdır aslolan' dedim. Miroğlu'nun silahların gömülmesi dediği gibi silahların bırakılması lazım yoksa netice almak mümkün değil"
"OLAY YİNE İMRALI'YA GİDEBİLİR"
Süreci tıkayan sebeplerin sorulması üzerine ise Erdoğan, şu cevabı verdi:
"Siyasi kanatla müzakereyi bitirmek, bizden kaynaklanmıyor. Dağdaki teröristle, parlamentodaki milletvekilleri sarmaş dolaş olunca bunun ülkedeki yansıması nasıl olur? Şimdi biz aynı zamanda ülkeyi yönetiyoruz ama siyasetçiyiz, bunun, halkımın üzerindeki genel izlenimi nedir; bunu ölçmek durumundayız. Yüzde 90 civarında araştırmalarda bu konuyla ilgili tepki geliyor. Biz siyasette müzakere diyoruz, onlar inadına gidiyor, dağdaki ile öpüşüyor, merhaba dedik diyorlar. Nasıl bir merhabaysa bu artık, madem sen siyasetini yapacaksın, gel onu yap, ne işin var onlarla? Benim bakanlarım bunların eş başkanları ile defalarca görüştüler, bütün bunları yapmamıza rağmen siyasi uzantılarının hiçbir fonksiyonu yok. Olay yine İmralı'ya gidebilir"
"ÖCALAN'A EV HAPSİNİN VEBALİ ALTINA GİREMEYİZ"
Erdoğan, Öcalan'ın ev hapsine alınmasına ilişkin olaraksa net mesaj verdi: "Biz böyle bir vebalin altına giremeyiz"
"NEO OSMANLI FİKRİNE KATILMIYORUM"
Neo-Osmanlı görüşünün hatırlatılması üzerine bu fikre katılmadığını belirten Erdoğan, "Osmanlı'nın argümanları çok çok farklıydı, bizim artık güncelleşen bu yeni dünyadaki argümanlarımız çok farklı olacak. Oradan alacağımız şeyler yok mu; var, onları da alacağız tabii ki ama güncelleyerek" şeklinde konuştu.
Yorumlar