Türkiye Hırvatistan maçını heyecanla bekleyen futbol tutkunu insanımız o kadar çoktu ki. Ama sonuç hüsran oldu. Türkiye 0, Hırvatistan 3. Maçı izlerken herkes gibi ben de çok üzüldüm. Hezimet sayılacak sonuçtan ziyade, milli takımın oynadığı futbol üzüyor insanı.
Aslında perşembenin gelişi çarşambadan bellidir, derler. Kazakistanı bizim için final havası taşıyan maçta 90+4 de zor yeniyoruz. Azerbaycan bizi yeniyor. Son beş altı yıldır Türk futbolu sürekli geriye sayıyor. Liglerimizde oynanan maçları izliyoruz. Avrupadan maçlar da izliyoruz.
Türkiye süper lig takımlarını, örneğin İspanyada oynuyor saysak. Acaba dördüncü ligde yer bulabilirler mi? Tartışılır
Futbol çağın eğlencesi. Çağın sporu diyemiyorum, çünkü bu sporun izleyicisi çok. Meraklısı çok. Taraftarı çok. 74 milyonluk ülkemizde 30 milyon insan futbolla ilgilidir desem, az söyledin dersiniz.
Futbolla yatıp futbolla kalkan milyonların olduğu ülkemizde, futbol için bir şeyler yapmamız lazım. Uluslar arası maçlarda bütün halkımızın mutlu olması için yapmamız lazım. Avrupa şampiyonu, Dünya şampiyonu olduğumuzda, bir kulübümüz şampiyonlar ligini kazandığında insanlarımıza vereceği moral motivasyon için, özgüven sağlamak için yapmalıyız. Yurt dışından bakan, yabancı insanların Türkiye ve Türk insanını daha prestijli yere koyması için yapmalıyız.
Peki, ne yapmak gerek?
Başarıya, sürekli başarıya ulaşmak için yapmamız gerekeni yapalım. Eğer bugün Real Madrid gibi takımda Avrupada yetişmiş 3 Türk futbolcu yer bulabiliyorsa, Almanya, Belçika, İsviçre gibi ülkelerde Türk asıllı futbolcular bu kadar çok ise, milli takımlara giriyorlarsa, eksiğimiz ortada demektir. Hamur var, ama yoğururken bozuyoruz.
Sorunu temelden almak gerek. Yatılı spor meslek liseleri açmak gerek. Mesela 30 kadar futbol meslek lisesi, 20 kadar basketbol meslek lisesi v. s. açmak gerek.
İlköğrenimini bitirmiş çocuklarımızdan talep ve durumlarına göre bu liselere öğrenciler yerleştirilmeli. Dört yıllık lise döneminde bu öğrenciler, normal lise müfredatını işlemeli, diğer zamanlarında profesyonel spor hocaları eşliğinde bilgili, kültürlü, çevik, fizik ve kondisyon gücü olan birer sporcu olarak yetişmeli. Liseler yatılı olacağından zor bir olay değil.
Lise bittiğinde zaten yetenekli çocuklardan seçilmiş ve modern tesislerde iyi yetiştirildikleri için birçoğu profesyonel spora başlayacaktır. Bazıları eğitime nokta koyacak, bazıları devam edecektir. İşte burada öğrencileri spor akademilerine ve beden eğitimi öğretmeni yetiştiren kurumlara yönlendirmek gerek. Yani her öğrenci yıldız sporcu olamayacak tabi. Sporcu olamayanlar öğretmen, antrenör, hakem, masörüne kadar saysak, birçok meslek dalı çıkacaktır.
Sonuçta, Türkiye futbolda Brezilya, basketbolda ABD ile boy ölçüşecek duruma gelecektir. Arkadan sürekli yeni değerler yetişecek, Galatasaray Jardele 30 milyon dolar vermeyecek, Barcelona Mehmetlere verecektir, aynı parayı. Fenerbahçe Daumu çağırmayacak, Liverpoolu bir Türk çalıştıracaktır. Şampiyonaların gediklisi biz olacağız. Seri başı hep Türk takımları olacak. Türkiye ligleri noelde tatil olmayacak, Avrupa ligleri kurban bayramına göre şekillenecek. Hayat, Türkiyede yaşayanlar için aslında çok kolay. Biz zorlaştırmasak
Yorumlar