banner110
banner77

“Suç..Suç… Suçsa Ben Kabul Ediyorum”

11 Ocak 2016, 15:16
“Suç..Suç… Suçsa Ben Kabul Ediyorum”
Av.Bülent AKBAY
 Geçtiğimiz hafta İskenderun Belediye Meclisi toplandı ve gündemde yer alan bazı imar tadilatlarını görüştü. İmar tadilatları kanunda istisnai niteliktedir. Nedense Belediye Meclisinde imar tadilatları her toplantıda gündemi işgal ediyor. Anlaşılıyor ki daha birkaç yıl önce kabul edilen İmar Planı daha şimdiden kırmızıya boyanmaya başladı.

Türkiye’de imar tadilatlarının yüzde 90’ı rant amaçlıdır. Bu sebeple özellikle şahsa özel imar tadilatı yapılmaması meclis üyelerinin şaibelerden kurtulmasının tek yoludur. Şahsa özel imar tadilatlarını alışkanlık haline getiren yerel idarelerinin “Rant Yolsuzluğu” ile suçlanmalarından daha doğal bir durum yoktur.

Kamusal alanların yağması da imar tadilatlarıyla yapılır. Yeşil alanlar, parklar, kıyı şeritleri ve hazine mülkiyetindeki alanlar da kamuya ait olup bu alanlarda yapılacak eylem ve işlemlerin kamusal çıkarı koruması zaruret arz etmektedir. İskenderun Belediyesi son zamanlarda kamusal alanlarda da çeşitli tasarruflar yaparak tehlikeli sularda yol almaya başladı.

Son meclis toplantısında gündeme gelen konulardan biri “eski bit pazarı” olarak bilinen İmar Planında park alanı olarak görünen, İskenderun Belediyesine ait  4 nolu sosyal tesis önündeki  alana yapılacak sağlık tesisidir. Bu konuda yapılan bazı itirazlar üzerine Belediye Başkanı Seyfi Dingil: “ Suç…suç.. …Suçsa ben bu suçu kabul ederim…” diyerek yapılan işlemin yasal olup olmadığıyla ilgilenmediğini beyan etmiştir. 

Türkiye’de muktedirlerin hukuka ve kanunlara bakış açısı maalesef bu şekildedir.  Varlıklarını hukukun üstünlüğü ilkesiyle kazanan, hukuki mevzuatın kurallarıyla güce ve koltuğa kavuşanlar, ilk fırsatta önlerine çıkan kanuni engelleri tekmelemeye başlıyorlar.  Kendilerini var eden hukuki kurumlara, onları belli bir hukuki mevzuat çerçevesinde seçen seçmenlere ihanet ediyorlar.  

Mecliste tartışılan konunun içeriğini tartışmaktan öte bu tutumun tartışılması gerektiği inancındayız.  Belediye başkanları, milletvekilleri, başbakanlar, Cumhurbaşkanları gözlerimizin içine bakarak suç işleyemezler. İşlememeleri gerekir. Hatta hiç kimse görmese de suç işlemekten kaçınmaları gerekir. Bu hukuka, seçmene, insana saygının ifadesidir. Çünkü bu seçilmiş veya atanmış olanın topluma karşı taşıması gereken erdemdir. Bu adamların bulundukları mevki ve makam hukuk tarafından kendilerine emaneten verilmiştir. Bu makamlara gelirken hukuka ve kanunlara uyacaklarına dair şerefleri üzerine yemin etmeleri bu yüzdendir.

Sıradan bir vatandaş suç işlediğinde sadece kendi eyleminden dolayı yargılanır ve bedelini öder. Suç işlemek kirlilikse sıradan vatandaş suç işlediğinde sadece kendini kirletmiş olur. Ama kalka ait makam ve mevkileri işgal edenler, seçilenler, müktedirler suç işlediklerinde yalnızca kendilerini değil, asıl o makamları kirletirler. Emanete ihanet etmekle kalmazlar, aynı zamanda temsil ettikleri her ne varsa ona da ihanet etmiş olurlar. Toplumun barış, kardeşlik ve huzur içinde yaşamasına engel olur ve erdemsizliği yaygınlaştırarak ahlaki çöküntüye yol açarlar.

Bu sebeple yerel bir yöneticinin hele hele basına açık bir toplantıda daha dikkatli kavramlar kullanması ve yasaların yasakladığı konularda daha dikkatli olması gerektiğini bu vesileyle hatırlatma ihtiyacı hissediyorum.  

 

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99