Yalanın, iftiranın bu kadar gırla gittiği başka bir ilçe var mıdır bilinmez. Ama olduğunu da söylemek mümkün değil. Hele bu yalan ve iftiralar ilçeyi yönetenler tarafından milletin gözünün içine bakarak söylenebiliyorsa vay o ilçenin haline!
Hele hele bulunduğu ilçeye hizmet etmesi gereken bir belediye ve yöneticileri, hizmet etmekten çok Hanedanlıkla uğraşıyorsa...
O belediye başkanı da bunları kulak arkası yapıp ve görmezden geliyorsa...
3 yıl geçti, 2 yıl daha dişimi sıkar, çeker giderim mantığı yürütüyorsa...
İlçenin sorunları varmış banane, biz eğlenmemize bakalım mantığıyla yöneticilik yapılıyorsa...
Hırsızlık, kavga, taciz gibi miğde bulandıran durumlar, halka hizmet üretmesi gereken bir yerde gerçekleşiyorsa...
Bu durumda, siyasiler, sivil toplum örgütleri ve basın mensupları tarafından görmezden geliniyorsa...
Vay o ilçenin de vatandaşlarının da haline...
Var mı öyle üç kuruşa beş köfte?
Ya onlar çok uyanık, ya da biz çok safız!
Şunu hiçbir zaman unutmayın! Her zaman tarafsız ve çizgisinden hiç şaşmayan gazetecilik ahlakıyla yayın hayatına devam eden gazeteniz OLAY,belediyede dönen çirkin dolapları hiçbir zaman es geçmeyecektir.
Yakında belli olur “Ak koyun, kara koyun!”
İlgililere duyurulur...
CHP halinden memnun gibi...
CHP’li bir yönetimi olan İskenderun Belediyesi’nin de yaşanan çirkinlik iddiaları had safhaya ulaşmışken, CHP İlçe yönetiminin ve CHP Hatay Milletvekilleri ile CHP Genel Merkezi’nin rahat ve umursamaz tavırları dikkatlerden kaçmıyor.
Nedeni bilinmez bu suskunluğun ve umursamazlığın zararını CHP önümüzdeki yerel seçimlerde ağır bir bedelle ödeyecektir.
Bunu biz değil, halk söylüyor.
İskenderun’a yazık etmeyelim!
Başbakan Erdoğan12 Haziran 2011 genel seçimlerinden önce yaptığı bir mitingde içlerinde Hatay’ın da bulunduğu bazı illeri büyük şehir statüsüne çevireceğini söylemişti. Bu söylem hayata tam anlamıyla geçecek mi geçmeyecek mi şuan da bir kesinlik kazanmış değil ama yumurta kapıya gelmeden harekete geçilmelidir.
Hatay’ın büyük şehir olması güzel bir olaydır.
Ancak, büyük şehir olmamızla birlikte, Türkiye’nin en büyük ilçelerinden olan İskenderun, il olmayı hedeflerken belde konumuna düşecektir.
O yüzden İskenderun Türkiye ekonomisine kattığı değerlerden dolayı bir belde değil, il olma özelliğini taşımaktadır.
Bu nedenle, başta Hatay milletvekilleri olmak üzere, ben İskenderun sevdalısıyım diyen ve İskenderun’u düşünen kişiler üzerine düşen görevi yapmalıdır.
Ulla sessizliği!
Yıllardır, zehir yüklü bir şekilde İskenderun Körfezi’nde demirleyen ULLA, yine yıllar önce, zehirleriyle birlikte körfeze kara bir leke olarak gömülmüştür, yani batmıştır.
Çevreciler üzerlerine düşen görevi yerine getirdiler.
Mahkemeler açıldı, basın toplantıları düzenlendi, Ankara’ya çağrılarda bulunuldu.
Ancak hiçbir sonuç alınamadı.
Yetkilierin bu konuda neden suskun olduğu ise merak konusu oldu.
Yoksa ULLA’nın konuşulamayacak kadar, büyük bir zararı mı var?
Cankurtaran eksiği!
Yaz aylarının en sıcak günleri yaşadığımız şu günlerde, denizlerde boğulma olaylarının sıkça arttığını görüyoruz. Yetkililerin bu konuda pek bir önlem almadığını da görüyoruz.
Erzin’den Samandağ’ına kadar olan deniz şeridine ve plajlarımıza baktığımızda insanlarımızın güvenliği açısından cankurtaran olmadığını görmek mümkün...
Daha fazla insanımızın canına zarar gelmeden yetkililer bu konuda biran önce önlem almalıdır.
Hiç değilse 2 ay boyunca...
Yorumlar