Hâl böyleyken, akepe iktidarı ve bu iktidarın başı olan Erdoğan için köşk savaşı belkide son savaştı. Mutlaka kazanılması gereken bir savaştı bu. Kaybedilmesi halinde ortaya çıkacak sonuçlar seçmenleri bile dahil olmak üzere akepe hegamonyası için korkunç bir sondu. Bu yüzden üç aydır daha önce ne Türk Siyasetinde ne de başka bir Dünya Siyasetinde görülmemiş bir propaganda mücadelesi başlatıldı. Yandaş medya, yandaş işadamları hatta yandaş sanatçı bozuntuları, osmanlı kalıntıları olan yalancı kâtipler hep birlikte kıskanılacak bir çalışma azmiyle bu kepaze zihniyetin başını köşke çıkarabilmek için amansız bir mücadeleye girişti. Ayrıca her zamanki gibi Devletin gücünü ve parasal imkânlarını da haksız şekilde bu propagandaya alet edilmesinede devam edildi. Öyleki, muktedirin miting yapacağı illerdeki amme hizmetine tabi belediye araçları daha önceleri olduğu gibi halka hizmet vermeyi bırakıp, muktedire tahsis edildi. Vatandaş yine ve yine mağdur edildi. Burada diğer iki adaydan bahsetmeyeceğim. Onların Cumhuriyet ve Türkiye için yakın gelecekte siyasi açıdan iyi mi olur kötü mü olur bu da tartışmaya açıktır tartışılabilir. Ancak burada değinmek istediğim önemli durum, Erdoğan ve başını çektiği partinin Demokratiksel anlamda Türkiye'nin Cumhurbaşkanı önderliğinde ki Üniter Devlet yapısının tarihe karışacağı tehlikesinin kapımızda olmasıdır.
Daha önce ki yazılarımda zaman zaman değinmiştim. Erdoğan'ın tek amacıdır köşke çıkabilmek, argo dilinde söylemek gerekirse 'Herşeyden yırtacağı' bir fırsattır. Ayrıca 2005 genel seçimlerinden sonra bizzat kendisinin istediği ve yapmayı kafasına koyduğu Tek Lider pozisyonu olan Başkanlık Sistemini de yapabilmenin önü açılmış olacak. Sevgili okurlarım ve yoldaşlar; Bu pazar tarihi bir dönemeçten geçeceğiz. Bizim de tıpkı onlar gibi ya tamam ya devam maçıdır artık uzatmalar yok eğer biz tamam dersek onlar devam diyecek. Ama onların devam demesi inanın ki ülkemiz ve bizler için hiçte iyi olmayacaktır bunu hepimiz aslında çok net biliyoruz. Durumun bu derece ehemmiyet taşımasından ötürü pazar günkü son maça bütün kuvvetimizle ve birlikteliğimizle çıkmalıyız. Tek bir oy bile son derece önem taşıyacağı bu seçimde altın değerindedir. Bizim vatansever olarak yapmamız gereken yegâne görev ne yapıp edip pazar günü sandığa gidip oyumuzu kullanmak ve kullandığımız oya sahip çıkmaktır. Evet sevgili dostlarım, ''Son beş gün, Cumhuriyetimize elveda mı diyeceğiz?, Yoksa bu iğrenç aşağılık düzene artık dur mu diyeceğiz?. Umarım pazar günkü maçı biz kazanırız. Bu maç bütün Türkiye'nin, Cumhuriyetimizin ve aydınlığın son final maçıdır!...
Yorumlar