Hamburg’da 1 Ağustosta yürürlüğe girmesi planlanan eğitim reformu için 18 Temmuzda yapılacak referandumun son günlerine geldik. ‘
’Evet Cephesi’’ ile ‘’ Hayır Cephesi’’ arasında kıyasıya bir rekabet sürüyor. Evet cephesi genelde göçmenler üzerinde sürdürdüğü politikasına karşı, Hayır cephesi işi milliyetçilik paketin içine sıkıştırarak daha basit söylemlerle kamuoyunu etkileme çabasında. Perde arkasındaki işin organizatörlerini toplumun önüne çıkarmamayı başardığı için söylemlerini daha başarılı bir şekilde yürütüyorlar.
Almanya’da yıpranan CDU’nun Hamburg’da da işin öncülüğünü yaptığı eğitim reformu bu bakımdan istediği hedefe ulaşamıyor. Destek veren Yeşiller Partisi’nin Hamburg’daki kardeş yapılanması GAL’da toplumla arasında bulunmayan kopukluk nedeniyle pek etkin olamıyor.
Die Linke (sol parti) ise eğitim reformunu destekten çok partisel gelişmesini ön planda tutan ve bunu bir araç olarak kullanan bir çizgi izliyor. Yaptığı eleştiri ve gösterilerinde bunu net olarak görmek mümkün. Alışmış bir sol propoganda taktiği.
Evet, eğitim reformuna destek veren bir de Türklerin temsilcileri olarak kurumsallaşan derneklerimiz var. İlk baştan beri kayıtsız şartsız evet diyen bu kurumlarımız da temsil ettikleri kitleden ne kadar kopuk olduğunu 3 Temmuz’da yapılan ‘’sembolik oy’’ kulanımındaki başarısızlığıyla ortaya çıktı. Bunun için o gün yapılan dünya kupası karşılaşması bahanesi ya da sıcakların aşırılığı gibi söylemler pek inandırıcı gelmiyor. 28 derneğin organize ettiği böyle bir etkinlik büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Öncülük yapanların bu konuda bir açıklama yapmaları gerekirdi. En azından katılım oranıyla ilgili olarak. Ama Alman vatandaşı olup ta sandığa oy kullananları saymadan tabi…Çünkü oy kullanan ve orada bulunanların da çoğunluğunu yine referandumda oy kullanabilecek Alman vatandaşı olan göçmenlerdi. Oysa sembolik oy sandıkları Alman vatandaşı olmayan göçmenler için kurulmuştu..
‘’ Bir de dalga geçmek’’ başlık yazımda temsil ettiği toplumla iç içe girmemiş sivil kurumların başarı şansı olmayacağını yazmıştım ve bununla ilgili olarak ta çok eleştiri almıştım. Bunu görmek için kahin olmaya gerek yok.
Uzun süreli birlikte eğitim reformunun içinde olumlu çok yönler var. Çocukların bir arada ve aynı şartlarda okuması elbette ki, hayır denilemeyecek bir konu. Ama, topluma bunu anlatamıyorsanız toplum anladığı kadarıyla karar verir.
Eğitim reformu için 18 Temmuz’da sandıktan ‘’ evet’’ ya da ‘’ hayır’’ olarak hangi sonuç çıkarsa çıksın, Hamburg’da sivil toplum örgütleri için sandıktan çoktan ‘’ hayır’’ çıkmıştır. Bu örgütler yeniden bir yapılanmaya gitmek zorundalar.
xxx
Hamburglu olmayan ana-babanın çocukları da Hamburglu olmaz…
Hamburg Eyaleti Başbakanı Ole von Beust, eyalette yaşayan herkese eşit imkanlar verilmesi gerektiğini belirterek, "Aileler Türk, Afgan ya da Afrika kökenli olsa da çocukları Hamburglu"dur diyor.
Hamburg Eyaleti Başbakanı Ole von Beust’un kişisel olarak göçmenlere bakış açısını biliyoruz ve bu konuda da samimi olduğuna inanıyoruz. Ama , Ole von Beust’da şunu çok iyi biliyor ki, ana-babasını Hamburglu yapamadınız bir toplumun çocukları da Hamburglu olmaz.
Yorumlar