banner110

Maskeleriniz Ruhunuzu Gölgelemesin!

Bazen ruh durumumuz ne olursa olsun içimizdekileri yansıtmamak, gizlemek, taşıdığımız rolleri en iyi şekilde yerine getirebilmek için maskeler takarız. Önemli olan bu maskeleri zamanı gelince çıkarmaktır. Maskelerin ruhumuzu ele geçirmesini engelleyin. Kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülen ve temelinde inkar yatan ‘Maskeli Depresyon’unu Psikiyatri Uzmanlarından sizin için öğrendik.

21 Mayıs 2014 Çarşamba 10:15
banner77
Maskeleriniz Ruhunuzu Gölgelemesin!
Modern yaşamla birlikte daha fazla görülmeye başlayan depresyonun kadınlarda erkeklere göre iki kat daha fazla görüldüğüne dikkat çeken Psikiyatri Uzmanları “Bu farkın temel nedeni kadınların erkeklere göre daha fazla rol üstlenmeleri ve sosyal koşullardır. Modern yaşam insana birçok rol yükleyen kalabalık bir tiyatro oyunu gibidir. Evde, işte, sosyal hayatta, eşimizle, çocuklarımızla, ailemizle, arkadaşlarımızla farklı sahnelerde farklı rollere bürünürüz. Tüm bunları her şey yolunda giderken bile bir arada yürütmek karmaşık ve zordur. İşler ters gidince rolleri sürdürmek daha da zorlaşır. Kimi mızmızlanıp oyunu bırakır, kimi de her şeye rağmen oyuna devam etmeye çalışır. Depresyonun iki temel belirtisi depresif duygu durum (mutsuzluk, çökkünlük, neşesizlik) ve yaşamdan keyif alamamaktır. Bunlara uyku-iştah değişiklikleri, yorgunluk, bezginlik veya huzursuzluk eşlik edebilir. Depresyonu olanlarda karamsarlık, kararsızlık, suçluluk ve değersizlik hisleri de bulunabilir. Hekimlerin depresyonda en çok çekindikleri bulgu ise intihar düşüncesidir. Çünkü kabaca intihar edenlerin üçte ikisi depresyonda olanlardır. Bu bulguların derinliği depresyonun şiddetini belirler. Depresyonda olanlar, çökkün görünürler. Yüzlerinde üzgün veya yorgun bir ifade olur. Kendilerine bakımları ve özenleri azalır. Üzerlerindeki görevleri, sorumlulukları yapmakta zorlanırlar. Depresyon sadece yüz ifadesinden bile anlaşılabilir. Hasta olmayı güçsüzlük gibi görenlerde ise maskeli depresyon denilen, gizli tablo ile karşılaşılır. Yorgunluk, uyku-iştah değişiklikleri, beden işlevlerinde bozukluklar, müphem ağrılar sık görülür. Çünkü duygular ifade edilmediğinde bedenselleşme eğilimindedir. Hastalık algısı kişiden kişiye değişir. Yaşam boyu “güçlü” olma rolünü üstlenmiş, yardım almaktan çok yardım etmiş kişiler hastalığı “zayıflık”, “acizlik”, “yetersizlik”, “güçsüzlük” olarak algılayabilirler. Güçlü ve neşeli olma zorunluluğu nedeniyle, depresyonda olsalar dahi maskeyle dolaşmayı, çevrelerinde oluşturdukları algıyı bozmamayı isterler. Yaşamdaki sıkıntılara göğüs gerip ayakta kalmayı amaç edinmişlerdir. Depresyonda olduklarını inkâr ederler. Psikiyatriste gitmeyi reddeder veya küçümserler. Hepimiz zaman zaman yardım almak zorunda kalabiliriz. Zayıf yönlerimizle yüzleşmek, yardım alabilmek ruhsal olgunluğun bir göstergesidir. Tedavide hastalar bu yönlerini kabullenip, altında ezildikleri yüklerden kurtulup, rollerini kendileri belirlemeye başladıklarında iyileşmeye başlarlar.”

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99