Modern yaşamla birlikte daha fazla görülmeye başlayan depresyonun kadınlarda erkeklere göre iki kat daha fazla görüldüğüne dikkat çeken Psikiyatri Uzmanları Bu farkın temel nedeni kadınların erkeklere göre daha fazla rol üstlenmeleri ve sosyal koşullardır. Modern yaşam insana birçok rol yükleyen kalabalık bir tiyatro oyunu gibidir. Evde, işte, sosyal hayatta, eşimizle, çocuklarımızla, ailemizle, arkadaşlarımızla farklı sahnelerde farklı rollere bürünürüz. Tüm bunları her şey yolunda giderken bile bir arada yürütmek karmaşık ve zordur. İşler ters gidince rolleri sürdürmek daha da zorlaşır. Kimi mızmızlanıp oyunu bırakır, kimi de her şeye rağmen oyuna devam etmeye çalışır. Depresyonun iki temel belirtisi depresif duygu durum (mutsuzluk, çökkünlük, neşesizlik) ve yaşamdan keyif alamamaktır. Bunlara uyku-iştah değişiklikleri, yorgunluk, bezginlik veya huzursuzluk eşlik edebilir. Depresyonu olanlarda karamsarlık, kararsızlık, suçluluk ve değersizlik hisleri de bulunabilir. Hekimlerin depresyonda en çok çekindikleri bulgu ise intihar düşüncesidir. Çünkü kabaca intihar edenlerin üçte ikisi depresyonda olanlardır. Bu bulguların derinliği depresyonun şiddetini belirler. Depresyonda olanlar, çökkün görünürler. Yüzlerinde üzgün veya yorgun bir ifade olur. Kendilerine bakımları ve özenleri azalır. Üzerlerindeki görevleri, sorumlulukları yapmakta zorlanırlar. Depresyon sadece yüz ifadesinden bile anlaşılabilir. Hasta olmayı güçsüzlük gibi görenlerde ise maskeli depresyon denilen, gizli tablo ile karşılaşılır. Yorgunluk, uyku-iştah değişiklikleri, beden işlevlerinde bozukluklar, müphem ağrılar sık görülür. Çünkü duygular ifade edilmediğinde bedenselleşme eğilimindedir. Hastalık algısı kişiden kişiye değişir. Yaşam boyu güçlü olma rolünü üstlenmiş, yardım almaktan çok yardım etmiş kişiler hastalığı zayıflık, acizlik, yetersizlik, güçsüzlük olarak algılayabilirler. Güçlü ve neşeli olma zorunluluğu nedeniyle, depresyonda olsalar dahi maskeyle dolaşmayı, çevrelerinde oluşturdukları algıyı bozmamayı isterler. Yaşamdaki sıkıntılara göğüs gerip ayakta kalmayı amaç edinmişlerdir. Depresyonda olduklarını inkâr ederler. Psikiyatriste gitmeyi reddeder veya küçümserler. Hepimiz zaman zaman yardım almak zorunda kalabiliriz. Zayıf yönlerimizle yüzleşmek, yardım alabilmek ruhsal olgunluğun bir göstergesidir. Tedavide hastalar bu yönlerini kabullenip, altında ezildikleri yüklerden kurtulup, rollerini kendileri belirlemeye başladıklarında iyileşmeye başlarlar.
Yorumlar