Bunun sonucu olarak bademcik iltihabı, sinüzit, otit ve geniz eti çocuk hekimlerinin en sık rastladığı çocukluk çağı hastalıklarıdır. Birçoğu ergenlik çağında gerileyen bu hastalıklar, zamanında doğru tedavi edilmezse, çocukların sadece yaşam kalitesi bozulmakla kalmaz, büyüme ve gelişme geriliği, okul başarısının düşüklüğü, çene yapısının bozulması gibi birçok sorunun öncülüğünü yapar.
BURUN
Burun içi hava yolu, yenidoğan ve çocukta erişkine göre oldukça dardır. Bu yüzden burada oluşan en ufak bir sorun çocukta ciddi problemlere neden olacaktır. Çünkü burun alt solunum yollarını korumakla görevlidir. Bu görevini akciğerlere giden havayı nemlendirilerek yapar. Burun içindeki sümük burundan solunan havanın nemlenmesini, yabancı cisimlerin tutulmasını, burun içini döşeyen örtünün korunmasını sağlar. Ancak burun tıkalı olduğu hallerde yapısı ve işlevi bozulur. Ağızda kuruluk hissi, kötü koku, horlama, burunun gerisinde akıntı, uyku bozukluğu, sık uyanma, beslenme bozukluğu, gelişme geriliği, konsantrasyon bozukluğu oluşur. Bu nenelerle burun bakımı ve hijyeni çok önemlidir. Çocukluk çağında burunu tıkayan en önemli nedenler infeksiyonlar, infeksiyonların yol açtığı geniz eti ve bademcik büyümeleri ve alerjik sorunlardır.
SİNÜZİT
Aslında yaygın olarak bilinmeyen fakat sık karşılaştığımız bir sorundur. Sadece tanı ve tedavideki güçlükler nedeniyle değil göz ve kafa içi yayılmalarına yol açma riski nedeniyle erişkin sinüzitlerinden farklılık gösterirler. Sıklıkla soğuk algınlığı sonrası oluşmaktadır. Bulgular soğuk algınlığı ile hemen hemen aynıdır. Bu nedenle 10 günden uzun süren soğuk algınlıklarında sinüzit akla gelmelidir. Ateş, sarı yeşil burun akıntısı, inatçı öksürük, baş ağrısı, yüzde ağrı veya basınç hissi, burun tıkanıklığı, göz etrafında şişlik, hapşurma atakları rinosinüzitlerin belirtileri arasındadır. Tanı klinik olarak konur. Düz sinüs grafilerinin tanısal bir değeri yoktur. İlaç tedavisi uzun sürelidir. Ancak İlaç tedavisiyle düzelmeyen veya sık tekrar eden sinüzitlerde altta yatan bir neden mutlaka aranmalıdır.
BADEMCİK VE GENİZETİ
Bademcik ve Genizeti dediğimiz yapılar vücudumuzun savunma sisteminin önemli öğeleridir. Bu yapıların bağışıklık sistemin çalışması için gerekli salgıların (özellikle immunoglobulinlerin) ve hücrelerin yapımında rolleri vardır. Özellikle üst solunum yollarından giren mikropları tanıyarak vücudumuzu savunmaya hazırlar. Bu nedenle bademcikler özellikle çocukluk döneminde vücudun hastalıklara karşı ilk savunma bölgesini oluştururlar. Bunun yanı sıra genizde yerleşmiş olan bademcik dokusu yapısındaki adoneidler (genizeti)de aynı görevi görmektedirler. Küçük bebeklik döneminde anneden geçen bağışıklık salgılarının tükenir ve çocuğun kendi bağışıklık sistemi çalışmaya başlar.
ORTA KULAK İLTİHABI
Orta kulak hava ile dolu küçük bir boşluktur ve dış kulaktan ince bir zar ile ayrılır. Sağlıklı bir orta kulakta dış ortamdaki atmosfer basıncına eşit miktarda basınç bulunur. Hava orta kulağa östaki borusu yardımıyla gelir. Östaki borusu genzimiz ile orta kulak arasında bulunan orta kulağın havalanmasını sağlayan tüp şeklinde bir oluşumdur. Nezle, grip, allerji veya üst solunum yolu enfeksiyonları esnasında östaki borumuz tıkanır ve kulak zarı arkasında bakteri ve virüsleri içeren sıvı birikimi olur. Bu duruma akut otit, akut otitis media veya orta kulak iltihabı adı verilir . Otitis media (orta kulak iltihabı) çocuklarda en sık görülen bakteriyel infeksiyondur. Yenidoğan ve süt çocukluğundan itibaren tüm çocukluk çağı boyunca östaki borusunun fonksiyonunu iyi yapamaması yani yapısal yetersizlik ve bunun üzerine binen viral infeksiyon sonucunda orta kulağın havalanması, drenaj ve korunması gibi fonksiyonların aksaması orta kulak iltihabının temel zeminini hazırlar. Bu uygun ortama boğazdan gelen bir mikrobun eklenmesi iltihabı başlatır . Östaki borusunun yetersizliği dışında, geçirilen viral infeksiyona bağlı olarak bağışıklık sisteminin genel ve bölgesel olarak zayıflaması, bakteriyel infeksiyonlara zemin hazırlayan iltihabi reaksiyonların varlığı, mevsimsel faktörler, kreşe gitme, okula giden kardeş varlığı, pasif sigara içimi, yatar pozisyonda biberonla beslenme, reflü, anne sütü kullanmama, yarık damak gibi yapısal bozukluklar, genetik yatkınlık, sosyoekonomik durum, gereksiz antibiyotik kullanımını gibi daha bir çok faktörde ortakulak iltihabı gelişmesinde önemli rol oynar. Bunun yanı sıra, Östaki tüpü, konum olarak daha yatay olduğu için çocuklarda orta kulak iltihabı daha sık görülü r Şikayetler arasında yaşa göre değişiklik görülmekle birlikte kulak ağrısı, kulak çekiştirme, kulak akıntısı, ateş, yeni başlayan huzursuzluk, iştahsızlık, kusma veya ishal sayılabilir. Akut otitis media sonrasında orta kulakda sıvı kalması hastalığın doğal seyridir. Bu sıvı zamanla yok olma eğilimindedir. 2 hafta içinde %65, 4 haftada %40, 3 ayda %25 hastada sıvı saptanır. Bu nedenle akut otitis media tedavisinde en önemli noktalardan biri en az doğru tedavi kadar önemli olan hastanın kontrole gelmesidir. Zira seröz otit de denen effüzyonlu otitde yani orta kulakda sıvı varlığında abartılı şikayetler görülmez. İşitme azlığı, kulakta tıkanıklık hissi küçük çocuklar tarafından iyi tanımlanamaz, fakat kendilerine seslenildiğinde duymayabilirler ya da TV sesini açmak ya da yakınına gitmek isterler. Malesef birçok çocuk da okul başladığında öğretmeni tarafından fark edilir. Bu nedenle sıvı birikimleri hem çocuk hem de KBB hekimi tarafından iyi takip edilmelidirler. Çünkü sıvı yoğunluğu artıp, zamk şeklini aldığında orta kulaktaki negatif basınç yükselir ve kulak zarı içeriye çöker. Bu durum uzun sürerse çöküklük kalıcı hale gelebilir. Bu durumda kulak zarına çizik atılarak orta kulakta biriken sıvı temizlenir ve gerekirse kulak zarına tüp takılır . Kolaylaştırıcı faktör olarak geniz eti varsa alınır bu durumda başarı şansı yüzde yüz'e yakındır. Tedavi kolay ancak ciddiye alınmadığında işitme kaybına neden olabilecek bu hastalık asla ihmal edilmemelidir.
Yorumlar