Access Point, İngilizce bir kelime ve birebir çevirisi “erişim noktası” şeklinde oluyor. Genellikle modem ile karıştırılsa da bir modem değil, daha çok bir “modem aksesuarı” olduğunu söylemek mümkün. Zira tek başına (modem olmaksızın) internete bağlanmanızı sağlamıyor. İşlevi, birden fazla bilgisayarın kendisi üzerinden internete bağlanmasını sağlamak ve kablosuz ağ kapsama alanını genişletmek. Kabaca, modeme CAT kablosu ile bağladıktan sonra Access point’i istediğiniz noktaya yerleştiriyorsunuz. Bu sayede modeminizin kablosuz ağının çekim kuvvetini ve kalitesini yükseltiyor. Bu, ilk işlevi. Bunun yanı sıra aynı anda onlarca bilgisayarın kendisine bağlanmasına izin veriyor. Yani, internet bağlantısını paylaştırıyor. Bu nedenle de genellikle, apartmanlarda ve çok katlı işyerlerinde kullanılıyor.
Birden fazla access point’i birbirine bağlarsanız, kendi özel internet şebekenizi oluşturabiliyorsunuz. Örneğin on katlı bir apartman için üç veya dört access point’i birbirine bağlayarak, tek bir internet bağlantısını on kat arasında paylaştırmanız mümkün olabiliyor. Kimi Access point modelleri, 10 kilometreye kadar aktarım yapabiliyor. Bu sayede, açık havaya dayanıklı bir Access point modeli seçerseniz evdeki internetinizi işyerinden kullanmanız bile mümkün olabiliyor. Seri halde bağlanan access point modelleri, bağlantı kalitesinin hiç düşmemesini de sağlıyor. Bu nedenle de, genellikle geniş alanlarda ve örneğin fabrikalarda kullanılıyorlar. http://www.bilio.com/access-point-c6755/ adresinden onlarca farklı access point modelini inceleyip, size uygun olan birini hemen satın alabilirsiniz.
Yorumlar