Hatay Haberleri Tümü

Darbeyi Atlattık, Milletimize Geçmiş Olsun da…

Başarılı olamadığı için şükrettiğimiz bu belada bazı bit yeniği hususlar var. Komplo teorilerine rağbet eden biri değilim. Ama “çakma” bir darbe girişimine benzeyen bu olayı biraz eşelemek istedim!
   İlk bakışta darbeyle ilgili istihbarat konusunda zafiyet olduğu görülebilmektedir. Yaveri bile darbeci olan Cumhurbaşkanına iyi ki bir şey olmadı diyoruz. Ancak muhtemel bir darbede ilk ele geçirilecek kişi olan Cumhurbaşkanı konusundaki gecikmeleri de mantıki gelmedi. 
   Üstelik darbe girişimi öğrenildikten sonra Erdoğan’ın şovu, Başbakan Yıldırım’ın “Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın gayretleriyle darbe girişimi önlendi!” gibi desteklerle giderek büyütüldü. “Kazanında her şeyin kaynadığı” bilinen AKP ile Erdoğan’ın algı yönetimindeki tecrübesi dikkate alındığında, “Acaba darbe girişiminden haberleri var mıydı?” diye de düşünmeden edemiyoruz. Zira darbe girişiminin kime yarar sağladığı tartıldığında, kuşku daha da güçlenmektedir. “Tertip değildir!” diyor, darbe girişiminden siyasi rant çabasını kınıyoruz. Çünkü darbecileri adeta besleyip büyüten, semirten ve adeta bir frankeştayn canavarı haline getiren AKP’dir. 
   Darbe girişimi TSK’deki cemaatçiler tarafından yapılmışken, medyada belirtilen “Darbeci listeleri”nde sadece TSK mensupları yer alırken, yargı ve emniyetteki tutuklamaların sebebini anlayabilmek mümkün olamamıştır. Bu listeler daha önce hazırmış demek ki. O halde neden beklendi, madem bu şer odakları biliniyordu da neden daha önce harekete geçilmedi?
   Daha önce bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Gülen’in ABD’den istendiği ifade edilmişti. Ancak anlaşılan o ki, resmen ABD’den bu tür bir talepte bulunulmamış. O halde milletin karşısında “Şu teröristi teslim et artık eyy Obama!” diye bağırmak, milleti kandırmaya çalışmak neden? Neden uluslararası yol izlemek yerine ille de algı yönetimi tercih edilmektedir? Tabii bu aşamadan sonra ABD de Gülen’i teslim etmelidir?
   Darbe girişimine Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının katılmayışı, yani “emir komuta zinciri” içerisinde gerçekleşmeyişi, girişimi akamete uğrattı. Darbecilerin bunu görememesi tuhaf! İyi ki böyle oldu. Ya cemaatçilerin Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıkları makamlarına geçtiklerinde bu kalkışma olsaydı neler olurdu? 
   Darbe girişimin zamanlama hatası da işe yaradı. Daha doğrusu erken deşifre olduğunu öğrenen darbeciler saati öne aldılar. Böylece planlar aksadı. Tabii en üst düzeydeki komutanlara da imza attıramadılar. Bu da onların ne kadar hesapsız olduğunun işaretiydi.
   Darbeciler sadece TRT Tv kanallarını ele geçirdiler. Ama Türkiye’de iktidar dahi TRT’yi izlemiyor. Havuz medyası ve diğer özel Tv kanalları neden ele geçirilmedi? Bu konuda “Darbecilerin aklına gelmemiş!” diyebilmek mümkün değildir.
   Daha önce ses getiren terör olayları vuku bulduğunda sosyal medya durdurulurdu. Oysa 15-16 Temmuz gecesi en iyi çalışan sistemlerden biriydi. Darbeciler bu kadarını bile düşünemeyecek kadar “akılsız”mış diyebilir miyiz?
   Gece boyunca sela verilerek din, bizzat AKP iktidarı tarafından istismar edilmiş, millet gereksiz yere çatışma ortamına sürüklenmeye çalışılmıştır. Bunun maksadı kendi yarattığı canavarı (Cemaati) tasfiye etmeye çalışırken milletin üzerinden kahramanlığa mı soyunmaktır?
   Fransa Ankara Büyükelçiliği, “terör tehdidi” bahanesiyle 14 Temmuz’daki milli gün resepsiyonunu iptal etti. Acaba bu iptalde darbe girişimiyle ilgili duyumlar var mıydı?
   Son Söz: Bu darbe girişimini yapanlar, destekleyenler, içerdeki ve dışardaki tertipçiler, darbe girişiminden siyasi rant peşinde koşanlar, darbe istihbaratını aldıktan sonra kendileri senaryo yazanlar elbet zamanla ortaya çıkacaktır. Şu anki bilgilerle diyoruz ki; darbecileri beslemiş olanlar kahramanlık taslamak yerine ülkedeki kutuplaşmayı gidermeye çalışmalıdır.


Paylaş
Tweet Paylaş Paylaş

Facebook Yorumları