Körfez Savaşı’ndan sonra bir türlü iyileştirilemeyen ve İskenderun’un adeta kanayan yarası olan İskenderun limanı özelleştirme sürecinde İskenderunlulara kalmalıdır.
Yıllardır İskenderun Limanı hakkında atıldı, tutuldu, yazıldı, çizildi.
Sonuç; Hiçbir ilerleme olmadı, liman yine atıl kaldı ve olan İskenderun halkına ve esnafına oldu. Liman krizi ile birlikte, İskenderun’da yok olan işsizlik ve yoksulluk kendisini tekrar hissettirdi ve bu sorunla birlikte hızla ilerledi.
Yani İskenderun elinde olan limanına sahip çıkamadı.
Günler, aylar hatta yıllar geçti. Öylece baka kaldı İskenderun, limanına. Malum, bu konuda kimse sahip çıkmayınca beklemekten başka bir şey yapamadı İskenderun…
Umutsuz bir şekilde yıllarca bekledi İskenderun.. Ve hiç ummadığı bir zamanda özlemle beklediği günü sonunda yakaladı. Gün geldi eskisi gibi canlandıracak, eski şaşalı günlerine dönebilme umudu sardı İskenderun’u.
Beklenen gün ile birlikte eski günlerine dönebilecek olan ihalenin sürecini başlattı İskenderun. Ama bu süreçte de adeta bir hayal kırıklığına uğramıştı. Baktı ki, yine kendisine sahip çıkan bir memleketlisini göremedi. Yine bir umutla bekledi. “Daha görecek günümüz var. Belki sahip çıkar bana bir memleketlim” dercesine bekledi İskenderun.
Ve bir sabah yine müjdeli bir haber ile güne gözlerini açtı. Butros’tan Emil ve Aksel Butros ile Sabay Denizcilik Sahibi Bülent Aymen ile ALP-ATEŞ Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Ateş, sahip çıktı İskenderun’a.
Ama İskenderun’un içinde yine bir sıkıntı vardı; “Ya Aymen ve Ateş ihaleyi kazanamazlarsa”
İskenderun’un için bu süreçten sonra bağırma hatta çığlık atma zamanı gelmişti. Kendisine İskenderun firmalarının sahip çıkmasını istiyor adeta. Bülent Aymen ve Uğur Ateş büyük bir şans iskenderun için.
Tabi İskenderun, sadece limanını değil, halkını ve esnafını da düşünüyordu bu çığlığı atarken.
Kendi kendine söylenip duruyor; “Başka bir firmanın benim halkıma ne faydası olabilir ki” diye. Ve arkasından devamını getiriyor; “Benim limanımı İskenderun firmalarına verirsek eğer, o firma yine bizim insanlarımızdan ve bizim topraklarımızdan kazandıkları parayı yine bize verir. Benim limanımdan kazandığı parayla, yine benim topraklarımda farklı yatırımlar yaparak, birçok insanıma istihdam yaratabilir. Birçok yoksul insanım karnını doyurabilir.”
Bu nedenle, İskenderun’un bu çığlığına, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve bölge milletvekilleri kulak vermelidir ve bölgemiz ve halkımız için büyük bir şans olan Butros’tan Emil ve Aksel Butros ile Sabay Denizcilik Sahibi Bülent Aymen ile ALP-ATEŞ Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Ateş’e bu konuda destek çıkılmalıdır.
Yorumlar