muhalefet partileri adaylarını geçtiğimiz günlerde netleştirmişlerdi. Elbette akepe iktidarının Erdoğan'dan başka bir
adayı olması söz konusu olamazdı. Çünkü Erdoğan için köşk son şans ve hakkında biriken dosyalara müteakiben
açılması muhtemel yargı sürecinden kurtulmanın tek çaresiydi. Ve bu son çare için akepe lideri, Devletin ye ye
bitmez imkânlarıyla yaklaşık iki aydır ülkede onca vahim olay olmasına rağmen, karış karış Türkiye'yi gezmekte
ve seçmenlerini etkilemek için sürekli mitingler düzenlemekte. Hatta Türkiye'yi bırakın Avrupa'da ki Türk
vatandaşların yoğun yaşadığı ülkelerde bile nabız yoklamakta.
Peki akepe'nin Erdoğan çıkışı ve ciddi ciddi köşk planları yapması karşısında muhalefet partileride Başbakanın
karşısına, onun köşke çıkmasını kolaylaştırmamak için ayrı ayrı aday çıkarmama kararı almışlar yaptıkları ikili
görüşmelerden sonra adına ''Çatı'' dedikleri bir mini partisel iç koalisyon formülü bulmuşlardı. 2002 yılından buyana
akepe'nin iktidarında nadiren bir araya gelen iki parti liderleri, sözüm ona bu yeni ortak formülle, Erdoğan'ın köşke
çıkmasını engelleyecekler hem de Türkiye'nin akepe yapılanmasının artık önüne geçeceklerdi. Çünkü eğer
Erdoğan köşke çıkarsa, akepe'nin bir süre önce rafa kaldırmak zorunda kaldıkları Başkanlık ve dolayısıyla tek
başına Devlet Liderliği (Resmi Diktatörlük) planı gerçekleşebilirdi. Bu planın Cumhurbaşkanlığı seçimlerine çok az
bir zaman kala yeniden gündeme getirilmesi, CHP ve MHP kanadını yeniden ürkütmüş, birbirlerine yaklaşmak
zorunda kalmışlardı. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin birlikte yaptıkları görüşmelerden sonra bütün Türkiye umutlanmış
bu iki partiden, sağlam ve köşke gerçekten yakışacak, halkın Cumhurbaşkanı olabilecek, akepe'nin koşulsuz
şartsız bütün yasamalarını gözleri kapalı imzalamayan, adil, hukuk tanır bir isimde uzlaşacağını ve artık akepe
hegemonyasına son verileceğini düşünmüştü. Ne yazık ki, beklenen olmadı CHP ve MHP'nin ortak olarak 16
Haziran 2014'de açıkladıkları Çatı adayı hepimizi ciddi anlamda hayal kırıklığına uğrattı.
Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ismi açıklandığında bütün Türkiye hatta tüm Dünya tam anlamıyla şoka girmişti.
Sosyal medya ve Türkiye'de ki bütün haber ajansları şaşırmış herkes ''Kim bu Ekmeleddin İhsanoğlu?'' demişti.
Türkiye Cumhuriyeti'nin Ulusal anlamda kalan son kolonları olarak düşündüğümüz koskoca CHP ve MHP'nin onca
köşke layık ve vatansever kimlik varken, bula bula Türk halkının neredeyse hiç tanımadığı eteğindeki taşları bile
yabancı ajanslardan alınan bilgilerden öğrenen, hatta Türkiye doğumlu bile olmayan Arap Sentezcisi bir şahsiyeti
köşk için aday göstermeleri sanırım Ulusalcı ve Üniter Devlet yapısının bekçisiyiz palavralarıyla halkı sürekli
kandıran bu iki partinin de sonunu getirmiş oldu. Biri Cumhuriyetçiyiz diğeri de Atatürk'ün izinde Milliyetçiyiz diye
atıp tutan bu iki sözde muhalefet partisinin, ''Laiklik yıkılmalı ve birleşik İslam orduları kurulmalı'' diyen ve bu
düşünceyi savunan bir şahsiyeti, Cumhuriyetimizin kalesi olan ve zaten bir önceki şahsiyetle düşmüş olan
Çankaya Köşküne Cumhurbaşkanı olarak çıkarmaya çalışması bu güne deyin yaşadığımız en büyük skandal
olarak siyasi tarihimize geçmiş oldu.
Bizler, var gücümüzle akepe hegemonyasına son vermek için halk olarak mücadele ederken, Hükümetin
yönetimine gözetmenlik yapmak için Meclis'te olan partilerin böyle bir saçmalığın altına imza atması çok üzücü.
Bulunan formüle verilen isimde ayrıca çok manidar. Çatı ismi birleşmiş düşüncelerde bizlerin gözünde CHP ve
MHP gücü olarak çok hoş bir etki yarattı fakat ne varki düşlediğimiz, beklediğimiz, umutlandığımız bu çatı'nın
meğerse kolonları yokmuş. E zaten bir yapının önce çatısı değil kolonları yapılmaz mı?. Ne yazık ki, bizimkiler
kolonları atlayıp direk çatıdan başladılar. Şimdi bekleyeceğiz yıkılış ne zaman ve ne şiddette olacak...
Yorumlar