banner110
banner77

Kime kiraladınız beyninizi?

14 Mart 2011, 10:11
Kime kiraladınız beyninizi?
Eskittik ruhumuzun askısı olan bedenimizi. Endişe içindeyiz. Hiçbir şeye, hiç kimseye yetememekten, yetişememekten korkuyoruz. Aslında artık durmamız gerektiğini, durma vaktinin çoktan gelip geçtiğini biliyoruz. Yüreğimiz her an duracakmış gibi atıyor. Ne için yola çıktığımızı artık düşünmüyor, akıl almaz bir hızla ilerliyoruz sadece. Öyle değil mi? Neden hiç durmadan koşuyoruz amok koşucusu gibi? Bu ne acele? Ne hırs bu böyle? Neye, nereye yetişmeye çalışıyoruz? Çoğaltıp gidebilirsiniz nedenleri... Bir zamanın sonuna gelmişiz, geri dönüş yok. Hayat yolunda depremi, çarkların çatırdayarak başka yöne dönüşünü yaşamak, yok oluşu görmek nasıl bir şey? Ölmek de zor aynı hayat içinde; doğmak da. Türkiye’de solumsu soluk sol denen siyasi hareketin, bazı duyarlılıklar kazanabilmesi için kırk fırın ekmek yemesi gerektiği görünüyor. Mükemmel olsun demiyorum,beklemiyorum da,ama biraz olsun... Kime kiraladınız beyninizi? Ne karşılığında peki? Size bakmaları, cebinize harçlık koymaları, sizi besleyip büyütmeleri, üstünüze bir ‘itibar elbisesi’ giydirmeleri, girmeye pek hevesli olduğunuz meclislere sizi dâhil etmeleri, banka hesaplarınızı şişirmeleri, sizi ‘onaylamaları’ karşılığında mı? Özetle ‘sınıf atlayabilir’ umuduylamı.??? Ne kadar sıkıcıyım... Hiç rahat bırakmıyorum... Sürekli üstünüzde gözlerim... Neye şahit olursam olayım, kimseye güvenemiyorum. Arkamı döndüğümde o mesafeli tebessümlerin neye dönüşeceğini kestiremiyorum. Yaşamımda şahit olduklarımın artık tasarrufumun dışında kurulmuş olan dengesini muhafaza etmek; bunun için bir cambaz gibi nefesimi tutup ip üstünde yürümeyi sürdürmek istemiyorum..? Ne görüyorum biliyormusunuz dönüp arkama baktığımda? Hep doğruları bulmaya, hiç hata yapmamaya programlı, belki ‘başarılı’ ama fevkalâde sıkıcı, rahatsız edici derecede kusursuz, kusursuzluğuyla huzursuz bir zaman aralığı.. Ev ödevi gibi yaşanmış bir hayat.. Sorarım size ,nasıl bir hayat yaşadınız.? Düşünün bir ,‘İyi ki yaptım’ dediğiniz ne var hayatınızda.? Keşke’ler mi hâkim geçmişinize.?Şimdi olmak ve durmak istediğiniz yerde misiniz.? Elinizdekileri kaybetme riskini göze almadığınız için aslında belki de hiç kazanmadınız. Neden hiç durmadan koşuyoruz amok koşucusu gibi...? Bizi parmakla gösterip alkışlayacak, boynumuza madalya, omuzlarımıza apolet mi takacaklar.? Alkışlansak, madalya alsak, apolet taksak ne olacak.? İstediğimiz bunlar değil mi.? Ne peki.! Çoktan unuttuk mu yoksa aklımızdan geçenleri.? Ne için yola çıktığımızı artık düşünmüyor, akıl almaz bir hızla ilerliyoruz sadece. Öyle mi..? Soluğumuz kesilmek üzere sanki. Yüreğimiz her an duracakmış gibi atıyor. Endişe içindeyiz. Hiçbir şeye, hiç kimseye yetememekten, yetişememekten korkuyoruz. Aslında artık durmamız gerektiğini, durma vaktinin çoktan gelip geçtiğini biliyoruz. Ve... Eskittik ruhumuzun askısı olan bedenimizi. Ama yanıldığımızı anladık bir gün… Özgürleştiğimizi sanırken bedenimize tutsak etmişiz, kendimizi fark etmeden.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99