Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu geçtiğimiz günlerde avukatlık sınavı ve mesleki yeterlilikle ilgili açıklamalarda bulundu.
Feyzioğlu açıklamasında “2010 yılında 70 bin olan avukatsayısı, 5 yılda yüzde 35 artarak 95 bine dayandı. Avukat sayısındaki kontrolsüz artışa acil bir önlem alınmazsa ileride çok sayıda avukatın işsiz kalabileceği” uyarısında bulundu.
Mesleki yeterliliğe ilişkin avukat sayısındaki artışla birlikte mesleki kalitenin de giderek düştüğüne dikkat çeken Feyzioğlu, “Şu anda stajyer avukat sayısı da 14 bin civarında. 60 binin üzerinde öğrenci ise önümüzdeki 5 yılda hukuk fakültelerinden mezun olacak. Bu, önümüzdeki 5 yılda avukat sayısının yüzde 60’ın üzerinde artması demek. Avukat sayısındaki bu kontrolsüz artış, bir yandan kaliteyi düşürüyor, diğer yandan meslek disiplinini olumsuz etkiliyor” diye konuştu.
Feyzioğlu avukatlık sınavına ek olarak ilk defa “Stajyer Avukatlık Sınavı” nın da gündeme alınmasını istediklerinden bahisle “Avukatların herhangi bir sınava girmeden avukatlık görevini üstlenmelerinin mesleğin kalitesine zarar verdiğini söyledi. Feyzioğlu, “Kaliteyi korumak ve zaman içerisinde yükseltmek adına avukatlık sınavı ile avukatlık stajına giriş sınavını ayrı ayrı getirmemiz gerekiyor. Bütün olumsuzluklarına rağmen çoktan seçmeli soru-cevap türü tercih edilmeli. Mülakat gibi sübjektif bir aşama da olmamalı” dedi.
Son yıllarda avukatlık mesleğinde yaşanan nitelik sorununun, en basit yolla, sınava tabi tutularak çözülebileceğini savunmak kolaycılıktan başka bir anlam ifada etmez. AKP İktidarı döneminde her ile,hatta her ilçeye üniversite götürülmesi icraatı sadece avukatlık mesleğine zarar vermemiştir. Bugün her meslek grubunda hissedilmeye başlanan nitelik sorunu bu anlayışın eseridir. Taşraya taşınan üniversitelerin öğretim kadrolarındaki eksiklik, bu üniversitelerin adeta donanımsız bilim yuvaları halini almalarına sebebiyet vermiştir.
Sayın Feyzioğlu ülkemizde yaşanan üniversite artışına sessiz kalmıştır. Sorunun çözümü, getirilecek kademeli sınavlarda değildir. Öncelikle üniversitelerin içi asgari akademik kadrolarla doldurulmalıdır. Sınavla kalitenin artmasını beklemekhiçbir bilimsel gerçeğe uygun düşmez. Sayın Feyzioğlu’ na hatırlatmak gerekirse; çoktan seçmeli olarak düzenlenen bir sınava tabi tutulan ve okuma yazma bilmeyen bir kişinin tüm soruları doğru cevaplama olasılığı maalesef halen sıfır değildir.
Yorumlar