Öyle durgun ve seviyesiz bir siyasi ortam yaşıyoruz ki, bizler bu çemberin içerisinde nasıl düşüneceğimizi belirleyemezken, toplum katmanlarından bunu beklemekte çok akıllıca bir hareket olamaz.
Siyasi arena içerisinde öyle bir hava esiyor ki, sanki Belediye seçimleri çok uzun yıllar sonra olacakmış gibi görünüyor ya da gösteriliyor. Aslında iki yıl sonra bugünlerde “seçim dönemine” girmiş olacağız. Her geçen gün sıcak bir seçim atmosferi yaşanacak. Başta da belirttiğim gibi seçim atmosferi uzun gibi görünse de iki yıl sonra kapımızı çalacak. Peki sizce bu iki yıl uzun bir süre mi. Bence böyle düşünürsek yanılmış oluruz.
Evet, yanılmış oluruz diyorum çünkü günler çok hızlı akıp gidecek. Neden mi; gündem o kadar çok dolu ki, bizler neyi, nasıl takip edeceğimizi anlamadan seçim günü geliverecek. Çünkü sınırlarımız da tam bir cehennem kazanı kaynıyor. Parlamentoda yemin krizi bunun siyasi gerginliğinin yansıması önümüzdeki günlerde daha sıcak bir şekilde gündeme damgasını vuracak.Terör belası ve AB - Türkiye ilişkileri bizleri siyasi platform içindeki partileri tanıma fırsatı dahi vermeden seçim sandıklarına gideceğiz.
Unutmayalım ki, hedefi belli olmayan gemiye, rüzgar hangi yönden eserse essin bir faydası olamaz.
Bizlerde yarınımızı emanet edeceğimiz rüzgarı belirlemek için bugünden hazırlıklı olalım. İki yıl uzun bir zaman değil, günler çok hızlı akıp gidiyor…
İskenderun’da gündem yok...
Vekillerimiz bay-bay dahi etmeden bizleri bırakıp gittiler. Aslında onlarla basın camiası ne güzelde el bebek, gül bebek geçinip gidiyorlardı. Sokaktaki vatandaş gidişlerine üzülmedi, bunu ima etmek istemedim, muhabir arkadaşlarımız üzüldü. Çünkü gündem boşaldı. Muhabir arkadaşlar yakınıp duruyorlar “gündem boş” diye.
Dostlarımız çok anlayışlı (!)
Kervan yürüyor…
Camia içerisinde kullanılan her kelimenin ve imla işaretinin nasıl mesajlar içerdiğini bizler çok iyi biliriz.
Bunu karşılamak ve atılan pası gole çevirmek de bizim için çok kolay. Yerinde durmasını bilmeyeni yerinden çabuk ederler. Ve DURMUŞ YAYINCILIK’ın da bu gücünü, anlayışlı (!) dostlarımız çok iyi biliyorlar. Eğer bilmiyorlarsa da öğrenmişlerdir.
Bu meslek kulvarında öyle dostlarla beraber yürüyoruz ki, düşmana hiç gerek kalmıyor.
Değerlerimize sahip çıkalım..
İskenderun’da çok güzel şeyler de hayata geçiriliyor. Bizler bu değerlerin kıymetini bilelim ve bu değerleri yaratanları onurlandıralım. İskenderun basını olarak yapılan güzelliklere sahip çıkmak, kamuoyu yaratmak görevimiz olmalı. Yoksa bu grup şunun, şu grup bunun diye kendi aramızda kendimizi saflara ayırırsak, buraya emek veren politikacısından, bürokratına, sokaktaki vatandaşa kadar tüm kesimlere haksızlık etmiş oluruz.
Emek verenlere, iş yapanlara, değerler üretenlere, yeri, konumu, görüşü ne olursa olsun bunlara sahip çıkmamız gerekiyor. Çünkü onlara sahip çıkmak İskenderun’a sahip çıkmaktır.
Yorumlar