Başlamadan komediye dönüşen bir manzarayla karşı karşıyayız. Yapmak istedikleri, elde etmek istedikleri uğruna kimlerin ne hallere geldiğini gördüğümüz bir dönemdeyiz. Herşeyi herkesten iyi düşündüğünü sanan bazı muhalifler dışında sanki bu memlekette düşünen başka insan yok. Acaba kendilerinin haricinde kimseyi kabul etmiyorlar mı?
Alışverişe dönen seçimlerde pazardan kavun karpuz alır gibi konuşmalarda kaçınılmaz olmaya başladı. Yerel seçimlerde talibiz ve İskenderunu alacağız! bu hangi siyaset anlayışına sığar merak içindeyiz. Halkın, oldu buyrun koltuk sizindir demesini mi bekliyorlar acaba. Yoksa halkı hiçe mi sayıyorlar? Vermeden almak Allaha mahsustur. Peki sormazlar mı adama neden diye? Sormazlar mı ne verdiniz de ne istiyorsunuz diye sormazlar mı emeksiz yemek olmaz diye? Sorarlar! En başta bu beldenin duyarlı vatandaşları, işçileri, emekçileri, ter dökenleri ve hak ettiğini almak isteyenler sorar. Eğer sen sadece talip olduğun içinİskenderunu alabileceğini düşünüyorsan, bu halkın ne düşündüğünü, neler yapabiliceğini ve seni oraya çıkaracak olanın da indirecek olanın da o olduğunu ututmuşsun demektir.Öyle dışardan gazel okumakla başkanlık alınmaz. İcraat ister emek ister fedakarlık ister canla başla calışmak ister halkının isteklerine kulak vermeyi gerektiren herşeyden önce hizmet ilkesinin beninsenmesini ister. Üstelik davulun sesi dışardan hoş gelir seçimde de boş çıkabilir.
Bu halk daha önce bu ve bunun gibi bircok seçim geçirdi. Emin olun herşeyi sizden iyi görüyor herşeyi sizden iyi biliyor. Vaatler sel olup akıyor. Havada uçuşan yalanlar halkı artık kandıramıyor. İnsanlar vaatlerden bıktı, artık yaşama geçen icraatlar bekliyor. Kimin seçilip seçilmeyeceği konusunda yorum yapmıyorum ancak vatandaşın sesi sert çıkabilir...
İskenderun halkı uyuyor mu? Hayır size öyle geliyor. Halk gayet net görüyor her şeyi. Ama sıkıntıdalar, yorgunlar, siyasetin ne kadar kaypak birşey olduğunu gördükten sonra siyasetin neresinden bakacaklarını bilemeyacek kadar şaşkınlar.
Aslına bakılırsa siyaset artık günümüzde öyle bir hal aldı ki, artık öne çıkan partiler değil şahıslar olmaya başladı. Önceden partilerin görüşleri, ilkeleri ve savundukları öne çıkardı. Kimin hangi partiden aday olacağının ne önemi var, sonuca bakın. Şahıs olması onun yaptıklarını göz ardı edileceği anlamına gelmez. Aksine hakkı varsa helal etmesini bilmek lazım. Bakın İskenderun da yapılanlara, sonra vatandaşın taleplerine, beklentilerine, geçmişten bu güne dek gelen değişimlere. Dönüşümün modernize edilmiş İskenderun portresine. Bakında partilerin değil kişilerin başarılarını takdir etmek gerekliliğini anlayın. İskenderun hak ettiği yere geldiyse bu sayısız partiler sayesinde değildir. Hak eden şahıssa, şahısta bulunduğu yerin farkındaysa ne önemi vardır hangi parti olduğunun. Bunun en canlı örneğidir İskenderun.emeğe saygı duyulmalı vapılanlar göz ardı edilmemelidir. Zaten halk bunun bilincindedir. Halk hak etmeyeni o koltuğa oturtmaz. Oturtsada ikinci veya üçüncü defa oturtmaz...
Aslolan sonuçtur.Üstelik insanlar ne çekmişse kuru vaatlerden çektiğini bilecek kadar olgun erdemli. Ötesinde kimse kör değil.Talip olmak en doğal hakkınız.İsteyenin bir yüzü
Ama adabıyla üslubu bozmadan.
Yorumlar