Akbay, AK Parti hükümetinden CHP içindeki yeni yapılanmalara, yerel yönetimlerden İskenderun Belediye başkanına kadar kendisine yöneltilen sorulara büyük bir içtenlik ve cesaretle yanıtlar vererek çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Ben sosyalistim”
Akbay kendisini tanıtırken “sosyalist” olduğunu ve bu düşüncelerini özgürce ifade ettiğini, CHP içinde bir sosyalist olarak düşünce ve eleştirilerini ifade ederken herhangi bir sıkıntı yaşamadığını, bilakis ağır eleştirilerine rağmen partililerin hoşgörülü ve nazik tutumlarına tanık olduğunu belirti.
“CHP yeniden yapılanıyor”
Programın ilk bölümünde mevcut siyasi partilerde parti içi demokrasi olmadığını vurgulayan Akbay özellikle sağ ve muhafazakar partilerde parti içi demokrasi geleneği olmadığını, emir- komuta zinciri içinde lider sultasının bulunduğunu vurgularken, bu durumun sol ve sosyal demokrat partilerde kabul edilemeyeceğini vurguladı. Akbay “Eğer sol partiler sağ partilerden iktidarı almak ve başarılı olmak istiyorlarsa önce demokratik yapılanmaya kavuşmalıdır. AKP padişahlığa soyunan bir partidir. CHP ancak daha çok demokrasi ile AKP tehlikesinden ülkeyi kurtarabilir” dedi. CHP’de parti içi demokrasi var mı sorusuna, tereddüt etmeden “ hayır” yanıtı veren Akbay, “ ancak parti içi demokrasi kanalları Kılıçdaroğlu ile devreye sokuldu, değişim sürecinin başladı, bu süreç sancılı olmakla birlikte geri dönüşü olmayacak bir süreçtir. CHP il teşkilatının kayyuma düşürülmesi parti içinde demokrasi olmamasının somut göstergesidir. Değişim ve yenileşme hareketi yepyeni bir CHP yaratacaktır. Çağdaş, demokratik ve özgürlükçü bir sosyal demokrat hareketin doğum sancılarını yaşıyoruz. Bu süreç biraz zaman alacak. Çünkü Baykal ile CHP parti içi demokrasi rafa kaldırılmıştı. Hastalık en tepeden en tabana yayılmıştı. Bir günde olumsuzlukları yok etmek mümkün değil. Ancak sorunları giderme ve sosyal demokrat anlayışa uygun bir yapılanma yaratmak için iyi niyetli ve kararlı bir çaba CHP’de gözlemleniyor” dedi.
“Yöneticiler Halkı Soyuyor”
Akbay kendisine yönelen soruları yanıtlarken AKP başta olmak üzere seçilmiş yöneticilerin siyaseti ikbal kapısı olarak gördüklerini, seçilmişlerin kısa sürede gerek kendilerinin, gerekse yakınlarının kısa sürede zenginleştiklerini ifade etti. Akbay, “Başbakan’ın siyasete başladığında gece kondu da yaşıyordu, şimdi kendisi ve çocukları dünyanın en zenginleri sıralamasına girdiler. Bakanlar da aynı yolda ilerliyor. Halk hesap sormasın diye devlet aygıtını baskı aygıtına çevirdiler. Zaten sistem de halkı soymak amacına uygun olarak yapılanmış. Kılıçdaroğlu’nu bizler elinde dosyalarla tanıdık. Ama en büyük dosyayı genel başkan olduğu gün patlattı. Kılıçdaroğlu genel başkan olarak yaptığı ilk konuşmada ‘ ben siyaset yaparken zenginleşmeyeceğim fakirleşeceğim, apartman dairelerinden havuzlu villalara taşınmayacağım, çocuklarım ve etrafımdakiler bir gecede zengin olmayacaklar, sadece ve sadece halkımın zenginleşmesini sağlayacağım’ demişti. Bu çok önemliydi. Sadaka toplumu yaratmak isteyenler bunu anlayamaz. İnsanları açlıkla terbiye ediyorlar. Ama halk yoksulluktan kurtulma hakkına sahiptir. Bu hakkı bilinç düzeyine yükseltirsek ne AKP kalır ne de hırsız siyasetçiler” şeklinde konuştu. AKP’nin ilk genel seçimlerde hezimete uğrayacağı iddiasında bulunan Akbay “ son demokratik seçime gidiyor olabiliriz. Bu sebeple elbirliği ile AKP’nin ipliğini pazara çıkarmak zorundayız” dedi. Yani Bir CHP yaratırsak bunu başarabiliriz.
“Bağımsız Ve Bağlantısız Bir CHP İl Yönetimi Kurulmalı”
Akbay 14 Kasım’da mahkemece atanan kayyum heyeti tarafından yapılması planlanan il kongresi için adaylardan hangisini destekleyeceği sorusuna; “ öncelikle anti demokratik bir yapılanma sonucu oluşan delege sistemi mevcut. Milletvekilleri gelecekte koltuklarını korumak için kendilerine bağımlı yöneticiler seçiyorlar. Bu örümcek kafalılardan parti kurtulmalıdır. Herhangi bir kişiye dayalı siyaset anlayışını ret ediyorum. Bu sebeple dürüstlüğüne ve çalışkanlığına inandığımız, yüreği parti çıkarları için atan yöneticiler istiyoruz. Adaylar henüz adaylıklarını açıklamadılar. Ancak isim olarak sorduğunuz için söylüyorum, Mehmet Güzelyurt CHP’deki değişim sürecine başlatabilecek yetenekte ve dürüstlükte biridir. Eğer aday olursa onun kazanmasını tercih ederim. Ancak kim kazanırsa kazansın CHP bu sancılı süreçten güçlenerek çıkacaktır. Seçim atmosferine girilmiş vaziyetteyiz. Parti içi çekişmelerle kaybedecek vaktimiz bulunmuyor” diyerek, kimseye bağımlı olmayan, kişilere dayalı siyaset anlayışını ret eden bağımsız ve bağlantısız bir il yönetiminin gerekliliğine işaret etti.
“AKP başarısız”
8 ay sonra yapılacak seçimlerin sonuçları ne olur şeklindeki soruya Akbay “ AKP seçimlerden başarıyla çıkmayacak. AKP mütemadiyen yalan söylüyor. Büyüme hızı 2002-2009 arasında 4,3. Oysa 1923- 2002 arasında büyüme hızı ortalama 4,9. 1970-1979 döneminde ise 5,9. Yani AKP ekonomi iyi diye yalan söylüyor ve herkes buna inanıyor. Ama ekonomik krizi sürekli yaşıyoruz. Cebinde bir lirası olmayan bile ekonomi iyi diyor. Sanal bir ortamda insanlar kendi gerçeğini unutuyor. İşsizlik tarihte olmadığı kadar artmış. Ama bu nereye kadar devam edebilir ki. Seçimlerde AKP bence hezimete uğrayacak.
“AKP çalıştırmıyor, Civelek korkuyor”
Programın ilerleyen bölümlerinde yerel yönetimlerle ilgili gelen sorulara açıklama getiren Akbay, İskenderun’da Başkan Civelek’in AKP meclis grubuyla sık sık bir araya gelerek yemekli toplantılar düzenlemesini ağır bir dille eleştirdi. Akbay açıklamasında “ Civelek mecliste grubu bulunan diğer partilerle bir araya gelip toplantı düzenlemiyor. Kendi partisinin grup toplantılarından adeta kaçıyor. AKP ile ise düzenli olarak bir araya geliyor. Bu kabul edilemez. AKP’nin amacı iskenderun’a hizmet yaptırmayarak önümüzdeki seçimlerde İskenderun’da iktidar olmak. Bunu da iyi başarıyorlar. Civelek’in olası halkın yararına hizmetlerini gündeme getirmeden o yemeklerde boğuyorlar. Civelek hayatı boyunca devlet memuru olmuş. AKP’nin onu Hakkari’ye süreceğinde korkuyor. Belediye başkanı olduğunu unutuyor. Bu yemekleri iktidarın gücünden yararlanmak için yaptığını ifade etse de belediyemiz bugüne kadar hükümetin hiçbir desteğini görmedi. Ama AKP’lilerin her isteğini civelek derhal yerine getiriyor. Önümüzdeki günlerde mecliste bütçe görüşmeleri başlayacak. Civelek gurubuyla gece gündüz toplantı yapması gerekirken Amerikadan gelir gelmez AKP’lilere koştu” ğunu belirtti. Akbay’a ABD gezisinin sonuçları sorulunca, “Ben bilmiyorum. Hiçbir iskenderun’lu bilmiyor. Başkan halkın parasıyla gitti ama zahmet edip neden gittiğini ve iskenderun’a yarar hangi adımlar attığını açıklamadı. Muhtemelen gezip dolaştılar, keyifli bir tatil yaptılar. Seçimler sırasında İskenderun’u mutluluğun adresi yapacağımızı açıklamıştık. Başkan yanlış anlamış, iskenderun’u yalnızca kendi mutluluğunun adresi haline getiriyor” dedi.
“İskenderun sahipsiz”
Programın son bölümünde iskenderun’un sahipsiz bırakıldığını, belediyelerin asfalt tamiri, kaldırım veya parke taşı döşemek dışında sayısız projelerin gündeme gelmesi gerektiğini ifade eden Akbay ; “İskenderun’da konser verilebilecek bir anfi tiyatro yok. Toplu ulaşım yok. Turizme dayalı projeler yok. Sosyal dayanışma adına sadece birkaç kişi zengin ediliyor. Sahil düzenlemesi yok. İskenderun yoklar şehri. Nedeni de halktan alınan halka verilmiyor. Yapılan sınırlı hizmetlerin bedeli halka fatura ediliyor. Oysa RANT PROJELERİNİN GİDERLERİ kent rantını yiyenlere fatura edilmeli. Halka verilen hizmetler maliyetine sunulmalıdır. Kar etmek kanunen yasak. İlk akla gelen zam yapmak ve faturaları şişirmek. Kent rantını halka dağıtacak bir yöntem ve anlayışa sahip değilseniz bir avuç çıkar çetesine hizmet etmiş olursunuz. İskenderun’da 15 yıldır devam eden anlayış bu yöndeydi. İki yıldır Civelek sadece bu anlayışa hizmet etti."
“Yolsuzluk iddiaları ayyuka çıktı”
İskenderun’da bir gazetede çıkan yolsuzluk iddiaları konusunda düşünceleri sorulan Akbay, “O haberlerde genel olarak ihalelerde yolsuzluk yapıldığını iddia etmişler. Haberde ayrıntılar yok. Ancak yolsuzluk iddiaları ayyuka çıktı. Bu durum da, Civelek’in yanlış tutumlarından kaynaklanıyor. 15 yıl iskenderun’u yöneten, imarı katleden, yolsuzluk ve rüşvet batağına saplandığı iddia edilen kadrolar aradan geçen iki yılda değişmedi. Oysa halk bu kadroların başarısız olduğunu düşünerek oy vermişlerdi. Civelek bu kadrolarla çalışarak 15 yılın bütün olumsuzluklarına ortak oldu. Müfettiş geldi bir şey çıkmadı demek yasak savmaktır. Zaten iddiaların hedefindeki müdürlerin koltuğunu korursan, onlarda kendilerini kurtaracak belgeleri müfettişin önüne sürerler. Civelek bu müdürleri yalnızca korumadı, aynı zamanda yolsuzluk kokan icraatlardan sırtımıza yüklenen borçları ödeyerek bu şaibeli icraatları ve kişileri ödüllendirdi. Eski çark daha pervasız olarak devam ediyor. Bu yüzden yolsuzluk iddialarının artması çok doğal. Bu gidişle daha da artacak. CHP tabanı bunların hiçbirini tasvip etmiyor. Etmeyecek te. Zaten Civelek’in CHP ile bir bağlantısı yalnızca kağıt üzerinde var. Hasabı soracak olan yine CHP’liler olacak. Önümüzdeki günlerde buna dair gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz. Ya da Civelek derhal şapkayı önüne koyup düşünmek zorundadır. Bu müdür kadrosuyla, beceriksiz yöneticilerle yola birlikte devam edemeyiz. Bir başka dünya ve bir başka İskenderun mümkün. Ne yolsuzluk ne de yoksulluk kader değildir” dedi.
Yorumlar