Yeral, basın açıklamasında, şu sözlere yer verdi:“Her gün adeta sıradanlaşan şehit asker, polis ve vatandaşlarımızın kan ile gözyaşı haberlerinden artık aile ve çocuklarımızla ekranlara bakamaz olduk! Artık "çok üzgünüz, yastayız, kınıyoruz, protesto ediyoruz, lanetliyoruz!" ifadeleri de çok basit ve klasik kalmaktadır. Artık ateş sadece düştüğü yeri değil, tüm ülkeyi yakıyor. Zira sözlerin bittiği, boğazların düğümlendiği, gözlerin karardığı ve yüreklerin dağlandığı yerdeyiz. Şehit sayımız kimilerine göre 8, kimilerine göre 16, kimilerine göre de 26'dır. Ama bir gerçek var ki, maalesef resmi ağızların şehit sayısını açıklamaya cesaret dahi edemedikleri bir konumdayız. Bu da bizi daha çok kahretmeye ve çileden çıkarmaya yetmektedir. 2-4-6-8'er şehit vermekten sonra, 16 veya sayının açıklanmaya cesaret edilemediği bir noktaya geldik.Terörün adeta bitme aşamasındayken, durup dururken bu düzeye gelmesi, burnumuza kötü siyasi kokuları getirmektedir. Sanki Suriye'de başarılamayan çirkin Türk - Kürt, Alevi - Sünni kardeş savaşı senaryosu, bizim Ülkemizde denenmeye konuldu gibi. Başta Ülkemiz olmak üzere, tüm Bölgemiz çok hassas ve kırılgan bir dönemeçten geçmektedir. Her şeye rağmen biz dini, mezhebi, ırki kardeşliğimizden asla ödün vermemeli ve sağduyuyu elden bırakmamalıyız.Tabi ki din - iman, millet - vatan sağ olsun, ama pisi pisine de Mehmetçiklerimiz, polislerimiz ve vatandaşlarımız da kör bir kurşun veya mayına ya da birilerini siyasi geleceğine artık kurban gitmesin, yetti gayrı! Türkçe de, Kürtçe de, Arapça da ağıt dinlemek, bağrı yanmış analar, yetim kalmış gözü yaşlı çocuklar artık görmek istemiyoruz! Ya bu kanla gözyaşını durdurun, ya da bu milletin önünde artık durmayın.”
Yorumlar