Tür seçiniz:
CHP iptal ettirince
!
Başkan çıktı bir açıklama yaptı diyen Üysen; Dedi ki; Bir plan tadilatı yaptık, bunu da niye yaptık? Bir kavşak yapacaktık, o kavşakta 10 dönümlük bir arsanın 6 dönümü kavşağa gidiyordu. Buraya istimlâk bedeli ödememek için arsanın sahibini çağırdık, 6 dönümünü belediyeye terk et, 4 dönümünü de imar verelim sende belediyeye bir bağışta bulun dedik diye açıkladı. Adam da belediyeye 700 bin lira bağışta bulunmuş. Adamın verdiği çekte Büyükşehir belediye başkanlığı yazılmış ve envantere kayıt olmuş. Belediye 700 bin lira kar etmiş. Sonra CHPde bu planı iptal ettirmiş. Adam da o zaman ben bu parayı ödemem demiş. Olay buradan çıkmış dedi.
Fıstık alanı değil!
Arkasından da bu bizim olay çıktı diyen Üysen; Antepte bir sorun yok! Bizim arsa için Antep fıstık alanı diyorlar. Sanki devletin malı da biz devletin malını almışız gibi bir hava estirildi. Burası özel şahıs malı! Antep fıstık sahası ayrı bir yer. O bölgeye o zaman olduğu gibi fıstık geliştirme alanı planlamışlar. Daha sonra bundan vazgeçmişler. Belediye 1,5 yıl önce fıstık geliştirme alanı derneğinden bir yazı almış. Demiş ki burası size lazım mı? Dernekte hayır lazım değil, ihtiyacımız yok demişler. Bunun üzerine yer imara açılmış dedi.
40 dönümü bizden önce!
Bizden önce söz konusu alanın 40 dönümünü ticari alan yapmışlar diyen Nuri Üysen; Biz belediyeye gidip AVM yapmak istiyoruz dedik. Belediye de 40 dönüm bir yerimiz var dedi. Yani kendi yerlerini bize satmak istediler! Biz de bu alan bize yetmez, bize 150 dönüm alan lazım dedik. Orası 300 dönümlük bir adaydı.
Bu gelişmelerden sonra belediye diğer yerleri de imara açarız ancak yüzde 60ını biz alırız dediler. Neden dedik? Biz kişilere rant sağlamayız, belediyeye kazanç sağlayacak işler yaparız dediler. Biz de o zaman yüzde 60ını değil, yüzde 55ini alın dedik. Ve aldığımız arazinin yüzde 55ini belediyeye verdik. 120 dönüm yerin 66 dönümünü belediyeye verdik bize 54 dönüm kaldı.
Daha sonra belediye burayı imara açtı, 84 bin metre kare tek parça yaptı, ticari alan! Bizden aldığı yeri bize sattı, 21 trilyon para aldı. O parayla da raylı sistemi yaptı. Gaziantepe yapılan raylı sistemin anaparası oradan çıktı dedi.
Başbakanla konuyu görüşmüş!
Biz arsayı almadan önce belediye başkanı gitmiş başbakanla görüşmüş diyen İşadamı Üysen; Alman şirketini sorgulatmış. Böyle bir şirket var böyle bir şey yapmak istiyor bu şirketi araştıralım demiş. Başbakan RECEP TAYİP ERDOĞAN, bundan benim haberim var, burada bir yanlışlık yok demesinin sebebi budur dedi.
Karar bizim lehimize çıktı!
Üysen; Tabi CHP bizi tuttu gündeme getirdi. Bana Nuri Bey bizim sizinle bir alıp veremediğimiz yok, şirketle de bir sorunumuz yok dediler. Biz siyaset yapıyoruz bizim derdimiz belediye dediler. Konu ile ilgili suç duyurusunda bulunmuşlardı ama red oldu. Karar bizim lehimize çıktı. Bu evraklar bende mevcut! Amaç siyasi çıkar gibi duruyor. Hakkımızda yazılan yazılara bir bakın! Bütün yazılarda Ak partili Nuri Üysen diye geçiyor dedi.
Emniyet kayda aldı!
Açıklamalarının devamında Mecidiye köyde alınan arsa ile ilgili açıklamalarda bulunan Üysen, Mecidiye köyde de Nuri Üysen diye değil, Ak Partili Nuri Üysen diye geçiyor diyerek; Mecidiye köydeki arsa için ihaleye giren ikinci sıradaki adamlar beni bu işten yıldırmak için uğraştılar. Çünkü benim adıma sadece yazı yazmadılar. Gittiler yüzde 20 fazlasını verelim diye teklifte bulundular. Tehdit ettiler. Yolsuzluk var diye suç duyurusunda bulundular dedi.
Silahlı adam getirmişler!
İhale zamanı aşağı silahlı adamlar getirmişler diyen Üysen; Müdür bey emniyeti aramış, burada bir olay çıkabilir, tedbir alın ve ihaleyi kayda alın demiş. Ben ihaleye gittiğimde yanımda tapucu Suphi Bey vardı. Tesadüf karşılaşmıştık Suphi beyle. Beraber gidelim dedim. İhaleye 4 kişi katıldı. Biri evrak eksikliğinden dolayı katılamadı, 3 kişi kaldık.
Torunlar, Özkanlar bir de ben girdim ihaleye. İhale odasında ortada bir sütün vardı. Sütunun bir tarafından ben, diğer tarafındada onlar vardı. Bir birimizi görmüyorduk. Karşımızda da ihale servisi! Arkamda da iki kişi oturuyordu ama onlar ihaleye katılmadı. İhale başladı. Yazılı teklifler açıldı en yüksek teklifi veren ben çıktım.
34 trilyon 100 milyar ben vermiştim, onlar 2324 trilyon vermişlerdi. Dediler ki açık artırmaya 34 trilyondan başlayacağız. Başladılar artırmaya onlar 10 arttırıyor, ben 100 artırıyordum. Tabi bu arada bunlar birkaç sefer dışarı çıktı girdiler. Ben yerimden kalkmadım. Zaten kalkmamam doğru olmuş. Kalkmış olsam belki de dışarıda anlaştılar diyebilirlerdi dedi.
46 trilyonda pes ettiler!
En son 46 trilyondan sonra kalan tarafta pes ettiler, ben 46 trilyon 100 milyar deyince kimse kalmadı diyen Üysen; Sonra Nuri Bey hayırlı olsun dediler, ama bir artış daha yap usuldendir dediler. Bende onların yaptığı gibi yapayım o zaman 10 daha ilave edeyim dedim. Tamam dediler dedi.
İki ay tapu vermediler!
İki ay bize yerin tapusunu vermediler diyen Nuri Üysen; Meğer bu iki ay içinde şikâyet etmişler, bazı tekliflerde bulunmuşlar. Bana geldiler. Beni İskenderunda araştırmaya gelmişler, korkutabilir miyiz diye
En son Mahmut Koç ile birlikte o ihaleye giren iki adam geldiler. Siz isteseniz de buraya tapu alamazsınız dediler. Alsanız da iptal ettiririz dediler. Mahmut Bey de ne demek şimdi bu dedi. 2,5 ay sonra tapu verdiler dedi.
Çerez parası!
Tüm bunlardan sonra 500 milyon dolarlık yeri çerez parasına kapattı dediler diyen Üysen; Bu ulusal basının bir kaçında yayınlandı. Şimdi benim silahlı adamın yok, ihaleye girmeyin diye kimseyi engellemedim de! Madem bu kadar değerli bir yerdi, İstanbulda bu kadar müteahhit ve işadamı var neden burayı almadılar. Devletin ihalesi idi herkese açıktı. Gelip alsalardı o zaman o arsayı. Sonrasında bana teşekkür ettiler. Dediler ki Nuri Bey devlete 30 trilyon para kazandırdın. Bu adamlar burayı 24 trilyona kapatacaktı dediler. Bu arsa daha önce ihaleye çıkmış en fazla 29 trilyon vermişler. Arsa bize 56 trilyona mal oldu. Ben ihaleye Hatay yağları olarak girdim. İhaleye de tek başıma gittim dedi.
Ak Parti ile bağım yok!
Benim Ak Parti ile bir bağım ve ilişkim yok diyen Üysen; Ne bir bakanla ne de bir milletvekili ile hiçbir alakam yoktur. Bizi bu işe karıştırmak adına Ak Partili Nuri Üysen diyorlar. Ben bu ihaleye Ak Partili Nuri Üysen olarak girmedim. Hatay yağları olarak girdim. 3 arkadaş konuştuk ve ihaleye girdik.
Halil Şahin, Nuri Üysen ve Mahmut Koç, 3 ortak adına girdim. Ortaklarımın arasında da Ak Partili yoktur. Ayrıca ben 2004te Ak Partiden aday adayı oldum diye ticaretten de çekilmem mi gerekiyor. Ben İstanbulda Ak Partili bir belediye başkanından da yer almadım. Şişli belediyesinin sınırlarından bir yer aldım. Arsayı ben almasaydım, ihaleye giren diğer firma alsaydı o zaman ne diyeceklerdi. Bu şekilde sorgulanacaklar mıydı? Bir dönemler AK Partiden aday adayı olmak suç mudur? dedi.
Ne için yazdığını biliyoruz!
Açıklamalarının devamında İskenderunda yayınlanan bir gazetede çıkan iddialara da açıklık getiren Üysen; Benim adıma bir kişi yazı yazdı. Bu kişinin de ne için yazı yazdığını biliyorum
..., Yazı yazacağı gün, Antakyada ATSO toplantısındaydık. Biri aradı, o kişi böyle bir yazı yazacakmış dedi. Tabi o güne kadar o vatandaşla bir tartışmamız yok, sürtüşmemiz yok. Tam tersine desteklediğimiz bir arkadaştı. Dediler ki vatandaş kızmış. Ondan önce de Sait beyi aramış. Demiş ki, siz dün sabah Yörük Çadırında bir kahvaltı yaptınız mı? Sait beyde evet yaptık demiş.
Oda tamam demiş kapatmış telefonu. Ve beni arayan vatandaşa diyor ki; Nuri bey beni kendi ekibinden saymıyor, beni adam yerine koymuyor. Bende o zaman kendisi hakkında yazı yazacağım diyormuş. Beni arayan vatandaşta o vatandaşa ne alakası var, Nuri beylerin kahvaltısında basın mensupları vardı ama tesadüfen gidildi. Yazarsan ayıp edersin demiş.
Ben de dedim ki, sakın ola benim adıma yazma diye bir laf söylemeyin, o arkadaşı tekrar ara istediğini yazabilirsin, hem de en ağır şekilde yazabilir diyor Nuri bey diye söylemesini ifade ettim. İstediğini yazmakta serbest! İkisinede sorabilirsiniz aynen böyle söyledim.
Ben bir yerde kahvaltı yapıyorsam herkesi davet etmek zorunda mıyım? Herkese haber etmek zorunda mıyım? Orada benim kafamda bir proje vardı. O kahvaltı da, o proje uygulanabilir mi, uygulanamaz mı diye karar vermek için toplanmıştık. Fikir alışverişi yapacaktık ve basına kapalı bir toplantıydı.
O gün 56 arkadaş beraber kahvaltıya gidelim dedik. Garip Şandır arkadaşımızda sürekli davet ediyordu. Orada da İskenderunsporla ilgili arkadaşlarımızı çağırdık. Hatta kahvaltıya gelen arkadaşlarımız Cengiz Gülün geleceğinden bile haberleri yoktu. Cengiz Gülü aradım, kahvaltı yağacağız sende gelir misin dedim. Tamam, abi memnuniyetle dedi. Cengiz Gül de Sedat Uysal gelecek veya bir başkası gelecek gibisine haberdar değildi.
Sonra Cengiz Gül de geldi kahvaltıya
O arada bazı gazeteciler Payas etkinliklerinden dolayı Payasa gidiyorlarmış. Benim arabayı görmüşler. Nuri abi burada diye gelmişler. Bizde dedik ki beyler burada dost sohbetindeyiz, basına konu olacak bir konumuz yok, buyurun oturun ama burada konuşulan burada kalır dedik. Tamam, abi dediler, zaten geçerken uğradık dediler ve oturdular.
Orada ben Cengiz Güle ilk defa bir açıklamada bulundum. Cengiz, Ankaraya gideceksin giderken büyük adamlar büyük işler yapar dedim. Gel seninle büyük bir iş yapalım dedim. İskenderunspor ile İskenderun Demir Çelik Sporun birleştirelim dedim. Tabi Cengiz Gül, Ankaraya genel başkanlığa gideceğini hiç kimseye söylememiş, benden duyunca şaşırdı tabi! Ankaraya gideceğim iki kişi arasında öyle bir konuşmaydı dedi.
Tabi ben gizli tuttuğunu bilmiyorum. Ben Ankarada birinden duydum ama şuan hatırlamıyorum. Neyse bu projeyi Cengiz Güle söyledim. Sedat Uysalın biraz çekincesi vardı. Biz de acelesi yok, düşünelim, bir adım atalım bugün olmazsa yarın olur dedik. Birlikte çalışmaya başlayalım, birbirimizi destekleyen iki takım olalım ve birlikteliği başlatalım dedik. Böyle bir sohbet toplantısıydı.
Ve bu vatandaş bunu duymuş, beni kahvaltıya çağırmadı, beni kendine yakın görmüyor, ben o zaman gerekeni yapacağım diyor. Ben de elinden geleni ardına koymasın dedim.
Bunun üzerine bir yazı yazdı. İskenderunsporla ilgiliydi. Benim Nuri Üysen başkan diye adım çıktı. Sonra yemek bahane senaryo şahane gibisine bir şeyler yazdı. Nuriye Üysen Vali ve bakanla anlaştı, İskenderunspor başkanlığına gelecek, ondan sonra İskenderunsporu Hataysporla birleştirecek diye bir yazı yazdı.
Arkasından ben başkanlığı kabul etmiyorum, başkanlığa aday değilim dedim. Bu seferde Mustafa Baştuğ, Nuri bey yoksa ben de yokum demiş. Nuri Bey madem girmiyor ben girmeyeceğim demiş. Bu sefer, Mustafa Baştuğu kullanarak, Nuri Üysen herkesi küstürüyor, Mustafa Baştuğ da yönetime girmiyor, haydi Mustafa Baştuğ pire için yorgan yakma, haydi Nevzat Barak göster kendini gibi sataşmalar yaptı.
Tabi biz tuttuk burada bir yönetim oluşturduk. İskenderunspor yönetimine Mustafa Baştuğ da geldi, Nevzat Barak da! Tabi bu sefer diyecek bir şey kalmadı. Malzeme kalmadı. Güya Mustafa Baştuğ Nuri Üysenin olduğu yerde ben olmam demiş, ama yönetim de görev aldı. Burada da bir şey tutturamadı.
Bu arada İskenderunspor ile ilgili yazı yazdığından amigolar bunu tehdit etmişler. Sen İskenderunsporu kurtaracak olduğumuz, İskenderunsporu rahata kavuşturacağımız şu günlerde, ortamı geriyorsun demişler, benim başkanlığı kabul etmememi Onun yazısından dolayı olduğunu zannetmişler. Bunun üstüne gitmişler. Bu sefer de Nuri Üysen benim üstüme adam yolluyor dedi.
Kendi kendine yazmış, bana bir şey olursa Nuri Üysen sorumludur falan demiş. Ben bir tek şey yaptım. Beni arayan gazetecilere, amigolara muhatap olmayın, cevap vermeyin dedim. Ben ne kadar önemliymişim diye kendini adam yerine koyar, tek kelime etmeyin dedim dedi.
GELEN YORUMLAR..
SAHİP ÇIKALIM
Nuri baba başlıklı yoruma aynen katılıyorum uç kuruş için is adamlarımıza hele hele Nuri bey gibi birine dayanan bu gazeteciyi tanıyoruz İskenderun'un yetiştirdiği adam gibi adam Nuri bey basımızın tacidir o ne derse desin kervan yoluna devam edecektir
Yorumlar