Trilyonlar savaş için değil, barış için harcanmalı
Ak Parti İskenderun İlçe Teşkilatı Başkanı Musa Kurşun yazılı bir basın açıklamasında bulunarak gündemdeki konular değindi ve “Tam 7 yıl önce bugün 3 Kasım 2002’de Türkiye tercihini yaptı ve Ak partiyi tek başına iktidara taşıdı” dedi.
06 Kasım 2009 Cuma 10:21
Kurşun, konu ile ilgili olarak yaptığı basın açıklamasında; “Ak parti iktidara gelmesiyle koalisyon dönemlerine, istikrarsızlığa, güvensizliğe, belirsizliğe, Milletimiz son vermiş olan güçlü ve heyecanlı kadroları iş başına getirmiş olup, çözümsüzlüğün bir çözüm olmadığını çözümsüzlüğün bir siyaset tarzı olamayacağını ispat edip siyasete üslup ve seviye kazandırmıştır.
Bu tutum sayesinde 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra yapılan 3 seçimde de oylarını artırarak birinci parti olarak çıkmayı başardık.7 yıl boyunca milletimizin emanetini yere düşürmedik ve milletimizin desteği ile bundan sonrada bu emaneti yere düşürmeyiz. Bugün dünyayı sarsan küresel krize rağmen Türkiye ekonomisi sarsılmamış mali dengelerini muhafaza ederek dimdik ayakta kalmıştır. Çok açık olarak ifade ediyoruz ki DSP-ANAP’ın iktidarları döneminde devletin borçlanma faizi %63 idi bu borçlanmayı karşılıksız para basarak çözüyorlardı o dönemlerde gecelik faizler %7500’lere çıktığını gördük, bu ülkeyi İMF’ye mahkum edenleri gördük, bunları bu ülkeye MHP yaşatmadı mı bunları DSP yaşatmadı mı ANAP bunları yaşatmadı mı önce milletimizin bunları hatırlaması lazım bizler böyle yerden geldik şuanda nasıl bir yerdeyiz.
Ülkesini seven insan hangisini ister?
2002 yılında tüm dünya ülkeleri arsında 26. sırada olan Türkiye ekonomisi bugün dünyanın 16.büyük ekonomisi halinde gelmiştir. 2002 GSMH 230 milyar dolardı.2008 yılı itibarıyla 742 milyar dolar oldu. 2002 yılına kadar olan ihracatımız 36 milyar dolarken 2008 sonunda 132 milyar dolara çıkmıştır. Türkiye ekonomisi krizde olmasına rağmen bugün batan bankaları yoktur. Değerli basın mensupları Ortadoğu ülkelerinin batı ülkelerinde ki yatırımları trilyon dolarlara ulaştı. Fakat Türkiye aynı tarihi birçok ortak noktayı paylaştığı bu ülkelerle daha iyi ilişki kurmak isteyince malum yaygaralara kopuyor. AK Partinin dış politikalardaki güçlülüğü ve komşuları ile iyi geçinmek istemesinin faydalarını hep birlikte yaşıyoruz. Türkiye artık bir dış politika üreten bir ülkedir. Böyle bir Türkiye’den kim rahatsızlık duyabilir?
Ülkemizin hassasiyeti olan demokratik açılım projesinde kimileri kürt ve Türk kardeşlerimizin hassasiyetini istismar ediyor, kimileri şehitlerimizin ve gazilerimizin hassasiyetlerini istismar ediyor. Bu doğru bir yaklaşım değil fakat bunları yapanlar ve istismar edenler bu tavırları ile terörün ve acıların devam etmesine hizmet ediyorlar. Açılıma karşı olanlar Bu ülkenin yığınla genci dağlarda ölsün, Aileler oğulları büyüdükçe mutlu olacaklarına korkular endişeler içinde yaşamaya başlasın, her yıl binlerce ana aslan gibi oğlunun arkasından gözyaşı döksün istiyorlar. Biz İstiyoruz ki Türkiye bu ülkenin gelişmesi için refahı için harcayacağı trilyonları savaşa, silaha, ölüme harcamasın.
Ülkesini seven insan hangisini ister?
Onlar savaşın devam etmesi için her şeyi yapıyorlar. Çünkü ülkede ölen gençler, ağlayan analar umurlarında değil. İşleri güçleri sandık hesabı yapmak AK Parti bu açılımı tamamlarsa barış gelirse Kürdü, Türkü, Laz’ı, Çerkez’i, Alevi si tüm azınlıklar birbirini kucaklarsa bu Ak Parti lehine gelişir. O zaman biz biteriz. O halde savaş sürmeli mantığındalar.
Bu ülke gençlerin canları ve anaların gözyaşları üzerinden siyaset yapmayın bu kadar alçalmayın sorunların çözümü nutuk atmaktan değil ortak akıldan geçer. Ama bu ülkede muhalefet denen partiler istişareden kaçıyor.
Çözüm için öneri getiren proje üretenlere neredeyse ahlak sınırları aşacak şekilde eleştirmekten başka tek kelime ettiler mi? Öyle olmaz böyle olur dediler mi? Kendi çözümlerini söylediler mi duyan var mı?
Yorumlar