Tür seçiniz:
“Sağlık sektörü sıkıntılı!”
Şahutoğlu; “Şu anda ülkemizde sağlık sisteminde önemli sıkıntılar olduğunu gözlemlemekteyiz. Sağlık sisteminde, farklı sağlık kuruluşlarının tek çatı altında toplanması olumlu bir yapılanma, ancak bunun devamlılığında hem hekim, hem sağlık çalışanları sorunlarla karşılaşıyor. Hekimlerin çalışma şartları iş güvenceleri gittikçe zayıflamaya çaılştı. Sağlık sisteminde devlet yavaş yavaş elini çekme refleksini gösteriyor, buda çalışanlar açısından kaygı verici bir durum. Performans sistemiyle hekimlerimiz hastaya ayırması gereken süreyi ayıramamaktadırlar, çünkü gelir kabı düşüncesiyle hastalara gerekli süreyi ayıramamaktadır. Aile hekimliği sisteminde yavaş yavaş sıkıntılar baş göstermeye başlamıştır, çalışanlar beklentilerini görememekte. Her 3 bin 500 kişiye bir aile hekimi düşmektedir. Burada da bu ailelere yeteri kadar zaman ayrılamamaktadır. Sağlıkta koruyucu hekimlik işlerlik kazandırılmalı. Sağlıkta erken tanı ve teşhis çok önemli bunun içinde 1.ci basamak olan koruyucu hekimliği yaygınlaştırılması lazım. Bu anlamda düşünüldüğü zaman sağlık sektöründe ciddi anlamda problemlerin olduğu anlaşılmakta ve acilen bu sorunlar çözülmelidir” dedi.
“Geleceğimizi tehdit ediyor!”
Açıklamalarının devamında özelleştirmeler konularına da değinen Şahutoğlu; “Özelleştirmenin tamamına karşı olan biri değilim ama özelleştirmede Ülke bütünlüğü açısından önemli değerlere sahip kurumların devletin elinde kalması gerektiğine inanmaktayım. Bu tür kurumların yabancılara satılıp özelleştirilmesi bana ters düşen ve asla onaylamadığım bir durum. Dünyanın hiç bir ülkesinde devletin stratejik öneme haiz kurumlar özelleştirilmiyor. Özelleştirme adı altında yeni projeler yeni yatırımlara imza atmıyorlar mevcut çalışan kurumları alıyorlar. Sonrasında ekonomide bu kişilere mahkum oluyorsunuz. Ülke güvenliğini tehdit edecek mitelikteki bilgileri bu insanlara vermiş olunuyor. Bu ülkemizin geleceği için tehlikeli bir süreçtir. Türkiyede her 100 kişiden 80-90 kişi bankalara borçlu durumunda. Bu bankalar kimin. Bankaların yüzde 60’ından fazlası yabancıların elinde. Ülkede basit bir ekonomi krizinin patladığını düşünün, ülkedeki vatandaşın malını, mülkünü, iş yerini, arabasını bu insanlara devretmesi anlamına geliyor Bu insanlar savaşarak gelip sizin ülkenizi işgal etmesine gerek kalmıyorbu tip özelleştirme stratejileri adı altında bu kişiler sizin herşeyinize müdahale etme hakkına sahip oluyorlar. Bizim bu konuda ciddi anlamda dikkatli olmamız gerekmektedir” dedi.
“Siyaset benim için hizmet alanıdır!”
Açıklamalarının sonunda neden milletvekili aday adayı olduğunu ve neden CHP’den aday adayı olduğuna da değinen Yılmaz Şahutoğlu; “Milletvekilliğine karar vermemdeki en büyük etken siyaseti her şeyden önce bir hizmet alanı olarak görmemden kaynaklanıyor. Ben meslek hayatım boyunca insanların en sıkıntılı anlarında çok hassas bir alanda uğraşıyorum. Ancak siyaset öyle birşey ki sağlık sektörünü de içine alan bir hizmet yeri. Sağlıktan, eğitime, kültüre kısacası toplumu ilgilendiren ve tamamını kapsayacak çok geniş yelpazeli bir alanı kapsamakta. Bu alanda İskenderun. Hatay ve Türkiye adına faydalı birşeyler yapabilmek için karar verdim. Hatayın şu ana kadar hakkettiği hizmeti alamayışının sıkıntılarını biliyoruz ve yaşıyoruz. Benim en büyük hedefim Hatay’ın hakkettiği hizmetleri bölgeme getirmek ve kazandırmaktır. Her insanın kendi kişilik yapısı ve yetiştiği bir sosyal ve kültürel bir altyapısı vardır. Bu çercevede bende belirli bir siyasi çerçeve oluştu.Yaşadığımız sosyal çerceve ve alanda yetişmiş olmamız etkisiyle sahip olduğu ideolojik düşüncenin bizim düşüncelerimizle bağdaştığı için CHP’den Aday adayı oldum. Bir insanın hizmet yapabilmesi için çalışabileceği ortamda rahat olması lazım ülke sorunlarını çözme konusunda fikirler beraberinizdekilerle birlikte uyum içerisinde olması lazım. Ben CHP de bunları gördüğüm için CHP çatısı altına girmeye karar verdim” dedi.
Yorumlar