Selçuk: Farklı olan her düşünce baskı ve gözaltı uygulamaları ile susturulmak, sindirilmek isteniyor.
22 Şubat 2013 Cuma 09:14
KESK adına açıklamada bulunan Coşkun Selçuk, AKPnin ileri demokrasisi her gün yaşanan gözaltı ve tutuklama furyası ile devam ediyor. Ancak otoriter, faşizan rejimlerde rastlanabilecek, emek ve demokrasi düşmanlığı üzerine inşa edilen, bu sözde ileri demokrasiye muhalif her ses, farklı olan her düşünce baskı ve gözaltı uygulamaları ile susturulmak, sindirilmek isteniyor dedi.
Selçuk; Son olarak iki gün önce erken saatlerde, 28 ilde yapılan operasyonlarda, içlerinde konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın yönetici ve üyelerinin bulunduğu toplam 167 kişi gözaltına alınmıştır.
Aralarında KESK Eğitim Örgütlenme sekreterimiz Akman Şimşek ve ilimizde Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı ve yöneticilerimizin SES yönetici ve üyelerinin de bulunduğu arkadaşlarımız daha önce defalarca tanık olduğumuz görüntüler eşliğinde gözaltına alınmıştır. Dün akşam Adanaya götürülen bu arkadaşlarımız serbest bırakılmıştır.
Üye ve yöneticilerimize yönelik yıldırma ve sindirme uygulamalarına son verilmesini, gözaltına alınan tüm arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Ancak ülkemize dünyada hapisteki sendikacıların en fazla olduğu ülke utancını yaşatanlar bununla da yetinmek istememektedir. Dünyada anadil üzerindeki baskıların devam ettiği ülke unvanını da korumak istemektedirler.
Bugün Dünya Anadil Günü! Bu soruna dikkat çekmek isteyen Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Genel Kurulu 1999 yılında aldığı bir kararla 21 Şubat gününü, Uluslararası Anadili Günü olarak kabul etmiş ve ilk kez 2000 yılında, kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacı ile Dünya Anadil Günü kutlanmaya başlanmıştır.
Eğitimin amacı, çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal açıdan güçlenmesi ve içinde olduğu toplumu, dünyayı değerlendirebilecek, eleştirebilecek donanım kazanmasıdır. Öğrencilerin güçlenmesi ise hem okula dayalı bilgi, hem de kültürel kimliklerini güvenli bir şekilde taşımaları ile mümkün olabilir.
Çocukların kimliklerinin ve kişiliklerinin bir parçası olarak anadillerinin değersizleştirilmesi, özgüvenlerini ve özsaygılarını olumsuz etkiler.
Anadilinde eğitim bölücü bir talep değildir. Tersine birleştirici olacaktır. Bugün gelinen aşamada artık dillerin, kültürlerin, halkların hiyerarşik değil eşit temelde bir ortaklaşma içinde yeniden buluşmaları, kaynaşmaları için anadilinde eğitim hakkı kabul edilmelidir dedi.
Yorumlar