Feragatin Müteselsil Borç İlişkisine Etkisi Üzerine Örnek Bir Karar
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’ nin oybirliği ile almış olduğu karara göre müteselsil borçluların aralarındaki borç ilişkisinin kapsamı, davacı/alacaklının feragatıyla hakkında feragat edilenin kusuru oranında azalarak yeniden şekillenmektedir. Müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan feragat edilmesi halinde diğer davalılar feragat edilenin davalının kusuru oranında sorumluluktan kurtulur. Bu yönüyle kararın meslektaşlarıma karşılaştıkları meselelerde faydalı olacağını düşünmekteyim. Karar aşağıda paylaşılmıştır.
YARGITAY21. HUKUK DAİRESİEsas No:2010/11343, Karar No:2012/5512
ÖZÜ : Davacı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalı müteselsil borçlulardan birisi hakkındaki davasından feragat ederse, diğer davalılar, feragat edilenin kusuru oranında sorumluluktan kurtulurlar. Bu gibi hallerde feragat edilenin kusuru düşüldükten sonra bulunacak kusur oranı üzerinden maddi ve manevi zarar belirlenir. Davacı, bir kısım davalılar hakkındaki davadan feragat ederek bu davalıların kusuruna isabet eden kısım için hüküm kurulmamasını talep ettiğinden, müteselsil sorumlu davalıların toplam kusur oranı %55 kabul edilerek maddi ve manevi zararın belirlenmesi gerekirken mahkemece davalıların kusur oranının % 90 olduğu kabul edilerek maddi ve manevi zararın belirlenmesi yanlış olmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerekir.
DAVA : Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan S… Tur. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sezai Öztürk tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacı ve davalı S… Tur. İnş. San. ve Tic. AŞ’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 90,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar N. K. ve S… Turizm Ticaret İnşaat Sanayi A.Ş’ nden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar M. T. ve M… San. ve Tic. Ltd. Şti hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalı K… Ltd. Şti hakkındaki davanın kusuru bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Davacı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalı müteselsil borçlulardan birisi hakkındaki davasından feragat ederse, diğer davalılar, feragat edilenin kusuru oranında sorumluluktan kurtulurlar. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 147/2 ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 168/2 maddesine göre alacaklı, borçlulardan birinin durumunu diğerlerinin zararına olarak iyileştirirse bunun sonuçlarına katlanır. Bu gibi hallerde feragat edilenin kusuru düşüldükten sonra bulunacak kusur oranı üzerinden maddi ve manevi zarar belirlenir.
Somut olayda, davacı, 26.12.2008 tarihli dilekçesi ile davalılardan M… San. ve Tic. Ltd. Şti ve M. T. aleyhine açtığı davadan feragat ederek bu davalıların kusuruna isabet eden kısım için hüküm kurulmamasını talep ettiğinden, müteselsil sorumlu davalıların toplam kusur oranı % 55 kabul edilerek maddi ve manevi zararın belirlenmesi gerekirken mahkemece davalıların kusur oranının % 90 olduğu kabul edilerek maddi ve manevi zararın belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda ( tazminat davaları ) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
Somut olayda, Kurumun olayı iş kazası kabul ettiği ancak davacıda oluşan maluliyetin kesin olarak saptanmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı vekiline maluliyetin belirlenmesi amacıyla yapılacak işlemler, davacının yapması gerekenler ve sonuçlarının yöntemine uygun bir biçimde hatırlatılması ile yetinilmesi gerekirken 1166 sayılı Avukatlık Kanunu ve 1086 sayılı HMK’ya göre avukatın, müvekkilini duruşmada hazır etme hak ve yetkisi bulunmadığı halde davacı vekiline davacıyı mahkemede hazır etmesi gerektiğine yönelik ihtarlı ara karara hukuken değer verilemez.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın maluliyet oranı kesin olarak belirlenmeden ve iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için Kuruma başvurmak üzere davacıya önel verilmeden yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Davacının maluliyet oranı kesin olarak belirlendikten sonra % 10 ve üzerinde sürekli işgöremezliğe uğraması halinde sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı açık olup davacının maddi zararı belirlenirken davacıya ödenen geçici işgöremezlik ödeneğinin kurumdan sorularak maddi zarar miktarından düşülmesi gerektiği halde iş kazası sonucu kalça kemiği kırılan ve 58 gün süreyle tedavi gören davacıya geçici işgöremezlik ödeneği ödenip ödenmediği ve ödenmiş ise miktarı sorulmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de, davalılardan N. K. ve S… Tur. İnş. San. ve Tic. A.Ş. yararına reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmiş ise de red sebebi ortak olan bu davalılar yararına tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin ve reddine karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan avukatlık ücretinin kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden hükmedilen avukatlık ücretini geçemeyeceğinin düşünülmemesi doğru değildir.
Yapılacak iş, davacıya, Kuruma müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi giderek iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için önel vermek ve sonucuna göre müteselsil sorumlu davalıların toplam kusur oranını % 55 kabul ederek 4447 sayılı Yasanın16.maddesiyle 506 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlara göre hesaplanan tüm peşin sermaye değerini Kurumdan sormak, bildirilen miktarı hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücret artışları nazara alınarak ve 60 yaştan sonra bakiye ömrüne kadar (pasif dönemde) asgari ücret esas alınarak hesaplanan tazminattan indirerek davacının maddi ve manevi zararını belirlemek, dosyada bulunun 25.12.2004 tarihli ibranamenin hukuken geçerli olup olmadığını ve kapsamını ( maddi ve/veya manevi ), borcu sona erdirip erdirmediğini ve hangi davalı açısından hukuki değer ifade ettiğini belirlemek, davacıya geçici işgöremezlik ödeneği ödenip ödenmediğini ve ödenmiş ise miktarını Kurumdan sorarak davacının maddi zararından indirerek davacının maddi zararını belirlemek ve uygun bir miktar manevi tazminata karar vermekten ibarettir.
O halde davacı ve davalı S… Tur. İnş. San. Ve Tic. AŞ’ nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.”
Av. Ömer Gökhan Çelik
İFLAS EDEN ŞİRKETİN ÇALIŞANI PARASINI NASIL ALIR?
Son dönemde birçok şirketin iflas erteleme başvurusu yaptığı bir gerçek. Bu durum ‘suistimal’ var mı tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Peki iflas eden şirketin çalışanı, parasını alabilir mi? Tabii ki ‘Garanti Fonu’ndan alabilir.Ancak buradaki sistem gibi “Kıdem Tazminatı Garanti Fonu” da gelmeli.
Halen tartışılan ve yakında yasalaşacağı belirtilen “Kıdem Tazminatı Fonu” yerine tıpkı işçiler için “Ücret Garanti Fonu”, işverenler için “Kredi Garanti Fonu” gibi işvereni acze düşmüş veya iflas etmiş şirket çalışanları için “Kıdem Tazminatı Garanti Fonu” kurulmalı… İşverenin ödeme güçlüğüne düşmesi halinde işçilerine yapamadığı son üç aylık ücret ödemeleri, hem de kesinti yapılmadan Ücret Garanti Fonu’ndan ödenir. Ödeme için başvuru yapan işçiden bazı belgeler istenir.
4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinde, “Bu kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleriyle işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli olmak üzere, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarını karşılamak amacıyla İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında ayrı bir Ücret Garanti Fonu oluşturulur.
Bu madde kapsamında yapılacak ödemelerde işçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması koşulu esas alınarak temel ücret üzerinden ödeme yapılır. Bu ödemeler 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 78’inci maddesi uyarınca belirlenen kazanç üst sınırını aşamaz.
Ücret Garanti Fonu, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan ödemelerin yıllık toplamının yüzde biridir. “Ücret Garanti Fonu’nun oluşumu ve uygulanmasıyla ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” denilmiştir.
Buna göre, çalışanlarına ücret ödemesi yapamayan işveren,
1- Konkordato ilan etmişse,
2- Aciz vesikası almışsa,
3- İflas kararı alınmışsa,
4- İflas ertelenmiş olsa dahi çalışanların son üç aylık ücretleri Ücret Garanti Fonu’ndan ödenir.
İşçinin bu parayı alabilmesi içinse;
1- Son bir yıldır aynı işyerinde çalışmış olması,
2- İşverenin ücretlerini ödememiş olması gerekir.
BAŞVURU VE GEREKLİ BELGELER
İŞKUR’a Ücret Garanti Fonu’ndan para isteyen bir işçi, aşağıdaki durumlara göre belirlenen belgeleri götürmek zorundadır.
- Kurum tarafından ücret alacağının ödenebilmesi için iş sözleşmesinin devam edip etmediğine bakılmaksızın,
a) İşveren hakkında aciz vesikası alınması durumunda, icra dairesinden alınan aciz vesikası veya 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 105’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca alınacak hacze kabil mal bulunmadığına ilişkin haciz tutanağı ve işveren tarafından düzenlenen işçi alacak belgesi,
b) İşverenin iflası durumunda, mahkemece verilen iflas kararı veya İcra ve İflas Kanunu’nun 166’ncı maddesi uyarınca iflas kararının ilan edildiğini gösteren belge ve iflas dairesi veya iflas idaresi tarafından onaylanan işçi alacak belgesi,
c) İşverenin iflasının ertelenmesi durumunda, mahkemece verilen iflasın ertelenmesi kararı veya İcra ve İflas Kanunu’nun 166’ncı maddesi uyarınca iflasın ertelenmesinin ilan edildiğini gösteren belge ve kayyum tarafından onaylanan işçi alacak belgesi,
ç) İşveren hakkında konkordato ilan edilmesi durumunda, mahkemece verilen konkordato mühlet kararı veya İcra ve İflas Kanunu’nun 288’inci maddesi uyarınca konkordato mühlet kararının ilan edildiğini gösteren belge ve konkordato komiseri veya konkordato tasfiye memuru tarafından onaylanan işçi alacak belgesi.
Stj. Av. Feyza Gezmen
Yorumlar