Çağlar: 12 Eylül baskıcı dönemin yaratılmasında ABDnin rolü vardır.
13 Eylül 2012 Perşembe 09:33
12 Eylül 1980 darbesinin 32. yıl dönümü dolayısıyla dernek binasında basın açıklamasında bulunan İnsan Hakları Derneği İskenderun Şube Başkanı Sadullah Çağlar; Bu gün 12 Eylül. Bundan otuz iki yıl önce askeri darbe ile yönetime el koyuldu ve ülkede dikta rejim iktidar oldu. 12 Eylül cuntası Türkiyede sol muhalefetin gelişmesini engellemek için darbe yapmıştır dedi.
Çağlar; Özellikle 24 Ocak 1980 yılında yapılan büyük devalüasyonu uygulamak için baskı yönetimine gidildi. 24 Ocak karaları Türk parasını dolar karşısında sıfırladı. Ulusal sanayi özelleştirme adı altında tasfiye edildi. Ülke genelinde tüm büyük tesisler yok pahasına satıldı. Başta SEKA Kağıt Fabrikası, Tekel Maddeleri, Limanlar, petrol tesisleri tasfiye edilerek işçiler kapı önüne konuldu.
Öbür tarafta ilerici aydınlar hedeflenerek cezaevlerine dolduruldu. Gencecik insanlar idam edildi, binlerce insan işkencelerden geçirildi. Darbenin lideri Kenan Evren ölümleri savunarak asmalıyım da besleyelim mi? diyerek ölümlere çağrı yapıyordu. 16 yaşında, daha sakalı çıkmamış gencecik Erdal Eren ipe götürüldü.
Ne yapmıştı Erdal Eren? Sadece rejime muhalefet etmişti. Erdalın başının alınması genç kuşaklara korku salmak amacı taşıyordu.
Cuntanın başı haykırıyordu. Örgütlü toplum istemiyoruz diyordu. Bu gün Güneydoğu Anadoludaki çatışmanın kaynağında Diyarbakır Zindanlarında Kürt aydınlarına yapılan insanlık dışı baskılar yatmaktadır.
12 Eylül baskıcı dönemin yaratılmasında ABDnin rolü vardır. Örneğin ABD eski Başkanı Jimme Carter 25 ocak 1985 yılında Cumhuriyet Gazetesine yaptığı açıklamada: 12 Eylül yönetimi bizleri rahatlattı. NATOnun askeri kanadından çıkan Yunanistan yeniden NATO ya döndü.
ABD 1950 yılından beri Türkiyeyi askeri üs olarak kullanmaktadır. Şu anda İncirlik Üstünde 90 tane atom bombasının olduğu ABD yetkilerince açıklanmıştı. Yine tüm NATO ülkelerine konumlanmasına müsaade etmediği füze kalkanlarının Türkiyeye konumlandırılması tüm Ortadoğu ülkeleri için tehdit oluşturmaktadır. Ülkemizi de bir anlamda ateş hattına çevirecektir.
12 Eylül sürecinde Bilimin önünü açan kitaplar suç unsuru olarak teşhir edildi. Arap Emirlerinin önünde İstanbulda kitaplar yıkıldı. Türk-İslam, ılımları İslam zihniyetinin gelişmesi 12 Eylül kaynaklıdır.
Sağcı iktidarlar komşu ülkelerle sürekli sorun yarattılar. Düne kadar İsraille ortak hareket eden AK parti iktidarı füze kalkanlarını konumlandırma aşamasında neden karşılıklı çatışma yarattı? Neden acaba?
Son günlerde basına yansıyan sınır ötesi askeri operasyonlar yeni ölümlere neden olacaktır. Ülkemizin en önemli sorunu barıştır. Şiddet felaketlere neden olur. Biz İskenderun İnsan
Hakları Derneği olarak 12 Eylül darbecilerinin yargının önüne çıkarılmasını bekliyoruz dedi.
Yorumlar