İSDEMİR’de gidilen yol taşeronlaşma
Emek Partisi Hatay İl, İskenderun ve Dörtyol İlçe Örgütleri HDP Hatay Milletvekili Aday Adayı Bekir Soylu ile birlikte işten atılan İsdemir işçilerinin Cumhuriyet kapısı çıkışı Karayılan Mezarlığı karşısına kurdukları çadırı10uncu gününde ziyaret etti. Burada konuşan HDP Hatay Milletvekili Aday Adayı Bekir Soylu, öncelikle buradaki işçilerin içerdekilere dayanışmayı sürdürmesi gerektiğini belirterek “Burayı Türkiye’deki tüm işçilerin ilgi odağı haline getirip kararlı bir direnç merkezi haline getirmemiz gerekir” dedi.
Direnişteki işçilerden Mehmet Oğuz, kendileri burada çadır kurduktan sonra işçi atmalarının durduğunu belirterek bu direnişlerini büyütmek için destek istedi.Çelik İş ve Türk Metal Sendikaları arasındaki yetki meselesinin toplu iş sözleşmesinin yapılamadığı yetkisizlik noktasına geldiğini ifade eden Bekir Soylu, işçiler üzerinde bir operasyon başlatıldığını belirterek vardiya amirlerinin işçiler üzerinde baskı kurduğunu, sonuç olarak 800 işçinin işten atıldığını dile getirdi. İşten atarken gerekçe gösterilen sağlık, performans düşüklüğü ya da teknolojiye uyum sağlayamama gibi gerekçelerin inandırıcı olmadığını ifade eden Soylu, “Gidilen yol şudur. Taşeronlaşma, ucuz iş gücü, patronun at oynattığı bir işletme yaratmak. Nitelikli işçileri işten atarak çalışma barışını altını da dinamitleme” şeklinde konuştu.
İSDEMİR ZARAR EDİYORMUŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR
Sürekli İsdemir’in zarar ettiğinin söylendiğini ifade eden Soylu, uluslar arası pazarlama ve ikame belgesi olmayan İsdemir’in Erdemir etiketi ile ihracat yaptığı için öyle göründüğünü belirterek esas üretimi yaparak işletmeye büyük paralar kazandıran işçilerin toplu sözleşme döneminde hak ettikleri parayı alamadığını söyledi.
1 MAYIS’A KATILACAĞIZ
Ziyaretin ardından konuştuğumuz İnan Tümkaya içeride çalışanların da gönlünün kendileri ile birlikte olduğunu bildiklerini ancak tehditlerden dolayı servislerle geçerken çadıra selam bile veremediklerini ifade etti. Geçtiğimiz günlerde Pevrul Kavrak’ın askerler korumasında İsdemir’e geldiğini ifade eden Tümkaya, “Karşılarında düşman mı var. Askerlerle geliyorlar. İçeride görüşüyorlar. Gel bir çayımızı iç. Derdiniz nedir diye sor” dedi. “Biz de bir zamanlar işçiydik” diyen Tümkaya seslerini daha fazla duyurmak için 1 Mayıs’a kendi pankartları ile katılacaklarını dile getirdi.
ONLAR SICAK KOLTUKLARININ DERDİNDE
İşveren’in Türk Metal Sendikası’nı istediği iddialarını sorduğumuz Tümkaya, evet vardiya amirleri içerde baskı yapıyor. Metin Önde boşuna Türk Metal’e geçmedi. Onlar sıcak koltuklarını bırakmak istemez” şeklinde konuştu.
VARDİYA AMİRLERİ TÜRK METAL İÇİN BASKI YAPIYOR
İşten çıkarma sürecinde Sendikanın yanlarında olmadığını ifade eden Mehmet Oğuz, “İşveren daha önce Çelik İş’e size yetki vereceğim siz de sessiz kalacaksınız dedi. Bugün vardiya amirleri Türk Metal’e geçin diye işçilere baskı yapıyor” dedi. İsdemir’de vinç operatörü olarak çalıştığını söyleyen Oğuz “Bana tansiyonun yüksek çıktı deyip işten çıkardılar. Daha önce beni mesaiye bırakıyorlardı. O gün işlerine yarıyordum da şimdi mi yaramıyorum?” diye sordu.
ÇOCUĞUMA 5 LİRA VEREMİYORUM
İsdemir’in işçilerin çıkarılması ile ilgili “Hasta oldukları için çıkardık” demeci nedeni ile iş bulamadığını ifade eden Oğuz, “4 aydan beri işsizim. Başvurmadığım yer kalmadı. Hastayım diye iş vermiyorlar” dedi. Biri üniversite öğrencisi 3 çocuğu olduğunu anlatan Oğuz, sabah kendisinden para isteyen çocuğuna 5 lira bile veremediğini söyledi. Bir babanın düşeceği en kötü noktanın çocuğunun isteğine karşılık verememek olduğunu dile getiren Oğuz bir çocuğunun “okulu bırakıp işe başlayacağım” diyerek eve katkıda bulunmak istediğini belirtti. 1 Mayıs’ın mücadelelerini devam ettirmek için bir avantaj olduğunu söyleyen Oğuz, “Sesimizi duyurmak için katılacağız” dedi.
FARUK ÇELİK SÖZÜNÜ UNUTTU MU?
İktidar ve muhalefet milletvekillerini aradıklarında işletme yöneticilerini kastederek “Biz onların amiri miyiz?” cevabı aldıklarını dile getiren Oğuz, 2 yıl önceki grevde hükümetin ekonomi zarar görmesin ricası ile bizzat araya girerek toplu sözleşmeyi imzalattığını hatırlattı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in kendilerine “Hiçbir işçinin burnu bile kanamayacak” dediğini hatırlatan Oğuz, “Faruk Çelik bu sözü unuttu mu? İktidara gelmek için bizden oy almadılar mı?” diye sordu.
2002’de kullanılan pankart 2015’te yeniden ortaya çıktı.
İşten atmaların bir gelenek haline geldiği İsdemir’de 2002’de kullanılan pankart 2015’te yeniden ortaya çıktı. O dönem İşten atılan Emek Partisi Üyesi Turan Fevzi Kazıcı o pankartı kendisinin 2002’de yaptırdığını söyledi.

.gif)

Yorumlar