Sırtlarında reklam panosu taşıyan gençler, günde 4 saat çalışarak 50 lira kazanabiliyor...
21 Nisan 2010 Çarşamba 09:28
Son dönemde firmalara geleneksel reklam mecraları dar gelir oldu. Yani TV, sinema, radyo, bilboard artık “out”. Şimdi herkesin gözü alternatif reklam mecralarında.
Firmalar, tüketicinin dikkatini daha çok çekebilmek, fark yaratabilmek için dinamik, yenilikçi ve yaratıcı mecralara başvuruyor. Bunların başında da “moving board” adı verilen “reklam hamallığı” geliyor. Sadece o da değil; “bike board”, “scooter board”, “showroom board”, “segway board”, “van board” ve “air board” gibi Avrupa ve Amerika’dan ithal tanıtım modelleri firmaların pazarlama stratejilerinde önemli yer tutmaya başladı.
Az Maliyet, Yüksek Verim
Moving board, fikir olarak Avrupa’da doğmuş ve halen 40 ülkede uygulanan, yenilikçi ve dinamik bir reklam mecrası. Işıklı ve hareketli reklam panolarının sırtta taşınması yoluyla yapılıyor. Klasik mecralara göre pek çok üstünlüğü var. Her şeyden önce dikkat çekiyor ve hedef kitleyi nerede olursa olsun bulup mesajı iletiyor. Aynı zamanda taşıyıcı kişiler hedef kitleye bilgi verebiliyor, broşür veya örnek ürün dağıtabiliyor. Bu mecra, hedef kitleye istenilen yerde, istenilen saatte ulaşabilmesi özelliğiyle küçük bütçelerle maksimum fayda sağlıyor. Örneğin, bir içecek markası yazın güneydeki plajlardan birinde ürününü tanıtmak, tattırmak ve anlatmak istiyor. Bunların hepsini moving board yöntemiyle az bir maliyetle yapabiliyor.
Yorumlar