Selçuk; 8 Mart öncesi çıkarılan programın uygulanmasını engellemek amacıyla KESK Merkez Kadın Sekreteri, SES ve Tüm Bel Ses Kadın Sekreterleri başta olmak üzere çoğu merkezde çalışan dokuz kadın arkadaşımız tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Daha sonra Mayıs ayında yaptığımız grevin intikamı olarak da yine 60 arkadaşımız gözaltına alınmış ve bunlardan yirmi sekizi tutuklanmıştı.
KESKi kendi belirlediğiniz sınırlar içerisine hapsedebileceğinizi, baskılarla hizaya getirebileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. KESK, faşizme karşı demokrasi, emperyalizme karşı bağımsızlık, savaşa karşı barış, baskılara karşı özgürlük, ırkçılığa ve şovenizme karşı emeğin birliği ve halkların kardeşliği mücadelesini kararlıkla sürdürecek. KESK, bizi ezen, bir kenara iten, emeğimizi görünmez kılan, bedenlerimizi metalaştıran bu sistemin çarklarına takılan çakıl taşı olacağız diyen kadınların mücadelesine soluk katmaya devam edecek.
KESK, tüm kuşatma, bertaraf etme operasyonlarına karşı emek ve demokrasiden yana olan herkesin yüreğinde, beyninde, bilincinde kendine yer açmaya devam edecek.
Tutuklanan arkadaşlarımızın hiçbir yasa dışı faaliyetle alakası olmadığını sizler de en az bizim kadar iyi biliyorsunuz. Sendikal haklar kapsamında yaptığımız faaliyetleri sorgulamakla asıl suçu siz işliyorsunuz.
Utanç verici sorgulamalarınızla, iddianamelerinizle arkadaşlarımızın özgürlüğünü elinden almakla asıl suç siz işliyorsunuz. Sözde yargı reformları ile katliam sanıklarını dışarı salarken 68 KESK yöneticisi ve üyesinin demir kapılar ardında tutmaya devam etmekle suç işliyorsunuz.
.4 Ekimde Ankarada görülecek olan tutuklu kadın arkadaşlarımızın duruşmasında Ankara adliyesinde olacak ve bırakılmalarını talep edeceğiz. KESK, Eğitim Sen, SES, Tüm Bel Sen, Haber Sen Merkez Kadın Sekreterlerini demir parmaklıklar arasına atarak KESKin kadın mücadelesini durduracağınızı mı sanıyorsunuz?
Kadınlara yönelik bu kadar ayrımcı politika ve şiddet devam ederken kadınları susturacağınızı mı sanıyorsunuz? Bu kadar haksızlık ve eşitsizlik devam ederken, kadın mücadelesini yürütenleri tutuklamak kimin tarafında olduğumuzu ortaya koyuyor. Bilmelisiniz ki KESK üyesi her kadın bu mücadeleyi hiçbir boşluk bırakmadan yürütecektir.
Yaptığınız bütün baskı ve tutuklamalar mücadelemizi büyütmekten başka bir işe yaramayacaktır. Eğer hukuka, adalete, insan haklarına zerre kadar saygınız kaldıysa arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın. Konfederasyonumuz ve sendikalarımız üzerindeki baskı ve yıldırma politikalarına son verin.
Bizler, haklı mücadelemizi baskı almaya çalışan, her türlü hukuk dışı fiili uygulamalar karşısında geçmişte olduğu gibi bugün de sesiz kalmayacağız. Ortak değerlerimize sahip çıkmaya devam edecek, fiili ve meşru mücadelemizi her koşulda sürdürmek için birbirimize daha fazla kenetlenecek bu oyunu bozacağız. Zulmün ve zorbalığın efendileri önünde asla boyun eğmeyeceğiz dedi.
Yorumlar