ABD’nin Irak ve Afganistan’ı işgaliyle tetiklenmişti bu kavga. Ve bu kavganın içerisinde beslenip, büyütülen terör örgütü IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) Felluce’den başlattığı yayılmasını sürdürüyor. IŞİD, Suriye’de Esad rejiminin devrilmesini kolaylaştırmak için ABD tarafından taşeron olarak kullanılan ve kendilerine cihat örgütü diyen El Nusra, El Kaide gibi örgütlerden biridir. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Türkiye tarafından sırtı sıvazlanarak ve silah yardımları yapılarak Ortadoğu’da insan kasabı bir canavar yaratılmıştır.
Halkların düşmanı, hükümetin dostu
Rojava’da Kürt halkına yönelik terör estiren örgüt, Musul’da Türkiye konsolosluğunu basarak içindekileri rehin aldı. Kerkük sınırlarına dayandı, Bağdat’ı tehdit eder hale geldi. IŞİD’in rehin aldığı Türkiye vatandaşlarına ilişkin AKP Hükümeti’nin Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Naci Koru; “onlar rehine değildir” diye açıklama yaptı. Bu sözler hükümetin bilinçaltını ve gerçek politikasını ele veriyor. Konsolosluğun basılacağına dair bilgilerin önceden MİT’in elinde olduğu açıklamaları, AKP Hükümeti’nin, eli kanlı terör örgütü IŞİD’le stratejik bağını ve duygusal yakınlığını gösteriyor.
“Bölgesel Güç”, “Lider Ülke” diyenlerin eseri
Bölgede yaşanan savaş ve kaos ortamında Türkiye egemenlerinin ve hükümetin payı inkar edilemez. Onlar, Ortadoğu’nun “Bölgesel Gücü, “Lider Ülkesi” olacağız diyerek, bölgedeki ateşi körüklediler. Mezhep çatışmalarına destek verdiler.Şimdiye kadar bütün komşularının arkasından alavere çeviren, herkesle düşman olup adına “değerli yalnızlık” diyen onlardır! Bölgede halkları birbirine kışkırtan, içeride Sünni-Alevi çatışmasını kaşıyan, Suriye’deki yangına körükle giden onlardır!Emperyalistler, işbirlikçileri ve IŞİD gibi terör örgütleri, bütün bölgeyi savaşa götürecek yolun taşlarını döşüyor.
Geçit vermeyelim, hep birlikte dur diyelim
Bölge halklarının barışa, kardeşliğe ve mezhep savaşlarını önleyecek gerçek bir laikliğe ihtiyacı var. Ne ABD ne Türkiye, nede bölgede egemenlik peşinde koşan başka aç gözlü devletler, halklara bunları veremez. Bugün bölgede gerçek barışın koşulu; ABD ve müttefikleriyle, halkların başlarına bela olan diktatörleri defetmeleridir. Bunun için savaş politikalarına geçit vermeyelim. Egemenlerin yalan ve riyakâr propagandalarına inanmayalım. Mezhepleri birbirine kırdıran politikalara dur diyelim. Hakların, inançların kardeşliği ve gerçek demokrasi için sesimizi yükseltelim.
Barış, Demokrasi ve Özgürlük için!
Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın Halkların Kardeşliği
Yorumlar