Tür seçiniz:
Cezaevi kavşağında İHD yöneticilerinin araçları Jandarma tarafından durdurularak, olabilecek bir olumsuzluğa karşı aramalar yapıldı. Daha sonra cezaevi önüne giden İHD yöneticileri, açlık grevindeki mahkûmlara destek verdiler.
Türkiye cezaevlerinde bulunan politik mahpusların 12 Eylül 2012 günü başlattığı süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri 49uncugününe girmiştir diyerek sözlerine başlayan Çağlar; Açlık grevcilerinin temel istemlerinin Abdullah Öcalanın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının yaratılması, anadilde savunma ve eğitim hakkının tanınması gibi talepler olduğu kamuoyunca da bilinmektedir.
49uncu gününe giren süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemcisi sayısının giderek arttığı ve siyasi davalardan yargılanan tüm tutuklu ve hükümleri kapsadığı görülmektedir. Gerçekleşen bu durumla binlerce kişinin sağlık ve yaşam hakkının tehlikeye girdiği anlaşılmaktadır. İnsan hakları savunucuları olarak açlık grevi yapılan cezaevlerini yakın takibe aldığımızı, ölümlerin ve sakatlanmaların önüne geçmek için gayret göstereceğimizi belirtmek isteriz.
İskenderun m tipi cezaevinde de 12 Ekimde 4, 26 Ekimde de 4 toplamda 8 tutsak bedenini ölüm orucuna yatırmıştır. Bu arkadaşlara cezaevi yönetimi derhal B1 vitamini vermelidirler. Bizler buradaki direnişlerin takipçisi olacağımızı duyuruyoruz.
Açlık grevi eylemcilerinin talepleri Kürt sorununun çözümü noktasında tartışılan taleplerdir. Bu nedenle bu konuda siyasal iktidarın ölümler yaşanmadan gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. İnsan hakları savunucuları olarak en başından beri İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevinin kapatılması gerektiğini ifade ettik.
Gerek uluslar arası hukuk kurallarına, gerekse de mevcut ceza infaz rejimine bile aykırı olan İmralı sistemine son verilmesi ve Abdullah Öcalanın üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması gerekmektedir. Kürt sorununun çözümü noktasında da daha önceden kendisi ile yapılan müzakerelerin uygun ortam yaratılarak sürdürülmesinin faydalı olduğu kanaatindeyiz. Siyasal iktidarın anadilde savunma hakkının kabul edilmesi için bir an önce gerekli yasal değişikliklerin yapılması açlık grevi eylemlerinin sona erdirilmesine katkı sunacaktır.
Sizler, hiçbir çaresi kalmadığı için bedenini ölüme yatırmanın ne demek olduğunu bilir misiniz? Bir an için düşünün; dört duvar arasında çaresizliğinizin tek çıkar yolu iradenizdir. Bu iradenizi kullanmak, bedeninizi ölüme yatırmak dışında bir yolunuz yoktur. İşte cezaevlerinde yaşanan budur.
Günlerdir birçok alanda haykırıyoruz; bu grevler artık kritik eşiğe gelmiştir, lütfen duyarlılık gösterin diye. Çünkü bu ülkenin artık ölümlere tahammülü yoktur. Cezaevlerinden gelecek bir ölüm haberinin nelere yol açabileceğini hesaplayamıyor musunuz?
Bölgede yaşanan çatışmalı ortam nedeniyle ağır bir sürecin yaşandığı Türkiyede yeni ölümlerin yaşanmaması için Adalet Bakanlığını sorumlu davranmaya ve süreci zorlaştırmamaya davet ediyoruz. Mahpuslara zorla müdahale edilerek tek kişilik hücrelere atılması ve bilinçsizce yapılacak tıbbi müdahaleler sorunları daha da ağırlaştıracaktır.
Dolayısıyla sorun diyalog ve müzakere yönetimi ile çözülmelidir. Bunun için de gerek Türkiye kamuoyu, gerekse dünya kamuoyunun açlık grevleri konusunda duyarlılık göstermesi gerekmektedir. Daha fazla geç olmadan sesinizi yükseltmelisiniz. Aksi takdirde yarın çok geç olabilir. Geç kalınması halinde ise, yaşanacak ölümlerin vebali hepimizin boynunda olacaktır dedi.
Yorumlar