Çağlar: Öcalanın tecridine son verilmeli ve avukatları ile görüşülmesine izin verilmelidir. Bakan Ergin gerekeni biran önce yapmalıdır.
22 Ekim 2012 Pazartesi 09:13
Ülke genelinde Kürt halkı önderi Abdullah Öcalanın tecridine tepki olarak Kürt siyasi tutsakların cezaevlerinde başlattıkları açlık grevleri hayatı tehdit edecek dereceye varmıştır diyen İskenderun İnsan Hakları Derneği Sadullah Çağlar; Özellikle Öcalanın aylardan beridir çeşitli bahanelerle avukatlarıyla görüştürülmemesi ve avukatlarına yönelik tutuklamalar insan hakları ihlalidir. Politik kişilerin yasal hakları vardır, bu hakların en önemlisi avukatlarıyla görüşmesi hukuksal en kanuni olanıdır dedi.
Çağlar; Şu anda genel olarak cezaevlerinde 38 günden beri devam eden açlık grevleri tehlikeli boyutlara gelmiştir. İnsan yaşamının kutsal olduğu hukuk devletinde hukuk hiçe sayılarak adalet bakanı Sadullah Erginin sanki hiçbir şey olmamış gibi davranması insan hayatının hiç önemsenmediği anlamına gelir.
Evrensel olarak insan yaşam hakkı mülkiyet hakkından daha kutsaldır. Geçmişte 12 Eylül döneminde yaşanan açlık grevleri siyasi insanların siyasi tutsakların cezaevlerinde ölümleri 12 Eylül dönemini hatırlatmaktadır.
Günümüz coğrafyasının bir bölgesinde adı konmamış çatışmalar yaşanmaktadır. Her gün ölüm haberleri normalmiş gibi gösterilip adeta kutsanmaktadır. Ölen insanlar Kürttür-Türktür bu ülkenin yurttaşıdır. Çatışmaların son bulması barışın öne çıkması insan hakları savunucularının temel ilkesidir.
Türkiyede özlenen iç huzur ve barışa yönelik adımların atılması ülke genelinde en önemli beklentidir. Cezaevlerindeki siyasi tutsakların açlık grevinin son bulması için tekrar ediyoruz, Öcalanın üzerindeki tecride son verilmesi barışın önünü açacaktır.
İnsanların son çaresi olarak kendi bedenlerinin ölüme yatırmak seyirci kalınacak bir durum değildir. Bu insanların sesini duymazdan gelmek insan hakları ihlalidir ve hiçbir açıklama kabul edilemez.
Adalet bakanının acil sorunudur. Hücrelere attırmak zorla müdahale ettirmek değil, taleplere olumlu karşılık verilmesi ve bir an önce bir gün daha geçmeden herkes sorumluluğunun bilincinde olarak barış çağrısı yapmalıdır dedi.
Yorumlar