Maraş Katliamının üzerinden 36 yıl geçti. 19 Aralık 1978’de başlayıp, 26 Aralık 1978’de biten Maraş Katliamında resmi açıklamalara göre 111 kişi öldürüldü, binin üzerinde insan yaralandı. Verilen tüm cezalar Yargıtay tarafından bozuldu. Daha sonra yapılan yargılamalar uzatıldı ve çok az kişiye hafif cezalar verilerek dava dosyası kapatıldı.19 Aralık 2000’de Cezaevlerine yönelik “Hayata Dönüş” adı altında bir operasyon düzenlenerek 30 tutsak katledildi. Yargı sürecinde herhangi bir gelişme yaşanmadı.Şube Başkanı Coşkun Selçuk ;Ve 28 Aralık 2011 Roboski Katliamı. Bu ülkede, soğuk bir kış gecesi, çoğu çocuk olmak üzere 34 sivil Kürt yurttaş, sınır hattında savaş uçakları ile bombalanarak katledildi. Tarihin sayfalarına kanlı bir vahşet, acımasız bir katliam olarak geçen bu insanlık dışı saldırının üzerinden tam 3 yıl geçti. Anlatmak için kavram bulmakta zorlandığımız bu katliamın failleri, aradan geçen üç yıla rağmen hala ortaya çıkarılmadı. Devlet aklı ve siyasal iktidar, katliamın faillerini sır gibi sakladı. Açılan soruşturmalarla katliamın failleri askeri yargı organlarına havale edilerek korunmaya çalışıldı! Etkin bir soruşturma olmadığı gün gibi ortada olan bu süreçten elbette, adalet çıkması beklenemezdi. Yaşamını yitiren 34 Kürt yurttaşın aileleri, akrabaları, arkadaşları, köylüleri gibi Türkiye’de yaşayan bütün halklar, bu katliamın yarattığı acıyı hiç unutmadı. Failler ve sorumlular ortaya çıkarılıp yargılanmadıkça da, bu acı hiç dinmeyecek, unutulmayacak. Yüreğimiz her zaman Roboski’de annelerle birlikte atacak. Roboski’yi kapatacağını sananlara sesleniyoruz, Roboski’yi kapattırmayacağız. Roboski’li aileler, her hafta Perşembe günü, katliamda yaşamını yitiren çocuklarının mezarı başında bekleyip adalet talep ediyorlar. Hukuk ve demokrasi ile yönetilen bir ülke olduğu iddiasında bulunan devletin yapması gereken, katliamı aydınlatmak, failleri yargılayıp cezalandırmaktır. Bunun yerine, katliamın aydınlatılmasını talep eden Roboski’li ailelere ve onlarla dayanışma gösteren onlarca insana soruşturma ve davalar açmak değildir.Türkiye, yakın tarihinde aydınlatılmamış ve hakikate erdirilmeyi bekleyen katliamlarla anılan bir ülke durumundadır. Toplumsal barışın yolu geçmişi gizlemeden gerçek bir yüzleşme ve hakikati sağlamakla tesis edilebilir.Ayrımcılık yapmadığını ve bu ülkede yaşayan ötekileştirilmişlere yönelik politikasını değiştirmek istediğini söyleyen Hükümete sesleniyoruz; Bu olayın ve bütün katliamların aydınlatılması için gerekli hukuksal düzenlemeyi yapın. Yaşanan bu katliamların aydınlatılmamasının yeni katliamların habercisi olduğunu bu ülkede yaşayanlar çoktan öğrendi. Bu ülkede öteki dedikleriniz artık size boyun eğmeyecek. Birleşerek, acılarını ortaklaştırarak adaleti hep birlikte sağlayacaklar. Ne katliamların üstünü örtmenize, ne de failleri korumanıza müsaade etmeyecekler. Bu ülkede egemen olanlar kadar hak sahibi ve eşit yurttaşlar olana kadar mücadeleye devam edecekler.Bizler İnsan Hakları Savunucuları olarak, konu ile ilgili taleplerimiz şu şekilde ifade etmek istiyoruz. Roboski, Maraş ve diğer katliamlarla ile ilgili derhal etkin bir soruşturma başlatılmalı, failler ve sorumlular yargı önüne çıkarılarak cezalandırılmadır. Türkiye yakın tarihinde yaşanan katliamların aydınlatılması ve toplumsal barışın inşa edilebilmesi için ‘Hakikatleri Araştırma Komisyonu’ kurulmalı, geçmiş ile yüzleşme sağlanmalıdır. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz, adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Yorumlar