Havuzlu Çarşıda basın açıklaması düzenleyerek öğretmenlerin sorununa değinen Eğitim İş İskenderun Şube Başkanı Hasan Kuş; Öğretmen yetiştirme konusunda bir politika geliştirmeyen hükümet, atama isteyen öğretmenlerimizi yem bekleyen güvercinlere benzetmektedir. Hazırlanan YÖK yasa taslağında bu soruna çözüm getirmeyen hükümet, üniversitelerimizi siyasi iktidarın egemenliği yanında paranın egemenliğine de alarak özerk ve özgür yapılarını tamamen ortadan kaldırmaktadır.
14 Ocak 2013 Pazartesi 08:43
Başkan Kuş; Toplumsal sorumluluk bilincini daima önde tutan eğitim çalışanlarının sorunları, siyasi iktidarların eğitimde uygulandığı yanlış politikalar sonucunda, kaygı verici boyutlara ulaşmıştır.
Özellikle son on yılda eğitimde uygulanan politikalar mesleğimizi yıkım kararlarına dönüşmüştür. Mevcut siyasi iktidarın mesleğimize yönelik saldırılarının temelinde yatan nedenler, eğitim sistemimizi özelleştirerek küresel sermayenin egemenliğine sunmak; laik, demokratik, bilimsel ve kamusal eğitimi yıkarak eğitimde ideolojik değişikliği gerçekleştirmektir. Eğitim çalışanlarımıza yönelik olarak.
Bizzat başbakan ve milli eğitim bakanları tarafından sarf edilen söz ve söylemlerin aleyhte bir kampanyaya dönüştürülmesi, ALO 147 ihbar hattı ile binlerce eğitim çalışanımız hakkında soruşturma açılması, öğretmenlere uygulanan şiddet olaylarının artması, sistemden kaynaklı dayatmaların sonucu olan alan değişikliği, eğitim çalışanlarımızın maaş ve ücretlerinde bir türlü yapılmayan iyileştirmelerin temelinde de bu gerçeklik yatmaktadır.
Eğitim sistemimizin, bilimsel ve parasız yapısının aşındırılmasıyla başlayan süreç, Milli Eğittim Bakanlığının mevzuatını değiştiren yasal değişikliklerle tamamlanmıştır. Kamuoyunda bilinen adıyla 4+4+4 yasası ile eğitim sistemimiz piyasa koşullarına açık, bakanlığın gerici uygulamalarıyla da ortaçağ karanlığına sürüklenen bir yapılanmaya dönüşmüştür.
Hiçbir bilimsel araştırma yapılmadan, konun tarafların danışmadan, okullarımızda herhangi bir alt yapı çalışması yapılmadan hazırlanan 4+4+4 yasası ile eğitim sistemimiz bir kaosa sürüklenmiştir.
Dört aylık uygulamanın ortaya koyduğu gerçek ise; binlerce öğretmenimiz norm kadro fazlası olmuş, öğrencilerimiz okullarından ve öğretmenlerinde edilmiş, velilerimiz sırtına yüklenen eğitim harcamaları artmıştır.
Örgütlü mücadelemiz sonucunda elde ettiğimiz özlük haklarımız bir bir elimizden alınmaktadır. Özür durumu atamaları yılda bir kereye düşürülmüş, mesleğimiz kariyer basamakları uygulamalarıyla paramparça edilerek iş barışı bozulmuştur dedi.
Yorumlar