Tür seçiniz:
Bu dahi yargıdan dönmüşken çerçeve yönetmelik iptali nedeniyle koltukları sağlam olmayan şube müdürlerinin değerlendirme yapması ne kadar sağlıklı olacaktır? Bugün ilçe müdürü, şube müdürü ataması yapmak için dahi mevzuatı bulunmayan bir Bakanlık bu kadrolara müdür belirleme yetkisi vererek amacını ortaya koymuştur.İlk kez müdür olacaklar için de sözlü sınavı esas alan Bakanlık adeta benden olmayanın canı çıksın demektedir. Paralel yapı kisvesi altında her tarafı kuşatmaya çalışan ve MEB’e adeta kene gibi yapışan liyakatsizlik, kariyersizlik, kamu yararını da tehdit etmektedir.Yönetmeliğin 31. Maddesinde, “4/8/2013 tarihli ve 28728 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumu Yöneticileri Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.” denilmektedir. Yürürlükten kaldırılan yönetmelik “Atama ve yer değiştirme” yerine konulan yönetmelik ise “görevlendirme” yönetmeliğidir. Atama bir güvenceyi ifade ederken görevlendirme birilerinin iki dudağı arasına teslim olmayı ifade eder.Hedef çok açıktır. Hedef, kamusal temel bir insan hakkı olan eğitimi, paydaş, katılımcılık ve yönetişim adı altında yerellere ve ardından şirketlere hizmet alım yoluyla peşkeş çekmektir. Bu açıdan bakıldığında ise hedef klasik kadrolaşma hedefini çoktan aşmıştır. Genel hedef eğitimin, GATS kapsamında hızla piyasaya açılmasını sağlamak, yerelleşme ve özelleştirme politikasına en iyi hizmeti sunabilecek CEO’ları görevlendirmektir. Sonuç olarak eğitim yöneticilerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi sürecinde siyasi referanslar değil, liyakat ilkesi temel alınmalıdır. Geçmişteki tecrübelerden ders çıkarmayanların sonu yine hüsran olacaktır. Bu nedenle MEB’e sayısız hukuki uyuşmazlığa sebep olacak objektiflikten uzak uygulamalardan kaçınmasını şiddetle tavsiye ediyoruz. Aksi durumda hukuk dışı her dayatmaya sendikamız hak ettiği karşılığı anında verecektir.
Yorumlar