Kış denilince aklımıza hemen soğuklar gelir, birde kışın muştusu haline gelmiş kestaneler, kış gecelerinin sıcak simgesi kestaneler İskenderun’un sokaklarında veya köşe başlarında görüşüzdür, hatta kokusuna dayanamayıp mutlaka almışızdır. Manav Halil Günaş, halkımızın kestaneye ilgisinin çok iyi olduğunu belirterek Kestane’nin bir vitamin deposu olduğunu da ifade etti.
10 Şubat 2011 Perşembe 11:34
Her yıl bu aylarda sokaklarda gördüğümüz kestaneler, kokusuyla gezen insanları cezp etmeye yetiyor. Kestane aynı zamanda sokak satıcıları için de önemli bir gelir kaynağı haline geliyor, bir kışlık geçimini sadece kestane satarak idame ettiren insanları düşünürsek eğer, köşe başlarında sevimli sobalarıyla sıcak kestaneleri bizlere sunan kestanecileri görürüz.
Kestaneyi illa da dışarıdan alacağız diye bir şartta yok. Kış akşamların en büyük keyiflerinde birisi de kestaneyi evde yemektir. Hemen hemen herkes kestaneyi nasıl yapacağını bilir biz yinede hatırlatmış olalım; Kestaneleri yıkayıp kurumasından sonra, üst kısımlarına keskin bir bıçakla çizik atmanız yeterli. Gerisi sobanızın ustalığı, soba kullanmıyorsanız teflon tava da bu iş için uygun bir araç sayılır.
Kestanenin bir vitamin deposu olduğunu ifade eden manav Halil Güneş “Kestane çok güçlü bir besin kaynağı. B1, B2, C vitaminleri yanı sıra, fosfor, magnezyum, potasyum, şeker, protein taşıyor olmasından dolayı kışın zorlu günlerine karşı önemli bir besin kaynağı kestane; Kalp ve kas sistemini uyarmasıyla organizmanın su dengesini düzenliyor, kan dolaşımını hızlandırmasından ötürü de varis ve basur gibi hastalıkların oluşumunu engellemektedir” şeklinde konuştu.
Kestaneyi hemen hemen her manav da kilosu ortalama 6 liraya bulabiliriz, şimdiden kestane kebap yapanlara afiyet olsun diyoruz.
Yorumlar