KAZA DEĞİL CİNAYET
Ancak bu iş cinayetinin kader olmadığı ve önlenebilir olduğu da ortadadır.İş cinayetleri, patronların ddoymak bilmeyen hırsları sonucu yaşanıyor. Uzun çalışma saatleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği için alınmayan önlemler iş cinayetlerine davetiye çıkarıyor.Azizi Demirsapan 50 yaşındaydı. İskenderun Modernevler mahallesinde oturuyordu. Henüz emekli olamamıştı. MMK Liman bölümünde taşeron firma Mollaoğlu şirketi bünyesinde sendikasız ve düşük ücretle çalışıyordu. İşyerinde çalışan Sapan’ı göremeyen, forklift aracı arka arka gelerek Sapan’ı altına aldı ve ezdi. Dörtyol Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Sapan kurtarılamadı.
GEÇEN HAFTA YİNE İŞ KAZASI YAŞANDI
Geçtiğimiz hafta yine bir iş kazası yaşandı. Mollaoğlu şirketi bünyesinde çalışan taşeron işçi, kamyon üzerinden düştü. Kafatası çatlayan işçinin tedavisi devam ediyor.
TAŞERONLAŞTIRMA İLE KAZALAR DAHA DA ARTTI
2014 yılı sonrası MMK Metalurji’de çayhaneden, güvenliğe, revirden paketlemeye, limandan, haddehaneye kadar pek çok bölüm taşeronlaştırılmıştı. Taşeronlaştırma ile birlikte işten atmalar yaşanmıştı. İhbar ve kıdem tazminatları verilerek atılan işçilere taşeron çalışma dayatılırken, kabul eden işçilere yeni sözleşme imzalatılmıştı.MMK Metalurji’nin liman bölümü fabrikanın en çok kâr eden yeri. Ayda 700 bin tondan fazla yük inip kalkıyor. İşçiler liman bölümünün kapasitesinin üzerinde çalıştığını söylüyor. Taşerona devredilirken işçilere aynı iş yapacakları söylenmişti. İşçiler “Aynı işi yapacaksak niye taşeronda çalışıyoruz” diye tepki göstermişlerdi. Liman bölümünde 186 işçi çalışıyordu. Buradan 44 işçi çıkarılmıştı. Vinç operatörleri dışında herkes taşerona devredilmişti. Mollaoğlu firmasının işyerine gelmesi ile birlikte işçiler daha düşük ücretle ve daha çok iş kazalarına davetiye çıkaran koşullarda çalışıyor.
.gif)
İşçiler örgütlenerek bu gidişe dur diyebilir.
Somada 301 işçinin topkluca katlima akıllardadır. Ülkede her gün 3-4 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor. Çok sayıda işçinin yaşamına mal olan iş cinayetlerinin de ‘facia’, ‘kaza’ gibi kavramlarla geçiştirilemeyeceğini, bunun sermayenin ve sermaye iktidarının fıtratında var olduğunu gösteriyor. Patronların daha fazla kar etmesi üzerine kurulu, taşerona dayalı, iş güvenliğinden yoksun çalışma koşulları her gün yeni işçi cinayetlerine yol açarken, iktidar ve yargı düzeni bu süreçleri örtbas ederek düzenin aynı şekilde devamını sağlıyor.
Bu gidişe dur demek için, işçilerin örgütlenmesi ve mücadele etmesi yegane koşuldur. İnsanca çalışma ve yaşama koşulları ancak işçilerin örgütlü olduğu bir düzende mümkün olabilir.
Yorumlar