ŞİDDETİNİZLE BARIŞMAYACAĞIZ
Katillerimiz uzakta değil yanı başımızda… Koca, baba, erkek kardeş, abi, sevgili, ayrıldığımız eş, amca, dayı… Hayatlarımızı alan erkek şiddetinin adı hep “cinnet” , “sapıklık” , “delilik”, “hastalık”, “işsizlik”, “onur”, “gurur”, “namus”…
ERKEK VURUYOR DEVLET KORUYOR!
Erkek zihniyetinin kadını, sokakta işte, sosyal hayatının her yerinde ve en yakınları tarafından nasıl değersizleştirdiğini FATMA’nın ölümüyle tekrar yaşadık. Kadınlar yemeğe tuz katmadıkları, çocuk susmadığı, evlenme teklifini kabul etmediği, izinsiz aile ziyaretine gittiği için ve buna benzer sebeplerden dolayı vahşice katledilmeye devam ediyor. İstatistikler Türkiye’de kadına yönelik şiddetin AKP hükümeti döneminde kat be kat artmış olduğunu, yasaların, yargı koruyucularının, devletin, hükümetin, polisin, medyanın kadın hayatını nasıl yok saydığını gösteriyor.
Yasta değil, isyandayız Fatma’nın yanı sıra son dönem de giderek artmaya başlayan kadın cinayetleri bir cins kıyımına dönüştü. Sadece Ocak ayından bu yana yüzü aşkın kadın erkekler tarafından katledildi. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu cinayetler münferit ya da tesadüf değil. Çünkü en temel yaşamsal haklarımız erkek egemen, gerici, kadın düşmanı iktidar tarafından tehdit altına alınmakta , taciz ,tecavüz, şiddet , savaş ve gerici saldırılarla hayatlarımız kuşatılmaktadır. Erkek egemen yargı tarafından katiller tacizciler, tecavüzcüler, adeta ödül niteliğinde cezalar ile aklanmakta, haksız tahrik indirimleriyle erkek şiddeti meşrulaştırılmaktadır.
KADINLARA ADALET KATİLLERE MÜEBBET!
Fatma’nın mahkemesinde erkek yargı bir kez daha devreye girdi. Savcı hazırladığı iddianamede adeta katilin avukatı gibi hareket etmiş, katille empati kurmuştur. "Katilin, olayla ilgili alınan savunmasında tüm eylemleri ayrıntıları ile anlatarak suçu ne sekilde gerçeklestirdigini ifade ettigi, ayrıca esinin kendisine sarf ettigi "senden koca olmaz" biçimindeki sözleri nedeniyle tahrik oldugundan bu eylemi gerçeklestirdigini, pisman oldugunu beyan ettigi, bu beyanlara itibar edilmesi gerektigi, zira dosyada mevcut bosanma dosyasına dair belge ve esinin annesi olan müstekinin süphelinin anlatımlarını dogrulayan geçimsizliklerine dair beyanları dikkate alınarak cinayetin sebebinin aile içi geçimsizlik oldugunu, aynı zamanda süphelinin bu geçimsizlikten kaynaklı esi olan maktul tarafından tahrik edildigini kabulün gerekli oldugunu ifade etmiştir. Bizler Fatma karaca cinayetinin tanığıyız ve katil hak ettiği cezayı alıncaya kadar bu cinayetin takipçisi olacağız.
KADIN CİNAYETLERİ SON BULSUN!
Kadının adı bakanlıktan tamamen silinip bakanlığın adı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olduktan sonra erkekler tarafından öldürülen kadınların sayısı yüzde 50 artmıştır. Eskiden televizyonlarda izlediğimiz kadın cinayetleri ne yazık ki artık yaşadığımız şehir olan Hatay’da, Reyhanlı da Samandağ’da, Dörtyol’da yaşanıyor. Berna, Fatma, Serpil ve Dilek kardeşlerimizi daha dün kaybettik. “Berna’nın Serpil’in, Fatma’nın, Dileğin ve Berna’lar Serpil’ler gibi onurlu kadınların katillerinin hafifletici sebeplerden faydalanmaları kadın cinayetlerini arttırmaktadır. Ölümü asla hak etmeyen genç bedenler belki toprak oldu. Sevgili Berna! Sevgili Serpil!, Sevgili Fatma, Sevgili Dilek Hataylı kadınların ruhunda, bilincinde erkeklerin ve onları besleyen gerici zihniyetle savaşan kadınların yüreğinde yaşayacaksınız.
Yorumlar