İskenderunda inşaat sektörü yeniden canlanıyor. Uzun süren ekonomik durgunluk ve imar yasasının ağır işlemesi nedeniyle durma noktasına gelen inşaat sektörünün yeniden canlandığını belirten Aykut İnşaat sahibi Murat Aykut, İskenderun limanının özelleştirilmesinin ardından kent olarak beklentilerinin onda birinin gerçekleştiğini ifade etti. Murat Aykut İskenderun Limanı şehirle acilen özleştirilmeli, Otoban ile liman arasına küçük sanayi sitesi oluşturularak kamyon ve tırların bakım, onarımları ile şoförlerin ihtiyaçları buradan giderilmelidir.
07 Nisan 2014 Pazartesi 09:29
Türkiye ve dünyada artık inşaat sektörün değişmekte, bizlerde bu değişime ayak uydurmak için çalışıyoruz diyen Aykut İnşaat sahibi Murat Aykut kent ekonomisi ve inşaat sektörünün deki gelişmeleri değerlendirdi. Murat Aykut İskenderun limanı özelleştirildiği zamanlarda sanayicimiz ve esnafımız ekonomik olarak hareketlilik olacağını tahmin ediyordu. Ancak bu beklentilerin onda biri gerçekleşti ama oda tam değil. Bizim yeni belediye başkanımızdan isteğimiz en öncelikli olarak İskenderun Limanı şehirle acilen özleştirilmeli ve gerekirse mecbur tutulmalı. Otoban ile liman arasına küçük sanayi sitesi oluşturularak kamyon ve tırların bakım, onarımları ile şoförlerin ihtiyaçları buradan giderilmelidir. Buraya gelen araçlar yüklerin aldıktan sonra tüm ihtiyaçlarını gittikleri bir sonraki durakta gideriyorlar. Buda kentimiz ekonomisine zarar vermektedir dedi.Murat Aykut, 2011-2013 yılları arasında İskenderunun imar yasası çok ağır çalışması nedeniyle kentimizde inşaat sektörü geriledi ve durma noktasına geldi. Son düzenlemeden sonra kentimizdeki sektör gelip klasiğin dışına çıkarak modern bir görünüm kazandırmaya çalışıyoruz. Bizde İskenderunda bunu yıllar öncesinden yapmıştık. Şimdi daha modern bir çalışmayla yeniden hayata geçiriyoruz. Kentimizin vizyonunun ve görünümü değiştirecek olan Steel Towersın tamamı çelik konstrüksiyondan oluşturulmaktadır. Ancak. Biliyoruz ki dünyada ve ülkemizde deprem korkusu her zaman vardır. Özellikle bölgemizde deprem kuşağı olması sebebiyle bu konuda önce insan sağlığı ve güvenliği diyerek binamızı çelik konstrüksiyondan yapıyoruz. Şehrimiz ne yazık ki en tehlikeli deprem kuşağındadır. Ama burada bilinmesi gereken, can kaybına neden olan deprem değil depreme uygun olmayan yapılardır. Çelik; yüksek mukavemeti, esnekliği ve hafifliği sayesinde, depreme karşı en dayanıklı inşaat malzemesidir. Hafif olması, aldığı darbelere kırılmadan karşı koyabilmesi ve esnekliği en önemli avantajdır. Deprem kuvveti, etkilediği binanın ağırlığıyla aynı orandadır. Dolayısıyla binanın hafif olması deprem kuvvetinin az etkilemesi demektir. Çelik yapılar betonarme yapılara oranla yaklaşık %40-%50 oranında daha hafiftir. Bu da binaya gelen deprem yükünün, %40-%50 daha az olması anlamına gelir.
Yorumlar