İskenderun Belediye Meclis salonunda İskenderun Kent İçi Ulaşım Planı bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Söz konusu toplantıda açıklamalarda bulunan Civelek, ne kadar otoban ve otopark olursa insanların o kadar şehirden uzaklaştığını belirtti. Akdenizin incisi olan Mega kent İskenderunun incilerinin döküldüğünü görmeyen Civelek, İskenderun için çalıştıklarını belirterek, İskenderunun cennet gibi bir şehir olduğunu söyledi.
HER ŞEY GÜZEL OLACAK DEMEKLE OLMUYOR...
Belediyede gerçekleştirilen toplantıda konuşan Civelek, İskenderunun sorunlarını unutmuş olmalı ki, İskenderunun yaşanılabilir bir şehir olduğundan bahsetti. İskenderunun onlarca sorunu varken, Civelekin İskenderunun cennetliğinden bahsetmesi gülünç bulundu.
Tozlarla kaplı yollar ve kaldırımlar, köstebek yuvasına dönen yollar, çift taraflı parklar, yaya kaldırımlarını engelleyen uygulamalar, belirsiz şerit çizgileri, yollardaki su birikintiler, yağmur yağdığında gölete dönen sokaklar
Civelekin açıklamaları anlamsız kaldı.
Ayrıca, meydan ve kavşak yaptık diyerek, billboardlara reklâm veren İskenderun Belediyesinin AVM ve Yeni adliye binasının orada yaptığı refüjünde, yapılan toplantıda hatalı olduğu dile getirildi.
Gerçekleştirilen toplantıda ilk olarak açıklamalarda bulunan İskenderun Belediye Başkanı Yusuf Civelek; İskenderunun sorunlarını çözmek için ileriye dönük yol haritası çizerek gitmeliyiz. Günümüzde bütün dünyadaki kentlerde yaşanan nüfus yüzde 50yi geçti.
Türkiyede bu durum yüzde 70lerde! Kırsal yaşamdan kentte göçler çoğaldı. Kentlerde bu kadar hızlı büyümede, alt yapıda yetersiz kaldı. Onun için çeşitli sıkıntılar yaşanıyor. Ama çağdaş ülkelerde bunun 3040 yıl önce farkına varılmış ve bunların önlemi alınmış. Mesela İstanbulda Türkiye nüfusunun 5te 1i yaşıyor.
İstanbulda eğer her belediye başkanı 10 km bir metro yapsaydı bugün İstanbulda felaket haline gelen trafik sorunu yaşanmazdı. Biz de burada, bilimsel olarak trafik sorununu çözmek istiyoruz. Nasıl bir yöntem izlemeliyiz, bizden sonrakilere nasıl bir yol haritası bırakmalıyız onu belirleyeceğiz. Kentler otoban ve otolar için değildir. Ne kadar otoban olursa ne kadar çok otopark olursa insanlar kentlerden o kadar uzaklaşıyor. Kentler de önemli olan mutlu yaşamaktır.
Geçenlerde üst düzey bir bürokrat arkadaşın tayini çıktığında konuşuyorduk. İskenderunlu olmak varmış dedi. İskenderunun cennet gibi bir şehir olduğunu söylemişti. Hatta İskenderundan bir ev alıp buraya gelmek istediğini söylemişti. İskenderun hakikaten cennet gibi bir şehir! Bizlerde elimizden geldiği kadar İskenderun için çalışıyoruz. Tabi bunda sivil toplum örgütlerinin ve belediyenin önemi büyüktür. Sivil toplum örgütleri ve belediye ne kadar güçlenirse demokrasi de o kadar güçlenir. Memlekete ne kadar sahip çıkarsak, demokrasi de o kadar sağlıklı işler dedi.
Daha sonra söz alarak İskenderun Kent İçin Ulaşım Planı hakkında bilgiler veren yetkiler, yaklaşık bir yıldır bu konuda çalışmalar yaptıklarını belirttiler.
Yetkililer, İskenderunun trafik sorununun da, kent içerisindeki hatalı parklardan, çift taraflı parklardan, yaya kaldırımlarını kapatan uygulamalardan, yollarda bulunan su birikintilerinden, yollardaki şeritlerin bakımsızlığından ve silinmesinden kaynaklandığını söylediler.
Ayrıca yetkililer, Primemall AVM ve Yeni Adliye binasının oradaki refüjünde hatalı olduğunu söyleyerek, şeritleri belirsiz, düzensiz ve tarifi olmayan bir yol olarak belirttiler.
İşte bu açıklamalarla 4 yıldır bilimsel olarak çalışıyoruz diyen İskenderun Belediyesinin bilimsel çalışmadığı gözler önüne serildi.
Trafiği etkileyen sorunlara bakıldığında ise, İskenderun Belediyesinin eksik ve düzensiz çalışmaları, Zabıta ve trafik ekiplerinin hatalı parkları görmezden gelmeleri söz konusudur.
Civelekin cennet gibi bir şehir olmasından bahsetmesi ise sadece mevsim bakımından bir cennetliktir. Türkiyenin birçok bölgesi kış aylarında kar altında kalmasından dolayı cehennemi yaşamaktadır. İskenderun ise kış aylarında dahi yazı aratmayan bir mevsim söz konusudur. Kimilerine göre İskenderun işte bu yüzden cennettir!
Ancak, kentin iç yüzü hiçte göründüğü gibi değildir. Gazeteniz OLAYın sayfalarından defalarca hizmetsizlikten feryat eden yoksul kesimin insanlarını görmüşsünüzdür. Yolların bozuk olmasından, çamur veya toz bulutlarının arasında yaşamaktan isyan eden yoksul insanlara birçok kez şahit olmuşsunuzdur.
O yüzdendir ki, Civelekin dediği gibi İskenderun cennet gibi bir şehir değildir. İskenderun sosyal tesiste bir bardak çaya 1,5 TL verebilen, tenis kortuna para verip raketini alabilen zengine cenneti aratmayan, hizmetsizlikten dolayı da yoksul kesime ise cehennemi aratmayan bir şehirdir.
Yorumlar