Tür seçiniz:
Ayrıca bu doğrultuda özellikle öğrenci ailelerine yapılan baskılar rahatsız edecek düzeye varmıştır. AKP’nin 12 Eylül darbe yapısını aşan şiddet politikası genelde Kürt kimlikli öğrencileri hedef almaktadır. İskenderun da buna benzer baskılar Mustafa Kemal Üniversitesinde de yaşanmaktadır. Irkçı bir yapılanma öğrenciler üzerinde tek tipleştirmeyi hedefleyen kışla yönetimi işlenmektedir. Hedef bilimsel eğitimi engelleyerek, özgür insanın gelişini durdurmaktır. Bilim karşıtı güçler evrensel, laik yeni insanla beraber gelişecek, aydınlanma karanlık gerici ya da militarizmin aşılmasından ürkmektedirler. 12 Eylül darbesinin genç kuşakları nasıl tasfiye ettiği unutulmadı. Şimdi yeniden katı sistem harekete geçecek toplumsal uyanışı engellemek için Kürt kimlikli öğrenciler üzerinde şiddete dayalı baskılar denenmektedir. Özüne, üniversitelerin ya da eğitim sisteminin özgürleşmesi çıkar çevrelerini rahatsız etmektedir. Sorgulayıcı, bilimsel genç kuşak yaratılması gerekirken ezberci, yeniliğe karşı ümmetçi bir yapı hedeflenmektedir. Son dönemlerde Türkiye üniversitelerinde Kürt öğrencilerini katliama gidecek kadar hedef gösterilmesi tesadüf değildir. Muğla Üniversitesinde öldürülen Şerzan Kurt yirmi bir yaşında Batmanlı olup İşletme Eğitimi görmekteydi. Bu aydın insanın ailesi bu genç devrimcinin organlarını tıp kurumlarına bağışlayarak insani niteliklerini ortaya koymuşlardır.
Genelde, Mezopotamya da ki çatışmanın ya da adı konmamış savaşın devamı üniversitelerde sürdürülmektedir. Biz İnsan Hakları Derneği yöneticileri olarak, bilimsel eğitimin tüm insanlığı geleceği olduğunu düşünüyoruz. Irkçı anlayış uygarlaşmanın düşmanı ve karşıtıdır. Kürt öğrencilerine yapılan şiddet ve baskının bir an evvel son bulmasını istiyoruz. Ayrıca İskenderun da öğrenci yakınları dolaylı tehdit edilmektedir. Bu tür çağdışı baskıların uygulanması geriliktir. İskenderun İnsan Hakları Derneği yöneticileri olarak bu tür şiddetin son bulmasını istiyoruz” dedi.
Yorumlar