banner110

İÇİMİZDEN BİRİ NURİ ÜYSEN!

İşadamı Nuri Üysen, gazetemizi ziyaret ederek, OLAY Gazetesi Sahibi Nihat Durmuş’un sorularını samimi ve içtenlikle yanıtladı.

27 Şubat 2012 Pazartesi 08:51
banner77
İÇİMİZDEN BİRİ NURİ ÜYSEN!
Azimle çalışmanın getirdiği başarı… Her başarı sonrasında hayırseverlik ve iyi niyetlilik! Yaşamın zor anlarından, başarılı işadamlığına yükselen Nuri Üysen… 6 yaşında başlamış çalışmaya... Dolaşmadığı Pazar kalmamış, hatta Urfa pazarına kadar gidip ekmek parası kazanmış. Çalışmaktan hiç utanmamış ve vazgeçmemiş. Sonunda başarıya giden yolu kavrayıp atılmış ticarete… Aslen Van’lı olan ancak doğma büyüme İskenderun’lu olan başarılı İşadamı Nuri Üysen ile dünden bugüne sohbet ettik. Üysen, nasıl başarılı bir işadamı olduğunu bizlere anlattı. Hayatın zorluklarını ağır şartlarda yaşamış olmalı ki, bazen o günleri anlatırken duygu dolu anlar yaşıyordu. Her insan çocukluğunu ve gençliğini rahat biçimde yaşamak ister. Ancak Üysen, o güzel çocukluk yıllarını çalışarak evine ekmek parası götürmek için yaşamıştı. Hayatının her evresinde yaşamın zorluklarını bizzat yaşamış ve daha çocukken atılmıştı ticarete. Ünlü işadamının hızlı yükselişi! Bir işadamının hızlı yükselişi hakkında OLAY Gazetesi Sahibi Nihat Durmuş’a açıklamalarda bulunan Üysen; “6 yaşında başladım çalışmaya. Ne alırsan 1 lira üzerine eşyalar satardım. Çakmak taşından iç çamaşırına kadar satış yapardım. Pazarları teker teker dolaşırdım. Hatta Urfa pazarına kadar giderdim. Sürekli ticaret içerisinde bir şeyler yapma çabasındaydım. Hem okuyor hem çalışıyor kazanmanın yollarını arıyordum. Ve... okudum öğretmen oldum. İskenderun’da bir köy okulunda öğretmenlik yapıyordum. Sabahları o kulda öğrencilere ders veriyor, öğleden sonra İskenderun şehir merkezinde birkaç öğrencime özel ders veriyor, yine akşam saatlerinde de ayrı öğrencilerime derse gidiyordum. Diğer öğretmen arkadaşlarım Pazar günleri Öğretmen evinde kâğıt oynarken, ben sürekli çalışıyordum. Pazar günleri dahi özel derslere gidiyordum. Ve öğretmen olduğum yıllarda öğrencilerime ısrarla okumalarını ve yükselmelerini istediğimi söylüyordum. Hatta o köy okulunda ilkokuldan sonra okuyan öğrenci yoktu. Ben o dönemdeki öğrencilerime okumaları için ısrar ettim ve o dönem 20’ye yakın lise mezunu öğrenci yetiştirdim” dedi. Öğretmenlikten iş adamlığına Nuri Üysen! Öğretmenlikten nasıl işadamlığına yükseldiğini anlatan Üysen; “Daha sonra bir sürücü kursu ve dershane açtık. Çalışmalarımızı bunlarla sınırlı bırakmadık. Sürekli üretim halindeydik. Kazandığımızı tüketmek yerine sürekli olarak yatırım yapma girişimi içerisindeydik. Bunun akabinde gayrimenkul işine girdim. Kimseye zarar vermeden, kimsenin canını sıkmadan bu işimizi bugünlere kadar getirdik. Azimle çalıştık ve başarıyı yakaladık” dedi. Nuri Üysen ulusal basında! Hakkında ulusal basında çıkan haberlere ve eleştirilere de açıklık getiren Üysen; “Bilgi kirliliği en kötü şeydir. Bir gazetecinin bir haberi yapmadan önce bilgi almaması sanırım bu mesleğin ahlakına aykırıdır. Biz gayrimenkul işi yaparken, Vakıflardan veya hazineden arazi almıyoruz ki. Ayrıca yaptığımız bir işte yolsuzluk olsa bu zamana kadar illa ki bir şeyler çıkardı. İstanbul’da aldığımız yer ile ilgili çıkan habere gelince. Aslında biz bu haberi ne için yaptıklarını biliyoruz. Biz herkes gibi söz konusu arsanın satış ihalesine girdik. Ve 110 bin TL farkla arsayı aldık. Bu haberi yapanlara sormak lazım! Madem bu arsanın değer bahsettiğiniz gibi 500 milyar dolardı neden bu arsayı kaptırdınız? Siz alsaydınız. Şimdi ben 110 bin TL fazla verip bu arsayı almasaydım diğer bir firma alacaktı. Aynı haberi onlar içinde yapacak mıydınız? 2004 yılında bazı arkadaşların isteği üzerine Ak Parti’den aday adayı oldum. O zamandan bu yana beni Ak Partili işadamı olarak lanse ediyorlar. Defalarca söyledim. Benim siyasetle işim olmaz. Siyasete girme gibi bir düşüncem de yoktur .Gaziantep’teki konuya gelince, 4 yıl önceki bir olaydı. Bazı arkadaşların aklına 4 yılda bir geliyor ve lafını açıyor. Biz o zaman bu arsa ile ilgili mahkeme devam ediyor diye konuşmuyorduk. Haklı olduğumuzu biliyorduk ama mahkemenin ne tür bir karar vereceğini bilemediğimiz için sustuk. Ancak şimdi mahkeme sonuçlandı. Yargıtay’dan bizim lehimize karar çıktı. Ruhsat alındı inşaat çalışmaları başlayacak. Yani anlayacağınız o zaman Ak Partili Nuri Üysen diye bana böyle bir haber yaptılar. İskenderun Prime Mall AVM’nin yapımı sırasında da, AVM arsasının yeşil alan olduğunu söylediler yazdılar. Bana göre bir gazeteci haberi yapmadan önce araştırmalıdır. AVM’nin yeri konut alanı idi. Yeşil alan değildi. Buraya cahil adamlar yeşil alan der. Söz konusu alan için o dönem ki belediye başkanı Mete Aslan ile görüştük. Açık söyleyeyim Mete Aslan beni, ben Mete Aslan’ı sevmem. Netice de Mete beyle görüştük. İskenderun’a AVM kazandırmak istesek bize cevabın ne olur dedim. Tamam dedi. Ancak inşaat alanında bir metre fazlaya müsaade etmem dedi. Bende zaten istemem dedim. Sonuçta, bize verdiği sözü aslanlar gibi tuttu. Mecliste gerekli çalışmaları yaptı ve İskenderun’a AVM’yi kazandırdık. AVM’nin yeşil alan olduğuna hala inananlar var ise gelsinler tüm evrakları göstereyim. Bende belediyeye teşekkür amaçlı 2 adet iş makinesi hediye ettim. Yanlış anlaşılmasın belediye istemedi. Bizim gönlümüzden öyle geçti. Şunu da belirtmek isterim ki, ben arkamdan yazılan yazılardan hoşnut değilim. Varsa bir sıkıntı bana sorulmalıdır diye düşünüyorum. Elbette ki de basın her zaman övmek zorunda da değildir. Eleştirmekte basının görevidir. Ama belgelere dayanarak bilgi kirliliği yaratmadan yazmak gerekir. Belden aşağı olmadıkça ben eleştirilere de açığım. Ayrıca ayıbı olanlar utanır. Ben yürürken ne arkama bakarım ne de yere. Ben yürürken hep önüme bakarım, çünkü vicdanen huzurluyum” dedi. Nuri Üysen hayır işlerinde! Yaptığı hayır işleri ile ilgili de bilgiler veren başarılı işadamı Nuri Üysen; “Az önce söylediğim gibi. Ben çocuk yaştayken birçok sıkıntı çektim. Hem okuyup hem çalışmak zorunda kaldım. Bu yüzden yokluk nedir çok iyi bilirim. Hatta lise yıllarımdayken bile Kızılay’dan aldığım elbiseleri giyer okula giderdim. Bunları söylemekten kesinlikle utanmıyorum. Şimdi ise fırsat buldukça yardımlar yapmak istiyorum. Ve benim okul ve cami yaptırmak gibi bir isteğim vardı. Kaymakamlıkla ve belediye ile görüşüp bir cami ve okul yaptırmak istediğimi söyledim. Bana 55 yıllık cami olan Numune Cami’si önerildi. Yıkıp baştan yapmak istedim ama bunun imar açısından mümkün olmayacağı söylendi. Bende baştan aşağı bakım ve onarımını üstlendim. Bunun üzerine kaymakam ve müftü bey camiye benim ismimin verilmesini önerdiler, ben de kabul ettim. Böyle bir kutsal mekânda ismimin anılması beni çok duygulandırıyor. Ayrıca, 9 Mart 2012 günü caminin resmi açılışı yapılacak. Okul yaptırma konusuna gelince, yer bulma sıkıntısı yaşadık. Bende modern evlerde kendi arazimin üzerine bir ilköğretim okulu yaptırmayı düşünüyorum. Allah kısmet ederse İskenderun’a bir ilköğretim okulu kazandıracağım’’ dedi. Şehit ve Gazi ailelerine 100 konut yapılması hakkında da açıklamalarda bulunan Üysen, “İstanbul’da arkadaşım olan Yeşil İnşaatın sahibi Engin Yeşil arkadaşımla konuyu görüştüm. Engin yeşil, İskenderun’u ve Hatay’ı hiç görmemiş bir insan. İskenderun’da şehit ve gazilere 100 konut yapalım dediğimde beni kırmadı. Siz arsanın yerini belirleyin inşaatı ben yaparım dedi. Bizde İskenderun Belediyesi ile görüştük. Belediye yasa gereği bedavaya arsa temin edemeyeceğini söyleyerek, cüzi bir miktara arsa temin edebileceklerini söylediler. Bende bunu Engin Yeşil’e ilettim. Ancak Yeşil arsa parası vermeyeceğini, sadece binaları kendisinin yapacağını söyledi. Bende bunun üzerine belediye ile görüşüp arsanın parasını benim vereceğimi söyledim. Sanırım arsanın yeri belirlenmiş. Otobanın arkasında bir alanmış. İnşallah oraya şehit ve gazi ailelerimiz için konutları yapacağız” dedi. Şehit ve Gazi ailelerine yapılacak konutlar ile ilgili eleştirilere de cevap veren Üysen, “Bir hayır işi yaptırıyorsunuz millet bunun altında bir şeyler arıyor. Acaba ne istiyorlar da bu hayır işini yapıyorlar diyorlar. Allah aşkına şehit ve gazilerimizin üzerinden iş yapılır mı? Bu bizim için bir iş değil, bu bizim için şehit ve gazilerimize şükran borcumuzdur. Şehit ve gazilerimizin üzerinden çıkar elde etmek veya edildiğini düşünmek vicdansızlıktır” dedi. Açıklamalarının sonundan siyasete girmeyi kesinlikle düşünmediği söyleyen Üysen; “Üstüne basa basa söylüyorum. Siyasete girmeyi düşünmüyorum. Ben Türkiye’ye dışarıdan 2 milyar dolar yabancı sermaye getirdim. 15-20 bin kişiye iş imkanı sağladım. Siyasete girsem bunlardan fazlasını yapabilecek miyim?” diyerek sözlerini tamamladı.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99