Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ilan etmesi üzerine 1988’de başlayan Ermenistan–Azerbaycan arasındaki çatışmalar 18 Ekim 1991’de Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra daha da arttı. Hatta 1990’da olayları bastırmak üzere Bakü’ye giren Rus ordusu, olayları önlemek yerine çok sayıda Azeri’nin öldürülmesine neden oldu aslında artan Ermenilerin Rusya destekli taarruzlarıydı. Ermenilerin hedefi Dağlık Karabağ idi. Azerbaycan 1991’de bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte, Şusa ve Lâçin’e taarruz ettiler. Bu iki bölge Dağlık Karabağ’ın giriş kapısıydı. Ermenistan-Azerbaycan savaşı, buna Rus birlikleri destekli Ermenistan güçlerinin saldırısı da diyebiliriz, Rusya’nın Kafkasya politikası ile yakından ilişkilidir. Amaç, Azerbaycan’ı kontrol altına almak ve Türkiye ile yakınlaşmasını engellemektir. İran da Rusya gibi savaşta Ermenistan’ı desteklemiştir. Onun da sorunu Hazar ve Güney Azerbaycan ile ilişkilidir. Güçlü bir Azerbaycan sorun yaratabilir endişesi vardır. 1988-1993 yılları arasında cereyan eden bu kanlı savaş sırasında Ermenistan kendinden 4 kat daha büyük bir ülkenin topraklarının yüzde 20’sini işgal etmiştir. Hâlâ işgal altında tutmaktadır. 1994’te Bişkek’te imzalanan ateşkes ile bitirilen savaş sonunda 1 milyon Azeri yerinden edildi, 20 bin Azerbaycanlı hayatını kaybetti, 100 binden fazla kişi yaralandı, 50 bin kişi engelli hale geldi, 4 bin 583 kişi kayboldu. Hocalı Katliamı, Dağlık Karabağ savaşı içinde yapılan en büyük ve en vahşi katliamdı. Bu bir savaş değildi. Ermeniler Azeri güçleri ile savaşmamışlardı, sivil halkı katletmişlerdi. Bunu yapmaktaki kasıtları vahşi cinayetler işleyerek, işkence yaparak dehşet yaratmak ve bunu yayarak bölgedeki bütün Azerilerin bölgeden kaçmaların sağlamak ve bölgede etnik temizlik yapmaktır. Yani diğer Azerilere mesaj verdiler. Planlı bir soykırımla eski yerleşim yerlerinin haritadan silinmesini istediler. Bütün dünya ve uluslararası kuruluşlar sadece seyretmişlerdir. Bu acı olay, vahşi katliam ve dehşet, bir devletin halkını savunması ve koruması için ordusunun, gücünün ve uyguladığı politikaların/stratejilerin hayati önemde olduğunu bize bir kez daha göstermektedir. Umarım ders alınır ve ona uygun davranılır. Devlet yönetmek ciddi bir iştir. İyi niyetli temennilerle devlet yönetilemez. Bunu yaparsanız, ülkenizin ve halkınızın başı dertten kurtulmaz. Hocalı Katliamı’nda kaybettiğimiz tüm soydaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz, bunu yapanları ve seyredenleri de tarih önünde lanetliyoruz.
Yorumlar